Musluktan Akan Su, Göründüğü Kadar Temiz Olmayabilir! - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Musluktan Akan Su, Göründüğü Kadar Temiz Olmayabilir!

Yayınlandı

-

Binalardaki betonarme su depolarından kaynaklı riskler nedeniyle şebeke suyunun kalitesi tehlikeye girebiliyor. Zamanla çatlayan, sızdıran ve hijyenik yapısını kaybeden betonarme su depoları; tortu, bakteri ve dış ortamdan gelen kirleticiler nedeniyle suyun kimyasal yapısını bozabiliyor. Yapısal zayıflıklar ve deprem etkileri ise bu riskleri daha da artırarak hem insan sağlığını hem de bina güvenliğini tehdit ediyor.

Betonarme depolar, suyun kimyasal yapısını bozuyor

Binalarda kullanılan betonarme su depoları, yaşamı tehdit ediyor. Zamanla depo yüzeyinde oluşan çatlaklar ve yüzey hasarları; suyun kimyasal yapısının bozulmasına, su kayıplarına ve binalarda yapısal hasarlara neden olabiliyor.

Binalardaki betonarme depolardan kaynaklı risklere dikkat çeken Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, şu değerlendirmede bulundu:

“Suyun güvenli depolanması, toplum sağlığının korunması açısından vazgeçilmez bir gereklilik; ancak ne yazık ki betonarme depolarda zamanla ortaya çıkan fiziksel ve yapısal problemler, suyun kalitesini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle yaşam alanlarında musluktan akan suyun güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için depolamada, uzman mühendislik yaklaşımı ve uluslararası standartlara uygun sistemlerin tercih edilmesi kritik önem taşıyor.

Avrupa’da standart, Türkiye’de ise yükselen trend!

Betonarme depolarda yaşanan bu riskler nedeniyle Avrupa’da uzun yıllardır kullanılan GRP su depoları, Türkiye’de de güçlü bir alternatif olmaya başladı. SMC adı verilen yüksek mühendislik malzemesi ile üretilen GRP depolar, yüksek mukavemet ve düşük ısı iletkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından etkilenmiyor.

GRP panellerin pürüzsüz yüzeyi ve UV ışınlarını geçirmeyen yapısı, depoda; yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek suyun kalitesini koruyor. Ayrıca elektrik iletkenliği olmayan bu depolar, güvenlik açısından da betonarme depolardan ayrışıyor.

Uluslararası güvence sunuyor

GRP su deposu sistemlerinin en güçlü özelliklerinden biri de uluslararası standartlara uygun üretim süreçleri. Dünyadaki içme suyu kalite kriterlerini belirleyen WRAS sertifikasına sahip olan bir GRP depo, dış basınçlara ve çevresel etkilere karşı yüksek dayanım sağlıyor. Ancak ürün seçiminde, GRP deponun hangi derecelendirme sınıfıyla belgelendirildiğine de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü WRAS sertifikasına sahip olan her GRP depo aynı kalitede olmuyor. Ekomaxi olarak, Türkiye’de kompozit panel üretiminde ideal sıcaklık direnç değeri olan 50°C’yi sağlayabilen tek firmayız. Bu sayede Ekomaxi GRP su depolarının 50 yıl olan kullanım ömürleri boyunca güvenli su depolama imkânı sunuyoruz.” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Winsa, 26. Avrasya Pencere Fuarı’nda İnovatif Çözümleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti

Yayınlandı

-

Türkiye’nin öncü PVC kapı ve pencere sistemleri markası Winsa, Tüyap’ta düzenlenen 26. Avrasya Pencere Fuarı’nda, sektöre yön veren ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen mimarlar, müteahhitler, uygulayıcı firmalar ve bayi ağı temsilcilerini ağırlayan Winsa, hem bayi ağıyla bir araya geldi hem de yenilikçi çözümlerini geniş kitlelere tanıttı.

Bu yıl da sektör profesyonellerinin buluşma noktası olan fuarda Winsa, stand tasarımı, etkileyici ürün sunumu ve yüksek mühendislik gücüyle öne çıktı. Markanın yüksek performanslı sürme sistemleri ve büyük ölçekli uygulamalardaki mühendislik gücünü sergilemesi, ziyaretçiler ve iş ortakları tarafından takdirle karşılandı. Genişliği 5000 mm, yüksekliği 3000 mm olan Comfort Slide Plus ve Panorama HS76 sistemleri, PVC pencerede alışılmış üretim sınırlarının ötesine geçen ölçüleriyle fuarın en çok konuşulan detaylarından biri oldu.

PVC pencerelerde bu denli büyük ebatta yapılan kurulumların sektörde oldukça nadir görülmesi, Winsa standını fuarın en çok ziyaret edilen alanlarından biri haline getirdi. Hem mühendislik kapasitesi hem de ürün performansını gerçek boyutlarıyla ortaya koyan bu özel uygulamalar, markanın inovasyon odaklı yaklaşımı ve iddiasını güçlü bir şekilde yansıttı.
 

 Winnovation Ödülleri İlk Kez Fuarda Sahne Aldı

Fuarın üçüncü gününde, Winsa’nın sürdürülebilir ve yenilikçi tasarımları teşvik etmek amacıyla düzenlediği Winnovation Fikir Projesi Yarışmasının kazananları, stand alanında gerçekleştirilen özel bir törenle ödüllerini aldı. Genç mimarlar ve mühendisler tarafından geliştirilen yaratıcı projeler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle izlendi. Bayiler, iş ortakları ve sektör profesyonelleri keyifli bir atmosferde bir araya geldiği fuar deneyimi keyifli bir buluşma ortamı yarattı.

Winsa’dan Fuara Özel Mesaj

Winsa Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Boyacı, fuarın marka için önemli bir buluşma noktası olduğunun altını çizerek şunları ifade etti:

“Avrasya Pencere Fuarı, bizim için yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir alan değil; sektörün geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz, bayilerimizle ve profesyonellerle aynı vizyonda buluştuğumuz değerli bir platform. Bu yıl özellikle geniş ebatlı Comfort Slide Plus ve Panorama HS76 uygulamalarımızla ziyaretçilere sınıfının üzerinde bir mühendislik yaklaşımı sunduk. Winnovation ile de sektörün genç yeteneklerine ve hayallerine alan açtık. Winsa olarak yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek performanslı çözümlerle sektöre değer katmayı sürdüreceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Multitek, Türkiye’nin Akıllı Bina Teknolojilerindeki Öncü Gücü

Yayınlandı

-

36 yıllık teknoloji şirketi Multitek, akıllı bina sistemlerinde global oyuncu olma hedefiyle büyüyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanan sektörün ilk Ar-Ge Merkezi unvanına sahip olan şirket, tasarımdan üretime tüm süreçleri tek çatı altında yürütüyor

Türkiye’nin yerli teknoloji üretiminde köklü bir geçmişe sahip firmalarından Multitek, analog diyafon döneminden akıllı interkom sistemlerine uzanan dönüşümde önemli bir rol üstleniyor. 1989’da İTÜ mezunu ve devlet bursuyla ABD’de eğitim gören Adnan Demirkol tarafından kurulan şirket, bugün tamamen yerli Ar-Ge ile geliştirdiği bulut tabanlı interkom ve akıllı ev teknolojileriyle hem iç pazarda hem de globalde büyümesini sürdürüyor.

36 Yıllık Deneyim, Yerli Ar-Ge ve Yerli Üretimle Güçleniyor

Kurulduğu günden bu yana yerli mühendislik ve yerli üretim prensiplerinden taviz vermeyen Multitek, İstanbul Sancaktepe’deki modern tesislerinde tüm yazılım ve donanım geliştirmelerini kendi Ar-Ge merkezinde gerçekleştiriyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanan sektörün ilk Ar-Ge Merkezi unvanına sahip olan şirket, tasarımdan üretime tüm süreçleri tek çatı altında yürütüyor. Multitek Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ece Demirkol, şirketin yaklaşımını şöyle özetliyor:

“Her ürünün arkasında %100 yerli Ar-Ge ve yerli üretim var. Kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti bizim için üretim kadar stratejik bir alan.”

Yaygın satış ve teknik servis ağı sayesinde Multitek’in ürünleri Türkiye’nin her bölgesinde hızlı hizmet ve güçlü destek altyapısıyla kullanıcıya ulaşıyor.

250’den Fazla Ürün Portföyü

Multitek’in ürün portföyü apartman konuşma sistemlerinin çok ötesine uzanıyor. Şirket; analog ve IP tabanlı interkomlar, telefon santralleri ve yangın alarm çözümleri dahil olmak üzere yaklaşık 250 farklı ürün geliştiriyor.

Sektörde analog diyafonların hızla gerilemesiyle birlikte şirket, akıllı interkom teknolojileriyle pazarın dönüşümünü yönlendiren başlıca oyunculardan biri hâline gelmiş durumda. Uzaktan kapı açma, mobil erişim, güvenlik sistemleriyle entegrasyon, görüntülü iletişim ve akıllı ev altyapılarıyla uyumluluk gibi fonksiyonlar, interkomları artık yalnızca bir iletişim cihazı olmaktan çıkararak binaların dijital yaşam platformuna dönüştürüyor.

Türkiye’de IP İnterkom Üreten Tek Yerli Firma

Sektördeki rekabetin yoğunlaştığını belirten Demirkol, Türkiye’de analog interkom üreten çok sayıda firma olmasına karşın IP tabanlı sistemleri yerli olarak geliştiren ve üreten tek markanın Multitek olduğunu vurguluyor:

“IP interkom, tamamen internet protokolüyle çalışan yüksek teknoloji gerektiren bir ürün grubu. Bu alanda %100 yerli tek markayız. Dünyada ilk olan deprem erken uyarı entegre interkom ve akıllı posta kutusu iBox gibi çözümlerle aynı kategoride rakipsiz ürünler geliştiriyoruz.

Ar-Ge’de İlk 500’de: Yüksek Katma Değerli Üretim

Multitek, Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 500 şirketi arasında yer alıyor.
2024 yılında faydalı model sıralamasında 19. sırada yer alan şirket, bu başarıyı bilinen birçok teknoloji şirketlerini geride bırakarak elde etti.

Her yıl en az iki TÜBİTAK–TEYDEB projesi yürüten Multitek, son dönemde Diyafonbox, akıllı posta kutusu iBox ve deprem erken uyarı sinyaliyle çalışabilen interkom gibi yenilikçi ürünlere odaklanmış durumda.

Şirketin yüksek katma değer üretimi ekonomi çevrelerinde de dikkat çekiyor:

  • Türkiye ihracatında kilo başı ortalama: 1,7 dolar
  • Elektronik sektöründe: 6 dolar
  • Multitek’in Android tabanlı IP interkomlarda yarattığı değer: 200 doların üzerinde

Demirkol’a göre bu yalnızca şirket başarısı değil; aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji ihracatı potansiyeline yapılan bir yatırım.

Küresel Pazarda Büyüme Hedefi

Multitek ürünleri bugün Ortadoğu’dan Kuzey Avrupa’ya, Rusya’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada kullanılıyor. İhracat, şirket cirosunun yaklaşık %15’ini oluşturuyor.
Demirkol, hedefin bu oranı hızla yukarı taşımak olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: ‘’Multitek’i dünya çapında bilinen bir markaya dönüştürmek için gerekli teknolojiye, mühendisliğe ve ürün kalitesine sahibiz.”

Şirket, geleceğini akıllı şehir teknolojileri ve IoT tabanlı çözümler üzerine kurguluyor.
Akıllı interkom sistemleri; bina otomasyonu, enerji tasarrufu, güvenlik ve uzaktan erişim özellikleriyle bu ekosistemin önemli bir bileşeni hâline geliyor.

Multitek’in yeni nesil Ar-Ge projeleri;

  • Daha fazla mobil entegrasyon,
  • Yapay zekâ destekli güvenlik uyarıları,
  • IoT merkezli akıllı yaşam platformları

üzerine yoğunlaşıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Şişecam İlerlemesinin 90. Yılını Kutluyor

Yayınlandı

-

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucu vizyonu ve imzası ile 1935 yılında Türkiye İş Bankası tarafından kurulan ve ülkenin acil cam ihtiyaçlarını üretmek için yola çıkan Şişecam 90’ıncı yılını kutluyor. Şişecam, 400 kişi ile başladığı ilerleme yolculuğuna; 4 kıtada 47 üretim tesisi ve 23 bin çalışanıyla devam ediyor. 

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk’ün kendine yeten bir ülke vizyonunun en önemli adımlarından biri olarak milli cam sanayisini kurma hedefiyle üretime başlayan Şişecam, 90’ıncı yılını kutluyor. Şişecam, gaz lambası ve ilaç şişeleri gibi dönemin acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere başlayan gelişim yolculuğuna bugün; 4 kıta, 13 ülkedeki 47 üretim tesisi ve 23 bin çalışanıyla devam ediyor. 

34 farklı milletten çalışanı, 23 farklı dili kapsayan kültürel çeşitliliğiyle Şişecam, bu zenginliğini tüm ekosistemi için sürdürülebilir bir değere dönüştürüyor. Cam ve kimyasallar alanlarında yaptığı yatırımlar, kullandığı ileri teknolojiler ve güçlü Ar-Ge çalışmaları sayesinde sektörlerinde dünyanın en büyük üreticileri arasında yer alıyor. Sadece bugünü değil, geleceğini de titizlikle şekillendiren bir şirket olarak Şişecam; sürdürülebilir büyüme ve değer yaratma hedefiyle ilerlemesine devam ediyor.

Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global şirket olan Şişecam; cam ev eşyası ve krom kimyasallarında dünya lideri, düz cam ve cam ambalajda en büyük beş üretici arasında yer alırken, soda külünde ise dünyanın en büyük üç üreticisinden biri.

Yetkin insan kaynağı, stratejik ortaklıkları, kaliteli üretimi, geniş ürün portföyü ve yenilikçi teknolojilerle farklılaşan Şişecam; ana faaliyet alanlarında küresel ölçekte ilk üç oyuncudan biri olma hedefine 90 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle emin adımlarla ilerliyor.

Okumaya Devam Et

Trendler