GENEL
Mimarlık ve tasarım dünyasına ilham verecek yeni bir platform: Bir Tasarım Problemi’nin ilk oturumu gerçekleştirildi
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Mimarlık ve tasarım iletişimi için yenilikçi fikirler sunan ArcheThink’in, tasarım dünyasına ilham vermek amacıyla başlattığı “Bir Tasarım Problemi” serisinin ilki, Deceuninck grubu bünyesinde bulunan IQ Alüminyum’un ana sponsorluğunda 30 Nisan’da Zorlu PSM Sky Lounge’da gerçekleştirildi. Mimar, iç mimar ve kentsel tasarımcı gibi birçok tasarımcının proje aşamasında yaşadığı bir probleme ve bu problem için bulunan özgün çözüme dikkat çeken etkinlikte; Kent Plancısı Faruk Göksu, Mimar Han Tümertekin ve İç Mimar Yeşim Kozanlı seçtikleri projelerde yaşadıkları bir problemi ve çözümünü anlattı.
Bir kentin tasarımından bir objenin tasarımına kadar tüm tasarımlarda sonuca değil, sürece odaklanmak üzere düzenlenen “Bir Tasarım Problemi” serisinin ilki, Deceuninck grubu bünyesinde bulunan IQ Alüminyum’un ana sponsorluğunda 30 Nisan Salı günü Zorlu PSM Sky Lounge’da gerçekleştirildi. Mimarlar, tasarımcılar ve öğrenciler için eşsiz bir platform sunan ArcheThink’in Kentsel Planlamacı, Peyzaj Mimarı, Mimar, İç Mimar ve Endüstriyel tasarımcılar gibi farklı disiplinlerden tarafların katılımıyla düzenlenen “Bir Tasarım Problemi”nin yıl boyunca sürmesi planlanıyor.
Her konuşmacının 15’er dakikalık süreye sahip olduğu etkinlik serisinde ilk konuşmacı Şehir Plancısı Faruk Göksu oldu. Nilüfer Pancar Deposu projesi üzerinden katılımcı bir süreç tasarımıyla dünün pancar deposunun bugün nasıl bir fikir deposuna dönüştüğünü anlattı. Tasarım düşüncesi yoluyla problemin keşfedilmesinin ardından süreç ve etkinlik tasarımının nasıl ilerlediğinden bahseden Göksu, “Sahiplenme ve süreklilik iki önemli kavram. Tasarım düşüncesi yoluyla, problemlerin keşfedilmesi ancak kolektif bir hareketle olur. Pancar Deposu’nda sadece mimari tasarım yapmadık; etkinlik tasarımı da yaptık ve etkinlik tasarımının süreçlerini paydaşlarla belirledik.” dedi.
‘’ Kız Kulesi’ni bilinen en eski kayıtlardaki haline dönüştürdük ‘’
Mimar Han Tümertekin “Sadece Merdiven” başlıklı sunumuyla medyada gündem oluşturan Kız Kulesi Restorasyonu’nu anlattı. ‘’ Biz her projenin başında mümkünse sorduğumuz ve bize sorulmuş bir dolu soruyu elekten geçirip tek bir soruya indirgediğimizde kendimizi rahat hissederiz. Problemi tanımlamazsak çözüm üretemeyiz. Bu projede de öyle oldu. Kız Kulesi aslında bir savunma yapısı olarak inşa edildi. Fakat zaman içerisinde yaşanan yangın ve benzeri sebeplerden ötürü birçok kez restore edilmek durumunda kaldı. Bilinen en eski tarihteki kayıtları büyük bir ekip ile inceledik. Sonrasında kulenin 2. Mahmut dönemindeki haline dönüştürülmesi kararlaştırıldı. Mimari müdahale yalnızca merdiven üzerinde yapıldı. Tarihi kulenin cephesindeki farklı boyutlardaki düzensiz açıklıkların sunduğu potansiyeli ortaya çıkaran merdiven tasarımı, Kız Kulesi’nde ışıkla birlikte geçmişten günümüze uzanan yeni bir deneyimi yaşatıyor’’ diyerek sözlerini noktaladı.
“Geçmişe saygı duyarak geleceği şekillendiriyoruz’’
Programın son konuşmacısı Yeşim Kozanlı, “Geçmişin Yükü” başlıklı sunumuyla Prag’daki Swissotel için yaptıkları otel giriş alanını, tarih ve coğrafyanın kendine özgü koşullarına saygıda kusur etmeyecek şekilde nasıl tasarladıklarını anlattı. Kozanlı, farklı dönemlerde inşa edilmiş, her biri ayrı hikâyeye sahip 5 tarihi yapının arasında sirkülasyon yaratmak için tasarlanan modern mekanın gelenekten geleceğe uzanan bir tasarım hikayesine sahip olduğunu vurguladı. “Biz başından sonuna kadar problemi çözmeye odaklanarak süreci yönetiyoruz. Bizim işimiz problem çözmek. Bu projedeki problem; farklı dönemlerde inşa edilmiş, farklı kotlardaki 5 tarihi blok arasında bir sirkülasyon yaratmaktı’’ dedi. 3 oturumda tamamlanan etkinlikte; katılımcıların konuşmacılara sosyal medya üzerinden sordukları sorular cevaplandırıldı.
“Sadece çıktıya ve sonuca değil, sürece odaklandık”
“Bir Tasarım Problemi”nin tasarımda sınırları zorlamak ve mümkün olanı yeniden tanımlamak için bir platform sunduğunu belirten ArcheThink Kurucusu Selin Uysal, “ArcheThink olarak, mimarlık ve tasarım dünyasına değer katmak için projeler üretiyoruz. Bu süreçte, deneyimlediğimiz ve gözlemlediğimiz en etkileyici konu; tasarımcıların proje süreçlerinde yaşadıkları problemlere özgün çözümler getirmesi oldu. Tasarımcılar projeye başlarken işverenin hayallerini, ihtiyaçlarını, vizyonunu dinler. Kafasında oluşan tasarımı çalışmaya başlamadan önce, genelde bir problem ile karşılaşır ve sıklıkla tasarımını o problem üzerine şekillendirir. Çözülen problem ise son ürünün oluşmasındaki ana etkeni oluşturur. Bu bakış açısıyla, “Bir Tasarım Problemi” etkinliğini oluşturduk. Sadece çıktıya ve sonuca değil, sürece odaklanılması gerektiğini vurguladığımız etkinlikte, gelecekte yeni hikayeler keşfetme potansiyelinin heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.
“Sektördeki tüm paydaşlara ilham veren bir etkinlik oldu”
Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunanIQ Alüminyum Marka Direktörü Müfit Atlas ise şu ifadeleri kullandı: “IQ Alüminyum olarak, ‘Bir Tasarım Problemi’ etkinliğini desteklemekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Mimarlık ve tasarım dünyasına değer katan bu platformun, yaratıcılığı teşvik etmek, mimarlık ve tasarım severleri bir araya getirmek adına önemli bir rol oynadığını düşünüyoruz. Bizler de bu değerlere olan inancımızı ve sektöre olan desteğimizi göstermek adına etkinliğin yanında yer almayı tercih ettik. Tasarım sürecinde karşılaşılan zorlukların, yaratıcılığın ve çözüm odaklı düşüncenin önemini vurgulayan bu etkinliğin, sektördeki tüm paydaşlara ilham verici bir deneyim sunduğuna inanıyoruz”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Ekomaxi, Yönetmeliklere Uygun Sızdırmaz Baca Sistemleriyle Güvenliği Garanti Ediyor
Yayınlandı
3 saat önce-
Ocak 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Doğalgazlı kazan bacaları ve sanayi bacaları, çoğu zaman fark edilmese de kritik güvenlik unsurları arasında yer alıyor. Yönetmeliklere uygun ve tam sızdırmaz baca sistemleri, karbon monoksit zehirlenmeleri ve baca yangınlarına karşı etkili koruma sağlıyor.
Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, yönetmeliğe uygun baca seçimi ve montaj kriterlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de her yıl çok sayıda insan, karbon monoksit (CO) zehirlenmesi ve baca kaynaklı yangınlarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kötü havalandırılmış ortamlar ve standartlara uygun olmayan baca sistemleri, bu riskleri ciddi şekilde artırıyor. Bu nedenle hem doğalgazlı kazan kullanılan konutların bacalarında hem de fabrika bacalarında yönetmeliklere ve TS/EN standartlarına uygun, tam sızdırmaz sistemleri seçmek; karbon monoksit zehirlenmelerine, baca gazı geri tepmesine ve baca yangınlarına karşı etkili koruma sağlıyor.





Doğalgazlı kazan bacaları ve sanayi bacalarının doğru seçimi ve montajının güvenlik açısından yaşamsal önem taşıdığını belirten Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, baca seçimi ve montajında dikkat edilesi gereken kriterleri paylaştı:
Yönetmeliğe uygun tam sızdırmaz baca sistemleri
“Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, doğalgaz kazanları ve bacalarının güvenli şekilde projelendirilmesi ve monte edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Yönetmelik, baca sistemlerinin TS/EN standartlarına uygun olmasını şart koşuyor. Buna göre bacaların; malzeme kalitesi, sızdırmazlığı, yüksek sıcaklık dayanımı ve gaz tahliyesi açısından teknik gereklilikleri karşılaması gerekiyor. Özellikle TS EN 1443, TS EN 1856 ve TS EN 13384 gibi standartlar, bacaların tasarımından imalatına, performans hesaplamalarına ve güvenli işletimine kadar tüm süreçleri belirliyor. Bu sayede hem konutlarda hem de sanayi tesislerinde baca sistemleri, güvenlik ve performans açısından denetlenebiliyor ve riskler minimize edilebiliyor.
Malzeme kalitesine dikkat!
Doğalgaz baca sistemlerinde malzeme kalitesi de büyük önem taşıyor. Projelerde, yüksek ısıya ve yangına dayanıklı AISI 316L paslanmaz çelikten üretilmiş, yönetmelik ve TS/EN standartlarına uygun, tam sızdırmaz baca sistemleri tercih etmek, güvenli yaşam alanları ve çalışma ortamları oluşturmak açısından kritik önem taşıyor.
Doğru montaj, yüksek sızdırmazlık sağlıyor
Montaj aşamasında ise 20 mm veya 40 mm muf genişletme bağlantıları kullanmak yüksek sızdırmazlık ve maksimum güvenlik sağlıyor. Ayrıca montaj sonrasında yapılacak sızdırmazlık testleri, sistemin güvenli şekilde çalıştığının teyit edilmesi açısından büyük önem taşıyor.” dedi.
GENEL
TOSYALI’DAN YENİ BİR DÜNYA REKORU DAHA
Yayınlandı
3 saat önce-
Ocak 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Tosyalı, 2025’te Cezayir’deki 2.DRI tesisinde gerçekleştirdiği 2,43 milyon tonluk üretimle dünya DRI üretim rekorunu kırdı. Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim rekorunu da geride bıraktı. Ayrıca Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI’ı da 2025’te üretimiyle dünyada 3. sıraya yerleşti
Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, 3 kıtada 50’yi aşkın tesisi, yıllık toplam 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15 bin çalışanıyla Türkiye’nin küresel çelik üreticisi olarak büyümesini sürdürüyor.

Tosyalı’nın Cezayir’deki tesisi Tosyalı Algérie, daha az karbon salımı ile öne çıkan ileri teknolojili DRI sistemleriyle dikkat çekmeyi sürdürüyor. İlk DRI modülü ile 2020 yılından bu yana dünya üretim rekorunu her yıl tekrarlayarak büyük bir başarıya imza atan Tosyalı Algérie, 2025’te yeni bir rekora daha imza attı.
Tosyalı, 2025 yılında Cezayir’deki 2.DRI tesisinde gerçekleştirdiği 2,43 milyon tonluk üretimle dünya DRI üretim rekorunu kırdı. Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim Dünya rekorunu da geride bıraktı. Bunun yanı sıra Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI modülü de 2025 yılı performansıyla dünya genelinde yıllık DRI üretiminde 3. sırada yer aldı.
Tosyalı’nın bugüne kadar ulaştığı en yüksek yıllık DRI üretimini temsil eden bu rekor, aynı zamanda bu konudaki en ileri teknolojilerden biri olan MIDREX teknolojisi ile donatılmış tek bir modülde dünya genelinde elde edilen en yüksek yıllık DRI üretimi olma özelliğini de taşıyor.
2026 yılında ise, söz konusu DRI tesisinde tasarım kapasitesinin de üzerinde bir üretim seviyesine ulaşılması öngörülüyor.
Tosyalı’nın tüm yatırımlarını sürdürülebilirlik odaklı olarak yaptığını söyleyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak Cezayir’deki tesisimizde daha düşük karbon salımı sunan DRI (Direct Reduced Iron-Doğrudan İndirgenmiş Demir) yatırımlarına devam ediyoruz. 2020 yılından bu yana her yıl dünya DRI üretim rekoru kıran Tosyalı Algérie tesisimiz, geçen yıl 2.DRI’ımızın faaliyete geçmesiyle birlikte dünyanın en büyük ikiz DRI tesisine sahip tesisi konumuna ulaştı. İkinci DRI tesisi, kullandığı ileri teknoloji sayesinde hem doğal gaz hem de küçük bir modifikasyonla %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu. Bizimle benzer zamanlarda Avrupa’da flexi DRI yatırım kararlarını açıklayan şirketler de oldu. Ancak biz bu kararı alıp yatırımı tamamlayarak üretime geçen ilk şirket olduk. 2025 yılında 2. DRI modülümüzde elde ettiğimiz 2,43 milyon tonluk dünya rekorunun yanında, 1. DRI modülümüz de yıllık üretim performansıyla dünyada 3. sırada yer alarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odaklı yatırım stratejimizin başarısını tescillerken Tosyalı olarak küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu da daha da güçlendirdi” dedi.
Hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük sanayi kuruluşu ve ihracatçısı olan Tosyalı Algérie, beş etaplı yatırım planı çerçevesinde geliştirilen mega bir üretim kompleksi niteliği taşımakta olup, dördüncü etabın tamamlanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Tosyalı Algérie aynı zamanda Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük özel sektör yatırımı olarak Afrika’da farklı bir misyon da üstleniyor.
Tosyalı Algérie çatısı altında toplamda 17 mega fabrika ve bir de tam entegre liman bulunuyor. 5000’in üzerinde çalışanla faaliyet gösteren Tosyalı Algérie, 5 milyon m2’ye yayılmış alanda 8 milyon ton toplam sıvı çelik kapasitesiyle Afrika’nın en büyük entegre demir- çelik tesisi konumunda. 4. etap yatırımları kapsamında devreye aldığı yatırımlarla birlikte Tosyalı Algérie, beyaz eşya ve otomotiv sektörü başta olmak üzere farklı sektörlere katma değerli yüksek nitelikli ürünler verebilirken aynı zamanda düşük karbon emisyonlu yeşil çelik üretimiyle rekabet gücünü daha da artırmış bulunuyor.
Tüm yatırımlar tamamlandığında Tosyalı Algérie, yıllık 9,5 milyon ton/yıl yassı ve uzun mamul kapasiteli, tek komplekste çeliğin her segmentinde üretim yapan tam entegre ve tam bağımsız bir tesis haline gelecek. Sadece Akdeniz havzası ve Afrika’nın değil, dünyanın da en önemli ve stratejik entegre demir-çelik üretim merkezlerinden biri olacak.
GENEL
Eti Bakır, 2025’te Entegre Üretim ve Sürdürülebilirlikte Gücünü Artırdı
Yayınlandı
4 saat önce-
Ocak 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır, 2025 yılında entegre üretim yapısını güçlendiren yatırımlar ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarla öne çıktı. Şirket, bu kapsamda Samsun’da yeni bir gübre tesisini devreye alırken, tesislerinde planlı revizyonlar gerçekleştirdi. Aynı zamanda 1 milyon ton katot bakır üretimini başarıyla gerçekleştiren Eti Bakır, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.
Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Eti Bakır, 2025 yılında üretim faaliyetlerini yalnızca kapasite artışı odağında değil; üretim sürekliliği, kaynak verimliliği ve uzun vadeli sürdürülebilirlik perspektifiyle ele aldı. Cevherden nihai ürüne uzanan entegre üretim yapısı ve bakırdan gübreye uzanan değer zinciriyle şirket, stratejik sanayi girdileri ile gübre ihtiyacında yerli üretimin güçlendirilmesine katkı sunmayı sürdürdü.




Şirketin 2025 yılı boyunca izlediği yaklaşımı değerlendiren Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, “Bakır ve gübre gibi stratejik ürünlerde yerli ve entegre üretim, yalnızca kapasite artışıyla sınırlı değildir. Eti Bakır olarak bu yaklaşımı; üretim sürekliliğini esas alan, kaynakları daha verimli kullanan ve çevresel etkileri gözeten entegre bir yapı üzerinden hayata geçiriyoruz. 2025 yılında tesislerimizde yürüttüğümüz planlı revizyonlar ile enerji ve su verimliliğine yönelik projeler sayesinde üretim sürekliliğimizi güçlendirdik. Samsun’da devreye aldığımız yeni gübre tesisimizle ise döngüsel ekonomi yaklaşımını sanayi ve tarım kesişiminde somut bir uygulamaya dönüştürdük. Yerli üretimi yalnızca bugünün ihtiyacı olarak değil, ülkemizin geleceğine yönelik stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda çevresel etkileri azaltan ve uzun vadeli değer yaratan bir üretim modeliyle yolumuza devam ediyoruz” dedi.
1 MİLYON TON KATOT BAKIR ÜRETİMİYLE ENTEGRE ÜRETİM GÜCÜ PEKİŞTİRİLDİ
Eti Bakır, güçlü teknik altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda bugüne kadar 1 milyon ton katot bakır üretimine ulaştı. Uluslararası standartlara uygun olarak, yüzde 99,99 saflıkta (LME Grade A) üretilen katot bakır; enerji, kablo, otomotiv ve elektronik başta olmak üzere birçok stratejik sektöre kesintisiz ve güvenilir tedarik sağlıyor. Bu üretim hacmi, Eti Bakır’ın büyük ölçekli üretimi entegre bir yapı içinde yönetme kapasitesini, operasyonel süreklilik yaklaşımını ve stratejik sanayi girdilerinde yerli üretime sunduğu güçlü katkıyı ortaya koyuyor.
YERLİ ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN ALTYAPI GÜÇLENDİRİLDİ
Yerli üretimin kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi hedefi doğrultusunda Eti Bakır’ın Mardin Mazıdağı’ndaki Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisi’nde 2025 yaz döneminde planlı revizyon duruşu gerçekleştirildi. Bakım, modernizasyon ve otomasyon çalışmalarıyla tesisin üretim güvenliği ve verimliliği artırılırken, planlı duruş süreci üretim sürekliliğini destekleyecek şekilde tamamlandı.
SAMSUN’DA YENİ GÜBRE TESİSİ ÜRETİME ALINDI
2025 yılında Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’ne entegre olarak kurulan yeni gübre tesisi üretime geçti. Yaklaşık 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, yıllık 450 bin ton DAP gübre üretim kapasitesine sahip. Bu yatırımla birlikte Eti Bakır’ın toplam gübre üretim kapasitesi yıllık 850 bin tona ulaşırken, şirket üretime başladığı günden bu yana 3 milyon tonun üzerinde gübre üretimini geride bıraktı. Bu bütünleşik yapı kapsamında DAP ve NP grubu gübre ürünleri üretiliyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda sanayi ile tarım arasında kurulan katma değerli üretim zinciri sayesinde, yerli ve sürdürülebilir tarımsal girdi arzına güçlü katkı sunuluyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSI İLK KEZ BÜTÜNCÜL OLARAK PAYLAŞILDI
Eti Bakır, 2025 yılında yayımladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını ilk kez bütüncül bir çerçevede kamuoyuyla paylaştı. Uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu hazırlanan rapor, şirketin sürdürülebilir iş modelinin kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Enerji verimliliği projeleri sayesinde 12.672 ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlanırken, su yönetimi alanında gerçekleştirilen sistem iyileştirmeleriyle 3,2 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi.
AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARIYLA ÇEVRESEL KATKI ARTIRILDI
Eti Bakır, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Samsun’dan Siirt’e uzanan sekiz işletmesinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarıyla çevresel sorumluluk uygulamalarını sahaya taşıdı. Çalışanlar ve yerel paydaşların katılımıyla yürütülen faaliyetlerde toplam 41 bin fidan toprakla buluşturulurken, şirket bugüne kadar gerçekleştirdiği toplam 2,3 milyon fidan dikimini sürdürülebilirlik raporunda kamuoyuyla paylaştı. Eti Bakır, Orman Genel Müdürlüğü ile imzaladığı protokol kapsamında ise önümüzdeki dört yıl boyunca dört farklı bölgede toplam 1 milyon fidan dikmeyi hedefleyen ağaçlandırma çalışmalarını kurumsal bir program çerçevesinde sürdürmeyi planlıyor.
ÇEVRE BİLİNCİ ODAKLI EĞİTİM ÇALIŞMALARI YAYGINLAŞTIRILDI
Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan “Çevre Müfettişleri” projesi kapsamında, çocuklar ve gençler aracılığıyla çevre bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik eğitim çalışmaları 2025 yılında da sürdürüldü. 2024–2025 eğitim öğretim döneminde Adıyaman, Artvin, İzmir, Kastamonu, Mardin ve Siirt’te toplam 82 okulda 3.448 öğrenciye ulaşılan proje kapsamında, başlangıcından bu yana ulaşılan öğrenci sayısı 7.154’e ulaştı. Eti Bakır bünyesinde görev yapan mühendislerin gönüllülük esasıyla sürece dahil olduğu uygulama, çevreye duyarlı üretim yaklaşımının uzun soluklu bir eğitim programı olarak sürdürülmesini sağladı.
KÜLTÜREL MİRAS ALANLARINDAKİ ÇALIŞMALARA DESTEK SÜRDÜRÜLDÜ
Eti Bakır, üretim faaliyetlerini sürdürdüğü bölgelerde yer alan kültürel miras alanlarına yönelik desteklerini 2025 yılında da sürdürdü. Bu kapsamda Samsun İkiztepe Höyüğü, Çanakkale İnkaya Mağarası ve Elazığ Salkaya’daki arkeolojik kazı çalışmalarına destek sağlanarak, ilgili alanlarda yürütülen bilimsel çalışmaların devamına katkıda bulunuldu.
Eti Bakır, önümüzdeki dönemde de yerli ve entegre üretim kapasitesini güçlendiren, çevresel etkileri azaltan ve toplumsal katkıyı gözeten yatırımlarını sürdürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir madencilik anlayışı doğrultusunda sanayi, tarım ve çevre dengesini esas alan uzun vadeli bir değer zinciri oluşturulması amaçlanırken, bu yaklaşımın üretim süreçlerinden insan kaynağına kadar tüm faaliyet alanlarına yansıtılması planlanıyor.
Son Yazılar
- Ekomaxi, Yönetmeliklere Uygun Sızdırmaz Baca Sistemleriyle Güvenliği Garanti Ediyor Ocak 27, 2026
- TOSYALI’DAN YENİ BİR DÜNYA REKORU DAHA Ocak 27, 2026
- Eti Bakır, 2025’te Entegre Üretim ve Sürdürülebilirlikte Gücünü Artırdı Ocak 27, 2026
- İzocam, yenilikçi çözümü İzocamflex ile “Yılın Teknik Yalıtım Ödülü”nün sahibi oldu! Ocak 27, 2026
- Fırat Life Style, 7 Sektörde Kurduğu Yapıyla 10 Milyar Dolarlık Hacmi Geride Bıraktı Ocak 27, 2026
- DAIKIN ISI POMPASI BİLGİSİNİ SAHAYA TAŞIYOR: 12 ŞEHİRDE EĞİTİM TURU Ocak 27, 2026
- Medcem Çimento Grubu’ndan Eğitime Kalıcı Katkı:Medcem Taşucu Ortaokulu İçin Protokol İmzalandı Ocak 27, 2026
- Sistem Alüminyum 2025 yılını %17’lik büyüme ile kapattı Ocak 26, 2026
- OYAK Çimento ARKE Arama ve Kurtarma Ekibi Kuruldu Ocak 26, 2026
- Zorlu İklim Koşullarında Isı Pompası Avantajı Ocak 26, 2026
- Legrand Türkiye Grubu Sektör Profesyonellerine Yönelik Online Eğitimler Düzenliyor Ocak 26, 2026
- Mimarlar için Açık Alan Isıtması, Mimari Tasarımın Ayrılmaz Bir Parçası Ocak 26, 2026
- FLOKSER KİMYA TARİHİNİN EN YÜKSEK ÜRETİM ve SATIŞ HACMİNE ULAŞTI Ocak 26, 2026
- ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı Ocak 26, 2026
- Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı Ocak 26, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









