Fırat Life Style, 7 Sektörde Kurduğu Yapıyla 10 Milyar Dolarlık Hacmi Geride Bıraktı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Fırat Life Style, 7 Sektörde Kurduğu Yapıyla 10 Milyar Dolarlık Hacmi Geride Bıraktı

Yayınlandı

-

36 Bini Aşkın Gayrimenkul Portföyüyle Üretimde Vites Yükseltti

Türkiye’de ve yurt dışında yürüttüğü projelerle bugüne kadar 32 bin bağımsız bölümü teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında ulaştığı üretim gücünü ve yeni başlayacağı projelerini kamuoyuyla paylaştı.

İnşaat, sanayi, gıda, lojistik, enerji, bilişim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Fırat Life Style, bugüne kadar ulaştığı üretim gücünü, yatırım büyüklüğünü ve 2026 projelerini düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde bugüne kadar 32 bin konut ve ticari alanı teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten Fırat Life Style; konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de ve yurt dışında üstlendiği taahhüt projeleriyle faaliyet alanını genişletmeye devam ediyor. Grup, bugün itibarıyla 10 milyar doları aşan bir yatırım hacmine ulaşmış durumda.

Bugüne kadar 48 projeyi tamamlayan Fırat Life Style, halihazırda 13 projede inşaat faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla planlanmış 9 yeni projeye daha başlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemde yaklaşık 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatınıbaşlatmayı planlıyor. 

Konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli taahhüt projeleriylede faaliyet alanını genişleten Fırat Life Style, yurt dışında Irak Merkez Bankası’nın inşaatını ve Özbekistan’da Bağımsızlık Anıtı gibi kamu niteliği yüksek projelerihayata geçirirken; Türkiye’de ise Hatay, Adıyaman ve İzmir’de deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yürüttü. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 9 bin 500 deprem konutunun inşaatını gerçekleştiren grup, bugün itibarıyla 6 bin 500 konutu da teslim etmiş durumda. Kalan 3 bin konutun ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.

Deprem bölgesinin kültürel dokusu korunarak inşa ediliyor

Deprem bölgelerindeki çalışmalar yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmıyor.  Yürütülen projelerde cami, okul, müze ve çeşitli kamusal yapıların inşası da eş zamanlı olarak sürdürülürken, Hatay özelindeki çalışmalarda kültürel dokunun korunması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda farklı bölgelerde altyapı inşaatları ve kamuya yönelik projelerde de faaliyet gösteren Fırat Life Style, bu çok yönlü üretim yaklaşımıyla yüksek hacimli ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesi ortaya koyuyor.

Gayrimenkulde Çok Markalı Üretim Modeli

Fırat Life Style, gayrimenkul yatırımlarını tek tip projeler yerine farklı hedef kitlelere hitap eden çok markalı bir yapı altında geliştiriyor. Ulaşılabilir konut ihtiyacından üst segment taleplere kadar uzanan geniş bir yelpazede, her biri kendi konsepti ve fiyatlama modeliyle konumlanan markalarla üretim gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bireysel alıcı ve yatırımcı tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşmasını sağlıyor.

Natura Dünyası: Farklı İhtiyaçlara Göre Şekillenen Konut Üretimi

Gayrimenkul portföyünün ana bölümünü oluşturan Natura Dünyası, farklı gelir grupları ve yaşam beklentilerine hitap eden projeleriyle öne çıkıyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde hayata geçirilen Natura Dünyası projeleri, geniş sosyal alanlarıyla ortak bir yaşam kültürü sunuyor.

Natura Dünyası çatısı altında geliştirilen projeler hem oturum ihtiyacına yanıt veriyor hem de yatırım amacıyla konut arayanlar için seçenek oluşturuyor. Farklı beklentilere göre şekillenen bu projeler, yatırım ve oturumu bir arada düşünenler için geniş bir alternatif alanı yaratıyor. Natura Dünyası projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Life Style Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat, şunları söylüyor: “Bizim için önemli olan, insanların gerçekten yaşayacağı, uzun vadede sorun yaratmayacak projeler üretmek. Ölçekli üretim yapmamız sayesinde maliyetleri daha sağlıklı yönetiyor, verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın memnuniyetini artırırken tekrar tercih edilmemizin de en önemli nedeni oluyor.”

Relax: Fonksiyonel ve Dengeli Konut Üretimi

Fırat Life Style’ın portföyünde bulunan Relax markası, daha fonksiyonel planlama ve dengeli metrekare anlayışıyla konumlanıyor. Minimalist yaşamı tercih eden alıcıları hedefleyen Relax projeleri, yatırım ve oturum talebinin kesiştiği bir segmentte yer alıyor. Kompakt planlama, erişilebilir fiyatlama ve hızlı teslim yaklaşımı, bu markanın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Relax projelerinin yüksek maliyetlerden arındırılarak, doğru planlama ile hayata geçirildiğini belirten Fırat, “Relax projeleriyle daha fonksiyonel, daha ulaşılabilir ve minimalist yaşama uyumlu konutlar üretiyoruz.” dedi. 

“Velux: Sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz

Üst segmentte konumlanan Velux markası ise, daha seçici bir hedef kitleye ve sınırlı üretim anlayışına odaklanıyor. Bodrum ve İzmir gibi lokasyon değeri yüksek bölgelerde geliştirilen Velux projeleri; mimari kalite, lokasyon avantajı ve kontrollü ölçek yaklaşımıyla ayrışıyor. Bu markayla hem yaşam hem de yatırım açısından üst segment beklentilere yanıt verilmesi hedefleniyor. Velux markasının üst segmente hitap ettiğini vurgulayan Fırat, “Velux bizim daha üst segmentte konumlanan markamız. Talebin daha seçici olduğu lokasyonlarda, sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz. Burada amaç hızlı satış değil, uzun vadeli değer üretmek.” diye konuştu. 

2026 yılında 89 Milyar TL’lik yeni yatırım

2026 yılı itibarıyla toplam 16 Bin 600 bağımsız bölümün inşaatına eş zamanlı olarak başlanıyor. Bu projelerin toplam yatırım büyüklüğü ise yaklaşık 89 milyar TL seviyesinde. 2026 yılıyla birlikte hayata geçecek projeler, yalnızca sayılarıyla değil, ölçekleri ve sundukları yaşam kurgusuyla da öne çıkıyor.

Natura Prestij: Ticaretin Merkezinde Prestijli Yaşam

Ankara Yenimahalle’de, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adliye kompleksinin yakınında konumlanan Natura Prestij; 882 konut, ofis ve ticari alanlarıyla karma yaşamı buluşturuyor. Merkezi konumu ve fonksiyonel planlamasıyla hem yaşam hem yatırım için yüksek talep potansiyeline sahip.

Natura Elite: Şehrin Merkezinde Dengeli Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yükselen Natura Elite; 560 konut ofis ve ticari alanlarıyla kamu kurumlarına yakın, şehir hayatının temposunu dengeli bir yaşamla birleştiriyor. Hem oturum hem yatırım için cazip, planlı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor.

Natura Platin: Modern Karma Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yer alan Natura Platin, 370 konut, ofis ve ticari alanlarıyla modern şehir yaşamını yeniden yorumluyor. Karma kullanım konseptiyle tasarlanan proje, prestijli lokasyonu ile öne çıkıyor.

Natura Golf Country: Yeşilin içinde Golf Sahalarıyla Ayrıcalıklı Yaşam

Ankara Eskişehir Yolu’nda hayata geçen Natura Golf Country; 3 Bin 100 konut ve villadan oluşan prestijli yaşam sunuyor. İçerisinde golf sahalarının da bulunduğu geniş peyzaj alanı, ile şehirden kopmadan ayrıcalıklı bir yaşam deneyimi sağlıyor.

Natura GOP: Şehrin tam merkezinde, Çankaya Köşkü’ne Komşu

Ankara Çankaya Gaziosmanpaşa’da konumlanan Natura GOP; 1.000 konut ve ticari alanlarıyla Atakule ve Çankaya Köşkü’ne yakın prestijli bir yaşam sunuyor. Bölgede değerini koruyan seçkin proje olarak öne çıkıyor.

Natura Beytepe: Her Katta Geniş Yaşam Alanı

Ankara Beytepe’de konumlanan Natura Beytepe; 300 konut ile özellikle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayan villa büyüklüğünde tek katta daire tipleri sunuyor. Ferah kat planlarıyla “katta büyük yaşam” anlayışını Beytepe’nin prestijli dokusuyla buluşturuyor.

KITA: Uluslararası yarışmada Yeni Nesil Yaşam Modeli 

Ankara Balgat, Konya Yolu üzerinde yükselen KITA; 1.885 ofis ve ticari alanlarıyla karma kullanımın modern bir örneğini sunuyor. KITA, Ankara, İstanbul ve İtalya’dan seçkin mimarlık ofislerinin katılımıyla gerçekleştirilen, uluslararası mimarlık yarışması sonucunda, ACE Mimarlık tarafından tasarlanmış; bütüncül bir şehir projesidir. Karma kullanım ve açık ticaret konseptiyle kurgulanmış olan KITA, henüz uygulama aşamasına geçmeden 5 ayrı uluslararası ödüle layık görüldü. 

KITA Beytepe: Prestijli Bölgede Planlı Büyük Yaşam

Ankara Beytepe’de konumlanan KITA Beytepe; 3.000 konut ve ticari alanlarıyla bölgenin prestijini artıran, geniş ve planlı bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal donatılar, geniş yaşam alanları ve modern mimariyle hem oturum hem yatırım için güçlü bir seçenek oluşturuyor.

KITA Oran: Şehrin Zirvesinde 

Ankara Oran’da, 6 Bin 500 konut ve ticari alanlarla kurgulanan KITA Oran; şehrin zirvesinde, kendi içinde yaşayan devasa bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal alanları, planlı yapısı ve kapsamlı yaşam kurgusuyla hayata geçiyor.

“Biz Konut Satmıyoruz, Güven ve Değer İnşa Ediyoruz”

Fırat Life Style’ın üretim ve büyüme yaklaşımında, satış süreci konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Teslim sonrası süreçleri yöneten kalite kontrol ve geri dönüş departmanı, projelerde ortaya çıkabilecek tüm sorunları tek merkezden ele alarak, satış sonrasında da sorumluluk üstlenen bir yapı oluşturuyor. Bu yaklaşım, hem bireysel alıcılar hem de kamu ve taahhüt projeleri tarafında güven unsurunu güçlendiren temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Bekir Fırat, teslim sonrası sürecin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bizim için iş, konutu teslim etmekle bitmiyor. Teslim sonrası süreci yöneten ayrı bir kalite kontrol ve geri dönüş birimimiz var. Bütün yatırımcılarımız da Fırat Life Style’ın yaptığın işin arkasında durduğunu bilir. Asıl farkı da burada yaratıyoruz.” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Ekomaxi, Yönetmeliklere Uygun Sızdırmaz Baca Sistemleriyle Güvenliği Garanti Ediyor

Yayınlandı

-

Doğalgazlı kazan bacaları ve sanayi bacaları, çoğu zaman fark edilmese de kritik güvenlik unsurları arasında yer alıyor. Yönetmeliklere uygun ve tam sızdırmaz baca sistemleri, karbon monoksit zehirlenmeleri ve baca yangınlarına karşı etkili koruma sağlıyor.

Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, yönetmeliğe uygun baca seçimi ve montaj kriterlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de her yıl çok sayıda insan, karbon monoksit (CO) zehirlenmesi ve baca kaynaklı yangınlarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kötü havalandırılmış ortamlar ve standartlara uygun olmayan baca sistemleri, bu riskleri ciddi şekilde artırıyor. Bu nedenle hem doğalgazlı kazan kullanılan konutların bacalarında hem de fabrika bacalarında yönetmeliklere ve TS/EN standartlarına uygun, tam sızdırmaz sistemleri seçmek; karbon monoksit zehirlenmelerine, baca gazı geri tepmesine ve baca yangınlarına karşı etkili koruma sağlıyor.

Doğalgazlı kazan bacaları ve sanayi bacalarının doğru seçimi ve montajının güvenlik açısından yaşamsal önem taşıdığını belirten Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, baca seçimi ve montajında dikkat edilesi gereken kriterleri paylaştı:

Yönetmeliğe uygun tam sızdırmaz baca sistemleri

“Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, doğalgaz kazanları ve bacalarının güvenli şekilde projelendirilmesi ve monte edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Yönetmelik, baca sistemlerinin TS/EN standartlarına uygun olmasını şart koşuyor. Buna göre bacaların; malzeme kalitesi, sızdırmazlığı, yüksek sıcaklık dayanımı ve gaz tahliyesi açısından teknik gereklilikleri karşılaması gerekiyor. Özellikle TS EN 1443, TS EN 1856 ve TS EN 13384 gibi standartlar, bacaların tasarımından imalatına, performans hesaplamalarına ve güvenli işletimine kadar tüm süreçleri belirliyor. Bu sayede hem konutlarda hem de sanayi tesislerinde baca sistemleri, güvenlik ve performans açısından denetlenebiliyor ve riskler minimize edilebiliyor.

Malzeme kalitesine dikkat!

Doğalgaz baca sistemlerinde malzeme kalitesi de büyük önem taşıyor. Projelerde, yüksek ısıya ve yangına dayanıklı AISI 316L paslanmaz çelikten üretilmiş, yönetmelik ve TS/EN standartlarına uygun, tam sızdırmaz baca sistemleri tercih etmek, güvenli yaşam alanları ve çalışma ortamları oluşturmak açısından kritik önem taşıyor.

Doğru montaj, yüksek sızdırmazlık sağlıyor

Montaj aşamasında ise 20 mm veya 40 mm muf genişletme bağlantıları kullanmak yüksek sızdırmazlık ve maksimum güvenlik sağlıyor. Ayrıca montaj sonrasında yapılacak sızdırmazlık testleri, sistemin güvenli şekilde çalıştığının teyit edilmesi açısından büyük önem taşıyor.” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

TOSYALI’DAN YENİ BİR DÜNYA REKORU DAHA

Yayınlandı

-

Tosyalı, 2025’te Cezayir’deki 2.DRI tesisinde gerçekleştirdiği 2,43 milyon tonluk üretimle dünya DRI üretim rekorunu kırdı. Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim rekorunu da geride bıraktı. Ayrıca Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI’ı da 2025’te üretimiyle dünyada 3. sıraya yerleşti

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, 3 kıtada 50’yi aşkın tesisi, yıllık toplam 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15 bin çalışanıyla Türkiye’nin küresel çelik üreticisi olarak büyümesini sürdürüyor.

default

Tosyalı’nın Cezayir’deki tesisi Tosyalı Algérie, daha az karbon salımı ile öne çıkan ileri teknolojili DRI sistemleriyle dikkat çekmeyi sürdürüyor. İlk DRI modülü ile 2020 yılından bu yana dünya üretim rekorunu her yıl tekrarlayarak büyük bir başarıya imza atan Tosyalı Algérie, 2025’te yeni bir rekora daha imza attı. 

Tosyalı, 2025 yılında Cezayir’deki 2.DRI tesisinde gerçekleştirdiği 2,43 milyon tonluk üretimle dünya DRI üretim rekorunu kırdı. Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim Dünya rekorunu da geride bıraktı. Bunun yanı sıra Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI modülü de 2025 yılı performansıyla dünya genelinde yıllık DRI üretiminde 3. sırada yer aldı.

Tosyalı’nın bugüne kadar ulaştığı en yüksek yıllık DRI üretimini temsil eden bu rekor, aynı zamanda bu konudaki en ileri teknolojilerden biri olan MIDREX teknolojisi ile donatılmış tek bir modülde dünya genelinde elde edilen en yüksek yıllık DRI üretimi olma özelliğini de taşıyor. 

2026 yılında ise, söz konusu DRI tesisinde tasarım kapasitesinin de üzerinde bir üretim seviyesine ulaşılması öngörülüyor.

Tosyalı’nın tüm yatırımlarını sürdürülebilirlik odaklı olarak yaptığını söyleyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak Cezayir’deki tesisimizde daha düşük karbon salımı sunan DRI (Direct Reduced Iron-Doğrudan İndirgenmiş Demir) yatırımlarına devam ediyoruz. 2020 yılından bu yana her yıl dünya DRI üretim rekoru kıran Tosyalı Algérie tesisimiz, geçen yıl 2.DRI’ımızın faaliyete geçmesiyle birlikte dünyanın en büyük ikiz DRI tesisine sahip tesisi konumuna ulaştı. İkinci DRI tesisi, kullandığı ileri teknoloji sayesinde hem doğal gaz hem de küçük bir modifikasyonla %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu. Bizimle benzer zamanlarda Avrupa’da flexi DRI yatırım kararlarını açıklayan şirketler de oldu. Ancak biz bu kararı alıp yatırımı tamamlayarak üretime geçen ilk şirket olduk. 2025 yılında 2. DRI modülümüzde elde ettiğimiz 2,43 milyon tonluk dünya rekorunun yanında, 1. DRI modülümüz de yıllık üretim performansıyla dünyada 3. sırada yer alarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odaklı yatırım stratejimizin başarısını tescillerken Tosyalı olarak küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu da daha da güçlendirdi” dedi.

Hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük sanayi kuruluşu ve ihracatçısı olan Tosyalı Algérie, beş etaplı yatırım planı çerçevesinde geliştirilen mega bir üretim kompleksi niteliği taşımakta olup, dördüncü etabın tamamlanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Tosyalı Algérie aynı zamanda Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük özel sektör yatırımı olarak Afrika’da farklı bir misyon da üstleniyor. 

Tosyalı Algérie çatısı altında toplamda 17 mega fabrika ve bir de tam entegre liman bulunuyor. 5000’in üzerinde çalışanla faaliyet gösteren Tosyalı Algérie, 5 milyon m2’ye yayılmış alanda 8 milyon ton toplam sıvı çelik kapasitesiyle Afrika’nın en büyük entegre demir- çelik tesisi konumunda. 4. etap yatırımları kapsamında devreye aldığı yatırımlarla birlikte Tosyalı Algérie, beyaz eşya ve otomotiv sektörü başta olmak üzere farklı sektörlere katma değerli yüksek nitelikli ürünler verebilirken aynı zamanda düşük karbon emisyonlu yeşil çelik üretimiyle rekabet gücünü daha da artırmış bulunuyor.

Tüm yatırımlar tamamlandığında Tosyalı Algérie, yıllık 9,5 milyon ton/yıl yassı ve uzun mamul kapasiteli, tek komplekste çeliğin her segmentinde üretim yapan tam entegre ve tam bağımsız bir tesis haline gelecek. Sadece Akdeniz havzası ve Afrika’nın değil, dünyanın da en önemli ve stratejik entegre demir-çelik üretim merkezlerinden biri olacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Eti Bakır, 2025’te Entegre Üretim ve Sürdürülebilirlikte Gücünü Artırdı 

Yayınlandı

-

Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır, 2025 yılında entegre üretim yapısını güçlendiren yatırımlar ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarla öne çıktı. Şirket, bu kapsamda Samsun’da yeni bir gübre tesisini devreye alırken, tesislerinde planlı revizyonlar gerçekleştirdi. Aynı zamanda 1 milyon ton katot bakır üretimini başarıyla gerçekleştiren Eti Bakır, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.

Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Eti Bakır, 2025 yılında üretim faaliyetlerini yalnızca kapasite artışı odağında değil; üretim sürekliliği, kaynak verimliliği ve uzun vadeli sürdürülebilirlik perspektifiyle ele aldı. Cevherden nihai ürüne uzanan entegre üretim yapısı ve bakırdan gübreye uzanan değer zinciriyle şirket, stratejik sanayi girdileri ile gübre ihtiyacında yerli üretimin güçlendirilmesine katkı sunmayı sürdürdü.

Şirketin 2025 yılı boyunca izlediği yaklaşımı değerlendiren Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, “Bakır ve gübre gibi stratejik ürünlerde yerli ve entegre üretim, yalnızca kapasite artışıyla sınırlı değildir. Eti Bakır olarak bu yaklaşımı; üretim sürekliliğini esas alan, kaynakları daha verimli kullanan ve çevresel etkileri gözeten entegre bir yapı üzerinden hayata geçiriyoruz. 2025 yılında tesislerimizde yürüttüğümüz planlı revizyonlar ile enerji ve su verimliliğine yönelik projeler sayesinde üretim sürekliliğimizi güçlendirdik. Samsun’da devreye aldığımız yeni gübre tesisimizle ise döngüsel ekonomi yaklaşımını sanayi ve tarım kesişiminde somut bir uygulamaya dönüştürdük. Yerli üretimi yalnızca bugünün ihtiyacı olarak değil, ülkemizin geleceğine yönelik stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda çevresel etkileri azaltan ve uzun vadeli değer yaratan bir üretim modeliyle yolumuza devam ediyoruz” dedi.

1 MİLYON TON KATOT BAKIR ÜRETİMİYLE ENTEGRE ÜRETİM GÜCÜ PEKİŞTİRİLDİ

Eti Bakır, güçlü teknik altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda bugüne kadar 1 milyon ton katot bakır üretimine ulaştı. Uluslararası standartlara uygun olarak, yüzde 99,99 saflıkta (LME Grade A) üretilen katot bakır; enerji, kablo, otomotiv ve elektronik başta olmak üzere birçok stratejik sektöre kesintisiz ve güvenilir tedarik sağlıyor.  Bu üretim hacmi, Eti Bakır’ın büyük ölçekli üretimi entegre bir yapı içinde yönetme kapasitesini, operasyonel süreklilik yaklaşımını ve stratejik sanayi girdilerinde yerli üretime sunduğu güçlü katkıyı ortaya koyuyor.

YERLİ ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN ALTYAPI GÜÇLENDİRİLDİ

Yerli üretimin kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi hedefi doğrultusunda Eti Bakır’ın Mardin Mazıdağı’ndaki Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisi’nde 2025 yaz döneminde planlı revizyon duruşu gerçekleştirildi. Bakım, modernizasyon ve otomasyon çalışmalarıyla tesisin üretim güvenliği ve verimliliği artırılırken, planlı duruş süreci üretim sürekliliğini destekleyecek şekilde tamamlandı. 

SAMSUN’DA YENİ GÜBRE TESİSİ ÜRETİME ALINDI

2025 yılında Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’ne entegre olarak kurulan yeni gübre tesisi üretime geçti. Yaklaşık 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, yıllık 450 bin ton DAP gübre üretim kapasitesine sahip. Bu yatırımla birlikte Eti Bakır’ın toplam gübre üretim kapasitesi yıllık 850 bin tona ulaşırken, şirket üretime başladığı günden bu yana 3 milyon tonun üzerinde gübre üretimini geride bıraktı. Bu bütünleşik yapı kapsamında DAP ve NP grubu gübre ürünleri üretiliyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda sanayi ile tarım arasında kurulan katma değerli üretim zinciri sayesinde, yerli ve sürdürülebilir tarımsal girdi arzına güçlü katkı sunuluyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSI İLK KEZ BÜTÜNCÜL OLARAK PAYLAŞILDI

Eti Bakır, 2025 yılında yayımladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını ilk kez bütüncül bir çerçevede kamuoyuyla paylaştı. Uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu hazırlanan rapor, şirketin sürdürülebilir iş modelinin kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Enerji verimliliği projeleri sayesinde 12.672 ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlanırken, su yönetimi alanında gerçekleştirilen sistem iyileştirmeleriyle 3,2 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi.

AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARIYLA ÇEVRESEL KATKI ARTIRILDI

Eti Bakır, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Samsun’dan Siirt’e uzanan sekiz işletmesinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarıyla çevresel sorumluluk uygulamalarını sahaya taşıdı. Çalışanlar ve yerel paydaşların katılımıyla yürütülen faaliyetlerde toplam 41 bin fidan toprakla buluşturulurken, şirket bugüne kadar gerçekleştirdiği toplam 2,3 milyon fidan dikimini sürdürülebilirlik raporunda kamuoyuyla paylaştı. Eti Bakır, Orman Genel Müdürlüğü ile imzaladığı protokol kapsamında ise önümüzdeki dört yıl boyunca dört farklı bölgede toplam 1 milyon fidan dikmeyi hedefleyen ağaçlandırma çalışmalarını kurumsal bir program çerçevesinde sürdürmeyi planlıyor.

ÇEVRE BİLİNCİ ODAKLI EĞİTİM ÇALIŞMALARI YAYGINLAŞTIRILDI

Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan “Çevre Müfettişleri” projesi kapsamında, çocuklar ve gençler aracılığıyla çevre bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik eğitim çalışmaları 2025 yılında da sürdürüldü. 2024–2025 eğitim öğretim döneminde Adıyaman, Artvin, İzmir, Kastamonu, Mardin ve Siirt’te toplam 82 okulda 3.448 öğrenciye ulaşılan proje kapsamında, başlangıcından bu yana ulaşılan öğrenci sayısı 7.154’e ulaştı. Eti Bakır bünyesinde görev yapan mühendislerin gönüllülük esasıyla sürece dahil olduğu uygulama, çevreye duyarlı üretim yaklaşımının uzun soluklu bir eğitim programı olarak sürdürülmesini sağladı.

KÜLTÜREL MİRAS ALANLARINDAKİ ÇALIŞMALARA DESTEK SÜRDÜRÜLDÜ

Eti Bakır, üretim faaliyetlerini sürdürdüğü bölgelerde yer alan kültürel miras alanlarına yönelik desteklerini 2025 yılında da sürdürdü. Bu kapsamda Samsun İkiztepe Höyüğü, Çanakkale İnkaya Mağarası ve Elazığ Salkaya’daki arkeolojik kazı çalışmalarına destek sağlanarak, ilgili alanlarda yürütülen bilimsel çalışmaların devamına katkıda bulunuldu.

Eti Bakır, önümüzdeki dönemde de yerli ve entegre üretim kapasitesini güçlendiren, çevresel etkileri azaltan ve toplumsal katkıyı gözeten yatırımlarını sürdürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir madencilik anlayışı doğrultusunda sanayi, tarım ve çevre dengesini esas alan uzun vadeli bir değer zinciri oluşturulması amaçlanırken, bu yaklaşımın üretim süreçlerinden insan kaynağına kadar tüm faaliyet alanlarına yansıtılması planlanıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler