Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi 

Yayınlandı

-

Tasarruf finansman sektörünün öne çıkan markalarından Birevim, 2025 yılına ilişkin finansal ve operasyonel performansını açıkladı. Şirket, geçtiğimiz yıla kıyasla tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında ise yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme kaydederek sektörde dikkat çeken bir ivme yakaladı. Birevim, güçlü 2025 performansını 2026 yılına taşırken, yeni dönem vizyonunu ve marka duruşunu da kamuoyuyla paylaştı.

Shangri-La Bosphorus Hotel’de düzenlenen toplantıda; Birevim Genel Müdürü Özgür ÖztürkGenel Müdür Yardımcısı Mustafa Şahin, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Anıl Paksoy ile markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, şirketin 2025 yılı performansı, sektörün mevcut durumu ve 2026’ya yönelik stratejik yaklaşımı kapsamlı şekilde ele alındı.

Birevim Genel Müdürü Özgür Öztürk, markanın bugüne kadar benimsediği anlayışın ve yeni dönem vizyonunun temelinde insan odaklı bir yaklaşım bulunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

Birevim, kurulduğu günden bu yana çok net bir inançla hareket ediyor. Bizim için ev sahibi olmak, araç sahibi olmak ya da bir iş yeri kurmak sadece finansal hedefler değildir. Bunlar, insanların hayatlarındaki en önemli dönüm noktalarıdır. Ve biz, bu kararların alındığı anlarda insanların kendilerini yalnız hissetmemesi gerektiğine inanıyoruz. Birevim, tam da bu noktada var. İnsanların hayatlarındaki en büyük adımları atarken yanında duran, süreci anlaşılır kılan, belirsizlikleri azaltan ve güven veren bir marka olarak konumlanıyoruz. Bizim işimiz sadece finansman sağlamak değil; insanların hayallerine giden yolda onlara eşlik etmek. Bu bakış açısı, bugün sizlerle paylaştığımız ‘Sizi Düşünen Biri’ yaklaşımının da temelini oluşturuyor. Birevim’in var oluş sebebinin, insanlarla kurduğu ilişkinin ve sorumluluk anlayışının en yalın tanımı. Çünkü ‘biri’ olmak; insanın hayatındaki en kritik anlarda ona güven vermeyi, yanında olduğunu hissettirmeyi ve o yükü birlikte taşımayı gerektirir. Biz, insanları ev ve araba sahibi olmaları için cesaretlendirme hedefinde olan bir markayız.”

Özgür Öztürk, 2025 yılının Birevim açısından yeniden yapılanma ve güçlenme yılı olduğuna da dikkat çekti. Açıklanan büyüme rakamlarının, hem sektöre hem de tasarruf sahiplerine önemli bir gösterge sunduğunu belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

2025 yılı, Birevim için yeniden yapılanma ve güçlenme yılı oldu. Bu sürecin karşılığını hem operasyonel hem de finansal performansımızda net şekilde ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıla kıyasla; tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme sağladık. Bu rakamlar, Birevim’e duyulan güvenin ve doğru stratejiyle ilerlediğimizin en somut göstergesidir.”

Sektörün genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, tasarruf finansman sisteminin mevcut ekonomik koşullar altında giderek daha kritik bir alternatif haline geldiğini vurguladı:

Bugün var olan kredibilte oranları, tasarruf temelli modellerin ne kadar kritik bir ihtiyaç haline geldiğini ortaya koyuyor. Yüksek faiz ortamında insanlar daha öngörülebilir, daha sürdürülebilir çözümler arıyor. Tasarruf finansman sistemi de bu ihtiyaca güçlü bir alternatif sunuyor. 2025 yıl sonu itibarıyla sektör işlem hacmi 1 buçuk trilyon liraya ulaştı, tasarruf sahibi sayısı ise 1 milyonu aştı.Söz konusu rakamlar, bu modele duyulan ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.”

Ahmet Kural ile Yeni Dönem İletişim İş Birliği

Birevim’in 2026 itibarıyla başlattığı yeni dönem iletişim yaklaşımının önemli adımlarından biri de oyuncu Ahmet Kural ile hayata geçirilen marka yüzü iş birliği oldu. Şirket, bu iş birliğini yalnızca satışı artıran bir reklam kampanyası olarak değil, marka bilinirliğine katkı sağlayan stratejik bir iletişim adımı olarak konumlandırıyor.

Bu yeni iletişim yaklaşımının çerçevesini çizen değerlendirmesinde Özgür Öztürk şu ifadelere yer verdi:

“2026’ya girerken Birevim için yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde; daha yalın bir dil, daha cesaretlendirici bir duruş ve insanı merkeze alan çok daha net bir iletişim anlayışıyla yol alıyoruz. Bu anlayışın en güçlü yansımalarından biri de, 2026 itibarıyla reklam yüzümüz olarak Ahmet Kural ile başlattığımız ve 2 yıl sürecek olan kampanya oldu. Ahmet Kural; samimiyeti ve doğallığıyla Birevim’in anlatmak istediği hikâyeyle çok güçlü bir bağ kuruyor. Ortaya çıkan iş, yalnızca bir reklam filmi değil; Birevim’in insanları ev ve araba sahibi olma konusunda cesaretlendiren, onların yanında olan ve onları düşünen biri olduğunu anlatan sahici bir hikâye.”

Markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural da iş birliğine ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

“Birevim, kendi alanında sürekli büyüyen ve pazar payını genişleten, tercih edilen bir marka. Bana, bu kampanyaya yaklaşımlarını anlattılar. Seçtikleri dilin samimiyeti, anlattıklarının ve söylemek istediklerinin kapsamını çok beğendim. Tasarruf yapma ve bunu alışkanlığa dönüştürme fikrini farklı buldum. ‘Sizi düşünen biri’ fikri çok içten bir yaklaşım… Böylesine fayda odaklı ve samimi bir iş birliğinin içinde yer almaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu süreçte her şeyin en iyi olması için çalışan Birevim ailesine teşekkür ediyorum.”

Birevim, 2025’te yakaladığı güçlü büyüme ivmesini 2026’da da sürdürmeyi hedeflerken; tasarruf finansman sistemini daha geniş kitlelerle buluşturmayı, insanı merkeze alan yaklaşımını tüm temas noktalarında güçlendirmeyi ve sektördeki öncü konumunu kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler