TCC Group Holdings, Ukrayna’nın en büyük ikinci çimento üreticisi IFCEM Group’u bünyesine katıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TCC Group Holdings, Ukrayna’nın en büyük ikinci çimento üreticisi IFCEM Group’u bünyesine katıyor

Yayınlandı

-

Küresel çimento devi TCC Group Holdings, Ukrayna çimento pazarının yaklaşık yüzde 36’sını elinde bulunduran IFCEM Group’un satın alımını duyurdu. Bu stratejik yatırımla birlikte TCC çatısı altında faaliyet gösteren grubun küresel çimento üretim kapasitesi yıllık 117 milyon tona ulaşacak.

Küresel çimento sektörünün lider oyuncularından TCC Group Holdings (Taiwan Cement Corporation), Avrupa’daki stratejik büyüme adımlarına bir yenisini ekleyerek Ukrayna’nın en büyük ikinci çimento üreticisi Ivano-Frankivskcement (IFCEM Group) ve bağlı şirketlerini satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. CIMPOR ve OYAK Çimento markalarıyla birlikte batı operasyonlarını büyütmeye devam TCC Group Holdings’in bu yeni yatırımı; çimento, hazır beton, agrega, çatı kaplama malzemeleri, alçı ürünleri ve kuru harç tesislerini kapsıyor. Satın alma işlemiyle birlikte grubun küresel ölçekteki çimento üretim kapasitesi yaklaşık 117 milyon tona ulaşarak uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirecek.

“10 yıllık yolculuğumuzda entegre bir sanayi ekosistemine dönüştük”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CIMPOR & OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Suat Çalbıyık, şunları dile getirdi: “Eylül 2016’da ‘Globalde Lokal Oyuncu’ olma hedefiyle çıktığımız yolculukta bugün 10. yılımıza ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. IFCEM Grup’un bünyemize katılması, kendi tasarladığımız büyüme yolculuğumuzun ve Avrupa’daki genişleme stratejimizin çok önemli bir adımı. TCC’nin uzun vadeli küresel vizyonu doğrultusunda IFCEM’in Grubumuza katılımını sağlayan anlaşmayla toplam çimento üretim kapasitemizi 117 milyon tona ulaştırıyoruz. Bizi güçlü kılan yalnızca ulaştığımız tonajlar değil; mühendislik gücümüzü, teknolojimizi ve operasyonel kabiliyetlerimizi ortak bir vizyonda buluşturabilmemizdir. IFCEM’in katılımıyla; alçı levhadan çatı sistemlerine, kuru yapı karışımlarından beton ve prefabrik ürünlere kadar geniş bir yelpazeyi portföyümüze katarak Yapı Malzemeleri alanındaki gücümüzü önemli ölçüde genişletiyoruz. Birleşme sonrasında grubumuza katılan yaklaşık 2 bin 500 yeni çalışma arkadaşımızla birlikte artık sadece çimento üreten bir grup değil; düşük karbonlu çözümlerden geri dönüşüme, alternatif yakıtlardan liman operasyonlarına uzanan çok daha geniş ve entegre bir sanayi ekosistemini yönetiyoruz.”

IFCEM’in Gruba katılımının Avrupa’daki büyüme stratejileri açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Çalbıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Asya’dan Avrupa’ya uzanan ve her adımını planlayarak ilerlediğimiz bu yolculukta, büyümeyi yalnızca yeni pazarlara girmek veya kapasite artırmak olarak değil, global gücümüzü yerel kabiliyetlerle buluşturarak güçlü ve kalıcı bir yapı malzemeleri platformu oluşturmak olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; IFCEM’i grubumuza başarıyla entegre etmek, operasyonel ve finansal kabiliyetlerimizi bu yeni yapıyla daha da güçlendirmek ve Ukrayna’da ve bölgede uzun vadeli değer yaratmak olacak. Geride bıraktığımız 10 yılda başardıklarımızla gurur duyuyor, her zirveyi bir sonraki başarının başlangıç noktası görerek geleceğe kararlılıkla ilerliyoruz.”

Avrupa’da düşük karbonlu büyüme vizyonu

Ukrayna pazarında yüzde 36’lık pazar payıyla öne çıkan IFCEM, Batı Ukrayna’daki üretim altyapısının yanı sıra Polonya, Romanya, Slovakya, Macaristan ve Moldova gibi Doğu Avrupa ülkelerine uzanan güçlü bir ihracat ağına sahip. TCC Group, gruptaki düşük karbon Ar-Ge ve yeşil üretim tecrübesini IFCEM bünyesine aktararak, Avrupa’daki çimento pazarını Doğu Avrupa’ya doğru genişletmeyi ve bölgenin savaş sonrası yeniden yapılanma sürecine düşük karbon teknolojileriyle liderlik etmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

LG PuriCare™ AeroHit: Az Yer Kaplayan Temiz Hava Çözümü

Yayınlandı

-

LG’nin yeni nesil PuriCare™ AeroHit Hava Temizleyicisi, güçlü hava temizleme performansını ince ve kompakt tasarımıyla buluşturuyor. Yalnızca 24 cm genişliğindeki cihaz, evin farklı köşelerinde kolayca konumlandırılabiliyor; 360 derece hava temizleme sistemi, H13 filtresi ve akıllı kontrol özellikleriyle 32 m²’ye kadar alanlarda temiz ve konforlu bir hava ortamı oluşturmaya yardımcı oluyor.
LG Electronics (LG), yaşam alanlarında fazla yer kaplamadan etkili hava temizliği sunmak üzere geliştirdiği LG PuriCare™ AeroHit Hava Temizleyiciyi kullanıcılarla buluşturuyor. İnce ve kompakt gövdesi sayesinde oturma odasından yatak odasına, çalışma alanından mutfağa kadar evin farklı bölümlerine kolayca taşınabilen AeroHit, modern yaşam alanlarına pratik biçimde uyum sağlıyor.

Kompakt Tasarımıyla Evin Her Köşesine Uyum Sağlıyor

24 cm genişliğe ve 50 cm yüksekliğe sahip olan LG PuriCare™ AeroHit, geleneksel LG 360˚ Hit  modellerine kıyasla yaklaşık yüzde 42 daha az zemin alanı kaplıyor. Böylece özellikle küçük evlerde ve alanın verimli kullanılmasının önemli olduğu odalarda hava temizleyiciye yer açmak kolaylaşıyor. Sade ve modern tasarımıyla dekorasyona uyum sağlayan AeroHit, ihtiyaç duyulduğunda evin farklı bölümlerine taşınarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar, büyük ve rahat hareket ettirilemeyen bir cihaz için sabit bir alan ayırmak zorunda kalmadan temiz havayı evin istedikleri köşesine taşıyabiliyor.

360 Derece Hava Temizleme Performansı

Kompakt boyutlarına rağmen güçlü bir hava temizleme performansı sunan AeroHit, 360 H Filtre sistemiyle havayı her yönden içine çekerek 32 m²’ye kadar alanlarda temizliğe yardımcı oluyor. Cihazın H13 sınıfı filtresi, havada gözle görülmeyen çok küçük partikülleri yakalamak üzere tasarlandı. LG tarafından paylaşılan laboratuvar testlerine göre filtre sistemi, belirlenen test koşullarında 0,01 mikrometre boyutundaki partiküllerde yüzde 99,999’a varan giderim oranına ulaşabiliyor.* Kullanıcı açısından bu özellik, evde solunan havadaki ince partiküllerin azaltılmasına ve temiz bir ortam oluşturulmasına yardımcı olması anlamına geliyor.

Hava Kalitesini Takip Ediyor, Çalışma Hızını Ayarlıyor

LG PuriCare™ AeroHit, PM1.0 ve gaz sensörleri sayesinde odadaki hava kalitesini sürekli takip ediyor. Mevcut hava kalitesi kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil renklerden oluşan göstergeyle kolayca anlaşılabiliyor. Cihaz; Otomatik, Düşük, Orta, Yüksek ve Turbo olmak üzere beş farklı çalışma seçeneği sunuyor. Otomatik Mod, hava kalitesini algılayarak çalışma hızını ihtiyaca göre ayarlıyor. Böylece kullanıcıların cihazı sürekli kontrol etmesine gerek kalmadan hava temizliği sürdürülebiliyor.

LG ThinQ™ ile Uzaktan Kontrol

Wi-Fi bağlantısı ve LG ThinQ™ uygulaması sayesinde AeroHit, akıllı telefon üzerinden uzaktan izlenip kontrol edilebiliyor. Kullanıcılar eve gelmeden önce cihazı çalıştırabiliyor, başka bir odadayken ayarlarını değiştirebiliyor ve filtre durumunu uygulama üzerinden takip edebiliyor.
AeroHit, filtre değişim zamanı geldiğinde de kullanıcıya bildirim gönderiyor. LG, günde 10 saatlik kullanım esas alındığında filtre değişim süresini yaklaşık bir yıl olarak belirtiyor.**
Kompakt tasarımı, kolay taşınabilir yapısı, 360 derece hava temizleme performansı ve akıllı kullanım özellikleriyle LG PuriCare™ AeroHit, evinde fazla yer kaplamadan temiz bir hava ortamı oluşturmak isteyenler için pratik bir çözüm sunuyor. LG PuriCare™ AeroHit Hava Temizleyici hakkında ayrıntılı bilgi için: https://www.lg.com/tr/air-care/havatemizleyici/as35ggw10/

Okumaya Devam Et

GENEL

Yapay zekâ çağında veri merkezlerinin geleceği Danfoss Data Center Day’de ele alındı

Yayınlandı

-

 

Veri merkezi çözümlerinde güvenilir ve verimli alternatiflere ev sahipliği yapan Danfoss Data Center Day, 23 Eylül’de MEXT’te gerçekleştirildi. İstanbul Danimarka Başkonsolosluğu iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte yapay zekânın veri merkezlerinde artan enerji ve soğutma ihtiyacına etkisi ele alındı.

Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinde işlem yoğunluğu ve buna bağlı enerji ve soğutma ihtiyacı hızla artarken, soğutma sistemleri veri merkezi tasarımının stratejik unsurlarından biri haline geliyor. Bu dönüşümden hareketle düzenlenen Danfoss Data Center Day, veri merkezlerinin daha verimli, sürdürülebilir ve geleceğe hazır şekilde tasarlanmasına yönelik bilgi ve deneyim paylaşımına ev sahipliği yaptı. Etkinlik kapsamında Danimarka’nın enerji verimliliği ve atık ısı geri kazanımı alanındaki uzmanlığı Türkiye’deki veri merkezi ekosistemiyle buluşturulurken, hava ve sıvı soğutmadan güç dönüşümüne, yeni nesil hidronik teknolojilerden atık ısı geri kazanımına uzanan çözümler ele alındı.

“Sıvı soğutma artık bir tercih değil, bir zorunluluk”

Etkinlikte veri merkezlerinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Viegand Maagøe Kurumsal Yönetim ve Kamu İlişkileri Uzman Danışmanı Jakob Byg Hornbek, “Sıvı soğutma artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Yapay zekâ alanında faaliyet gösteriyorsanız, mutlaka göz önünde bulundurmanız gereken bir unsur. Bunun yanı sıra sıvı soğutma, veri merkezinden açığa çıkan atık ısıyı değerli bir kaynağa dönüştürüyor. Bu ısıyı doğrudan atmosfere salmak yerine ekonomik bir değere dönüştürmek mümkün. Bunun için veri merkezinin, sıvı soğutmaya olanak tanıyacak şekilde tasarlanması gerekiyor; zira bu altyapıyı sonradan eklemek çok daha yüksek maliyet doğuruyor. Veri merkezinizi, atık ısıyı değerlendirebileceğiniz ve alıcılara sunabileceğiniz bir sanayi bölgesinde konumlandırmanız gerekiyor. Topluma katkı sağladığınızda, kamuoyu ve politika yapıcılarla diyalog kurmak da çok daha kolaylaşıyor” dedi.

“Veri merkezlerinin enerji profili değişiyor”

Danfoss Hiper Ölçekli Veri Merkezleri Portföy Yöneticisi Prunelia Stuart veri merkezlerinde soğutma yaklaşımının tek bir teknoloji üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Yapay zekâ, veri merkezlerinin enerji profilini temelden değiştiriyor ve bu doğrultuda soğutma, her projede alınması gereken en kritik kararlardan biri haline geliyor. Sıvı soğutmanın önemi her geçen gün artıyor ancak doğru çözüm çoğu zaman tek bir teknolojiden geçmiyor. Etkinlikte, hava soğutmadan sıvı soğutmaya uzanan farklı çözümlerin daha verimli ve dayanıklı veri merkezleri oluşturmak üzere nasıl birlikte çalışabileceğini sektörün farklı paydaşlarıyla ele aldık. Bu ölçekteki yatırımların tek bir şirket tarafından bağımsız şekilde değerlendirilmesi mümkün değil. Yatırımcıların, tasarımcıların, operatörlerin ve teknoloji sağlayıcılarının bu süreci birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Danfoss olarak biz de bu diyaloğun bir parçası olmaya hazırız”” ifadelerini kullandı.

Danfoss’tan veri merkezlerine uçtan uca çözümler

Danfoss, veri merkezlerinin değişen ihtiyaçlarına yönelik hava ve sıvı soğutma sistemlerinden güç dönüşümü ve atık ısı geri kazanımına uzanan geniş bir çözüm portföyü sunuyor. Yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yüklerine yönelik CoolTrain™ sıvı soğutma çözümleri, yüksek ısı transferi sağlayan ısı eşanjörleri, HVAC ekipmanları için Alsmart® akıllı kontrol platformları ve hidronik sistemlerde hassas akış kontrolü sağlayan AB-QM & NovoCon® çözümleri Danfoss’un veri merkezlerine yönelik portföyünde öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, chiller sistemlerinde uzun vadeli güvenilirlik sunan Turbocor® oil-free kompresör teknolojisi ile enerji verimliliği, siber güvenlik ve akıllı izleme özelliklerini bir araya getiren iC7-HVACR yeni nesil sürücü teknolojisi, Danfoss’un uçtan uca çözüm yaklaşımını tamamlıyor.

Danfoss, veri merkezi sektöründeki çözümlerini sürekli genişletirken, artan enerji ve soğutma ihtiyacına yanıt verecek yeni nesil teknolojilere ve bu alandaki büyümeye yönelik yatırımlarını da sürdürüyor.

Veri merkezi ekosisteminin paydaşları dönüşümü konuştu

Danfoss Data Center Day, veri merkezi yatırımcıları ve geliştiricilerinin yanı sıra finans ve yatırım uzmanları, kamu ve diplomatik temsilciler, uluslararası mühendislik ve danışmanlık firmaları ile telekomünikasyon ve teknoloji sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlik, veri merkezi sektörünün farklı paydaşları arasında bilgi ve deneyim paylaşımı için ortak bir platform sunarken, sektörün dönüşüm gündemini ele aldı.

Gün boyunca gerçekleştirilen panellerde ise veri merkezi ekosisteminin farklı boyutları ele alındı. “Yapay Zekâ Çağında Veri Merkezi Tasarımı & Soğutma Stratejileri” başlıklı ilk panelde, yapay zekânın veri merkezi tasarımına ve soğutma stratejilerine etkisi; mühendislik, danışmanlık ve teknoloji alanlarından uzmanların bakış açılarıyla değerlendirildi.

“Türkiye’nin Veri Merkezi Ekosistemi: Sürdürülebilir Büyüme ve Dijital Gelecek” başlıklı ikinci panelde ise Türkiye’deki veri merkezi yatırımları, kamu politikaları ve sektörün dijital geleceği; telekomünikasyon, kamu kurumları ve uluslararası pazar araştırma kuruluşlarından uzmanların katılımıyla ele alındı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Çukurova Isı, 35. Yılında Bayileriyle Geleceğe Yön Verdi

Yayınlandı

-

 

 

  1. yılını kutlayan Çukurova Isı, kuruluşundan bu yana birlikte yol aldığı bayileriyle İstanbul’da buluştu. 

Şirketin geçmişten bugüne gelişiminin ve bayi iş birliklerinin değerlendirildiği Yıllık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı’nda gelecek döneme ilişkin vizyon ve hedefler ele alındı. Çukurova Isı’nın 35. yılında başlattığı yenilenme sürecinin önemli adımlarından biri olan Goldsun ve Silversun markalarının yeni logoları da ilk kez toplantıda tanıtıldı.

 

Çukurova Isı’nın 35. kuruluş yılı kapsamında düzenlediği Yıllık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı, 24 Eylül’de yurt genelindeki bayilerinin katılımıyla İstanbul Lazzoni Hotel’de gerçekleştirildi. 

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Ünlü’nün açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selva Ünlü Duruak ile Yönetim Kurulu Üyeleri Osman Ünlü ve Eren Ünlü de katılım sağladı. Toplantıda, Çukurova Isı’nın 2026 yılına ilişkin çalışmaları değerlendirilirken, gelecek dönem hedefleri, stratejileri ve yol haritası da paylaşıldı. 

Kerem Ünlü, konuşmasında Çukurova Isı’nın 35 yıllık geçmişinde bayileriyle kurduğu güçlü iş birliğinin şirketin gelişimindeki önemine değindi. Gelecek dönemde de bayilerle birlikte yeni hedeflere ilerlemeye devam edeceklerini belirtti.

Goldsun ve Silversun markalarının yeni logoları tanıtıldı

  1. yılın Çukurova Isı için önemli bir dönüm noktası olduğuna da dikkat çeken Ünlü, Goldsun ve Silversun markalarının yeni logolarını tanıtarak markaların güçlü geçmişlerinden aldıkları birikimi,  geleceğe taşıyan yeni bir marka iletişimi dönemine geçtiklerini belirtti. Yeni logolarla daha dinamik ve güncel bir kimlik oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Ünlü, bu değişimin şirketin gelecek hedefleriyle paralel ilerlediğini vurguladı.

Çukurova Isı Satış Müdürü Yasin İlkiz ise konuşmasında; satış faaliyetleri, bayi yapılanması ve yurt genelindeki prestijli uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlkiz, gerçekleştirilen çalışmaların yanı sıra sahadaki uygulamalar ve gelecek döneme ilişkin satış hedefleri hakkında da bilgi verdi.

Toplantının ikinci yarısında Çukurova Isı Teknik Müdürü Selçuk Ömür tarafından gerçekleştirilen teknik sunumda ise bayilerin teknik süreçlerine katkı sağlayacak uygulamalar ve sahadaki çalışmalarla ilgili değerlendirmeler paylaşıldı. 

Başarılı bayiler ödüllendirildi

Toplantıda, yıl boyunca gösterdikleri başarılı performansla öne çıkan bayiler de ödüllendirildi. Bayilerin ödülleri, Çukurova Isı’nın kurucularından Sayın Harun Ünlü tarafından takdim edildi.

Program, İstanbul Boğazı’nda düzenlenen tekne turu ve akşam yemeğiyle sona erdi. 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye