DAIKIN, TÜM VRV ÜRÜN GAMINI R32 SOĞUTUCU AKIŞKANLI HALE GETİREREK SEKTÖRDE İLKE İMZA ATIYOR - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

DAIKIN, TÜM VRV ÜRÜN GAMINI R32 SOĞUTUCU AKIŞKANLI HALE GETİREREK SEKTÖRDE İLKE İMZA ATIYOR

Yayınlandı

-

Üstün teknolojiye sahip çevreci ürünleriyle iklimlendirme sektörüne öncülük eden Daikin, R32 soğutucu akışkana sahip yeni ürünleri “VRV 5 Heat Pump Dış Ünite” ve “VRV 5 Mini Dış Ünite”yi tüketicilerin beğenisine sunuyor. Böylece temel sistem çeşitliliğinde VRV sistemlerde R32 soğutucu akışkana sahip ürün gamını tamamlayan Daikin, sektörde ilk ve tek olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda her türlü proje için çevreci ve enerji verimliliği yüksek çözümler de sunulabilecek. Mini VRV 5-S, VRV 5 Heat Recovery, VRV 5 Heat Pump Dış Ünite ve VRV 5 Mini Dış Ünite’den oluşan R32 soğutucu akışkanlı VRV ürün gamı, iklim değişikliğini tetikleyen sera gazlarının etkisini en aza indirgemek için mükemmel bir çözüm oluşturuyor. R32 soğutucu akışkan, yüksek enerji verimliliğinin yanı sıra ozon tabakasına zarar vermemesi, daha düşük küresel ısınma potansiyeli değeri, geri dönüşümünün kolay olması ve yeniden kullanıma girebilmesi gibi nedenlerle özellikle iklim ve sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor.

100 yıllık geçmişe sahip iklimlendirme sektörünün öncüsü Daikin, VRV grubundan iki yeni ürünü VRV 5 Heat Pump Dış Ünite ve VRV 5 Mini Dış Ünite’yi sektörün beğenisine sundu. Böylece temel sistem çeşitliliğinde VRV sistemlerde R32 soğutucu akışkana sahip ürün gamını tamamlayarak sektörde ilk ve tek marka olan şirket, 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor. ‘R32 soğutucu akışkan’, yüksek enerji verimliliğinin yanı sıra ozon tabakasına zarar vermemesi, daha düşük küresel ısınma potansiyeli değerine sahip olması, geri dönüşümünün kolay olması ve yeniden kullanıma girebilmesi gibi nedenlerle özellikle sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor.

İklim değişikliğini ele alma ve daha sürdürülebilir bir gelecek yaratma konusundaki küresel çabalara katkıda bulunmayı amaçlayan Daikin, bu doğrultuda 2018 yılında şirketin 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşması için zemin hazırlayan Daikin Çevre Vizyonu 2050’yi oluşturdu. Çevre Vizyonu doğrultusunda Daikin, ürünlerinin tüm yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen bir şirket olarak hareket ediyor. Şirket, mevcut ürün portföyünü daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip R32 soğutucu akışkan ile üreterek ürün gamını hem daha çevreci hem de daha tasarruflu hale dönüştürmüş olacak. Gerek bireysel gerekse ticari tarafta enerji verimliliği yüksek ve çevre dostu birçok ürün sunan Daikin, üretim aşaması da dahil olmak üzere tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerin azaltılması amacıyla hareket ediyor.

YEŞİL BİNA PROJELERİNİN YILDIZI

Türkiye’de R32 soğutucu akışkana sahip ilk VRV ürününü 2021 yılında Mini VRV

5-S ile sunan Daikin, 2022 yılında ise VRV 5 Heat Recovery’yi tüketici ile buluşturdu. “VRV 5 Heat Pump Dış Ünite” Mayıs 2024’te; “VRV 5 Mini Dış Ünite” ise 2024 yılı yaz aylarında pazara sunulacak. Yeni ürünler ile temel sistem çeşitliliğinde R32 soğutucu akışkana sahip ürün gamını tamamlayan Daikin, her türlü proje için çevreci ve enerji verimliliği yüksek çözümlerin ilk adresi haline geldi. Ürün gamındaki bu dönüşüm aynı zamanda ‘yeşil bina’ projelerinde çok daha kapsamlı çözümlerin üretilebileceği anlamına da geliyor.

NEDEN R32 SOĞUTUCU AKIŞKAN?

R32 soğutucu akışkan, yüksek enerji verimliliği sağlayan ve ozon tabakasına zarar vermeyen bir gaz. Küresel ısınma potansiyeli değeri, daha önce kullanılan R-410A gazına göre sadece üçte bir düzeyde olan R32 soğutucu akışkan, tek bileşenli bir yapı olduğu için geri dönüşümü ve yeniden kullanıma alınması da kolaydır.

ÇEVRE DOSTU CİHAZLAR

Yeni ürünler “VRV 5 Heat Pump Dış Ünite” ve “VRV 5 Mini Dış Ünite”nin VRV ürün gamına eklenmesi ile Daikin, VRV sistemlerinde R32 soğutucu akışkanı kullanarak sektörde ürün gamını tamamlayan ilk ve tek marka olarak dikkat çekiyor.

Multi modüllerde sürekli ısıtma özelliği ile yüksek verimlilikte çalışan VRV 5 Heat Pump Dış Ünite, kış aylarında istenilen konfor ortamını kesintisiz şekilde sağlıyor. Ofis, otel, AVM, rezidans, villa, plaza ve restoran gibi merkezi iklimlendirme ihtiyacı olan tüm yapılar için ideal bir çözüm olarak öne çıkan cihaz, önceki sistemlere kıyasla son derece çevreci. R32 soğutucu akışkan kullanımı sayesinde sistemde daha az gaz şarjı ve daha düşük çaplı bakır borulama yapılıyor ve bu da daha hızlı ve düşük maliyetli kurulum sağlıyor. Yeni ürünler, R410A gazı ile çalışan ürünlerle kıyaslandığında yüzde 9,1 sezonsal verimlilik (SEER) artışı sağlıyor.

8-10-12 HP seçenekleriyle sunulan VRV 5 Mini Dış Ünite ise villa, rezidans, restoran ve ofis gibi merkezi iklimlendirme ihtiyacı olan her yere uygun bir ürün. VRV 5 Heat Pump Dış Ünite ile aynı özellikleri taşıyan cihaz, R410A gazıyla çalışan ürünlerle kıyaslandığında yüzde 6,2 sezonsal verimlilik (SEER) artışı sağlıyor. Her iki ürün de ‘yeşil bina’ projeleri için mükemmel bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler