Sektör Paydaşları İzmir’de Ortak Akıl” ve Gelecek Vizyonu İçin Buluştu - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sektör Paydaşları İzmir’de Ortak Akıl” ve Gelecek Vizyonu İçin Buluştu

Yayınlandı

-

 “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” Buluşmalarının İkinci Durağı İzmir Oldu

Sektörün öncü ismi Nippon Paint – Betek, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ve yerel dinamiklerini paydaşlarıyla değerlendirmek üzere başlattığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarına İzmir ile devam etti. Sektörel diyaloğu güçlendirmeyi amaçlayan toplantıda; gayrimenkuldeki yeni dönem sinyallerinden binalarda enerji verimliliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede şehrin ve sektörün geleceği konuşuldu.

Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün öncü ismi Nippon Paint – Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve sektörün nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Gündem Sohbetleri” serisine İzmir ile devam etti. Bölgedeki inşaat ve gayrimenkul dünyasının temsilcilerini bir araya getiren buluşmada hem yerel pazarın ve sektörün geleceği hem de şirketin Türkiye’yi bölgesel bir üretim merkezi yapma yolundaki çalışmaları paylaşıldı.

Güner: Gayrimenkulde Yeni Bir Hareketlilik Dönemi Bekliyoruz

Paydaşlarla birinci ağızdan görüş alışverişinde bulunmayı ve projelerde çözüm ortağı olarak el ele ilerlemeyi bir kurum kültürü olarak gördüklerini vurgulayan Nippon Paint – Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, pazarın geleceğine dair önemli öngörüler paylaştı. Sektöre dair değerlendirmelerde bulunan Güner, “Merkez Bankası verileri, halkımızın portföyünde %55 pay alan altın yatırımının fiyat bazlı bir doyuma (satürasyona) ulaştığını gösteriyor. Tarihsel döngü, yatırımcının bu noktadan sonra gayrimenkule yöneleceğine işaret etmektedir. Ocak ve şubat aylarında sinyallerini veren bu eğilimin, nisan ayı itibarıyla gayrimenkul talebinde ve fiyatlarında güçlü bir hareketlilik yaratacağını öngörüyoruz. İnşaat malzemeleri sektörüne doğrudan yansıyacak bu ivmeyi, Türkiye’nin merkezi bir üretim üssü olma potansiyeliyle birlikte değerlendiriyoruz” dedi.

Pandemi sonrası dönemde küresel tedarik zincirindeki değişimlerin Türkiye için stratejik fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Güner, “Çin’in dünyadaki tek üretici ve dağıtıcı olma rolünün değişmesiyle birlikte, Avrupa ve Amerika’nın tedarik zincirini çeşitlendirme kararı doğrultusunda biz de yatırımlarımızı hızlandırdık. Holdingimizin, Türkiye’nin bu coğrafyada merkezi bir üretim üssü olma potansiyeline duyduğu güvenin somut bir adımı olarak, Kasım 2025’te Gebze’de tam otomasyonlu yeni su bazlı boya üretim tesisimizi faaliyete geçirdik. Kapasitemizi iki katına çıkaran bu yatırım, hem Nippon Paint – Betek’in sektördeki gücünü pekiştirmekte hem de ülkemizin geleceğine olan sarsılmaz inancımızın altını çizmektedir” diye konuştu.

Uludağ: 145 Yıllık Küresel Uzmanlığı Yerel Tecrübemizle Birleştiriyoruz

Toplantıda markanın pazardaki konumu üzerine değerlendirmelerde bulunan Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, 2019 yılında Nippon Paint Group bünyesine katılmalarıyla birlikte küresel uzmanlığı yerel güçle birleştirdiklerini ifade ederek, “Bugün grubun marin’den otomotive kadar her kategoride dünya çapındaki uzmanlığını kendi yetkinliğimizle harmanlıyoruz. Filli Boya ile 25 yıldır pazarın belirleyici gücü olmanın yanı sıra, sektörde akla ilk gelen ve arama motorlarında en çok aranan markayız. ‘Türkiye’nin Güven Markaları’ listesindeki tek boya markası olma gururumuzla bu başarıyı sürdürülebilir kılıyoruz” açıklamasında bulundu.

Dış Cephede 3D Koruma Sağlayan Nucleus Tanıtıldı 

Buluşmada, ekonomik projeksiyonların yanı sıra iklim krizinin yapılar üzerindeki yıpratıcı etkisi ve bu sürece karşı geliştirilen inovatif ürünler de ele alındı. Zorlu çevresel faktörlere karşı, Filli Boya’nın Türkiye, Japonya, Avustralya ve Çin’deki Ar-Ge ekiplerinin dört yıllık ortak çalışmasıyla geliştirdiği Nucleus dış cephe boyasının sunduğu çözümler ele alındı. Frontier Polymer Technology® ile üretilen ve maksimum su iticilik, nefes alma ve kendi kendini temizleme özelliklerini tek bir bünyede toplayan bu teknolojinin; canlı organik renklerde 5 yıl, pastel tonlardaki inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi sunarak sürdürülebilirliğe hizmet ettiği ifade edildi.

Öte yandan, Nippon Paint – Betek’in sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde Türkiye’de Greenguard Gold sertifikasıyla sunulan sıfır VOC (uçucu organik bileşik) standartlı ürünlerinin, yaşam alanlarında en yüksek sağlık kriterlerini karşıladığına dikkat çekildi.

Yazlık İklim Bölgelerinde TS 825’in Önemi Anlatıldı

Toplantının en kritik gündem maddelerinden biri, binalarda enerji performansını yeniden tanımlayan TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardındaki güncelleme oldu. Daha önce öncelikli olarak ısıtma yüküne odaklanan ve bu sebeple sıcak iklim bölgelerindeki ısı yalıtım ihtiyacını daha kısıtlı bir çerçevede ele alan eski anlayış, yerini bütüncül bir yaklaşıma bıraktı. Yeni standartla birlikte Türkiye’deki iklim bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarılarak en sıcak ve en soğuk bölgeler için daha hassas, gerçekçi çözümler üretilmesinin önü açıldı. Revize edilen standart kapsamında, İzmir’in de içinde bulunduğu ılıman ve sıcak şehirlerde dahi ısı yalıtım malzemesi için minimum kullanılması gereken kalınlıklar her bölge için ortalama 3-5 cm artırıldı. Özellikle İzmir için daha önce 4 cm olarak tarif edilen ısı yalıtım kalınlığının 8 cm’e çıkarılması, sıcak bölgelerdeki konfor ve tasarruf yaklaşımının kökten değiştiğini kanıtladı.

Bir ortamı 1 derece soğutmak için harcanan enerjinin, 1 derece ısıtmak için gerekenden yaklaşık iki kat daha maliyetli olduğu gerçeğinden hareketle; yeni mevzuat ısı yalıtımını sadece kışın değil, yazın da hayati gereklilik haline getirdi. “Sıcak bölgede ısıtma ihtiyacı az, o halde ısı yalıtımına gerek yok” yanılgısı, yerini “soğutma enerjisini korumalıyız” bilincine bıraktı. Binaların kullanım amacına göre (konut, hastane, AVM, yurt vb.) ayrı ayrı enerji limitlerinin belirlendiği bu düzenlemeyle, 2008 standartlarına kıyasla daha enerji verimli binaların yolu açıldı. Artık sadece toplam enerji limitlerine değil, yapı bileşenlerinin ısı geçirgenlik (U) değerlerine de en baştan uyulması zorunlu tutularak, yapıların hem yazın hem kışın maksimum tasarrufla yönetilmesi hedefleniyor. Bu bütüncül dönüşüm hem yeni inşa edilecek binaları hem de standartlara uygun şekilde yenilenecek mevcut yapıları kapsayarak sürdürülebilir bir geleceğe hizmet ediyor.

Gündem Sohbetleri buluşmasında, sektörün belirleyici gücü Dalmaçyalı’nın, bu yeni standartların gerektirdiği yüksek kalınlık ve üstün performans ihtiyaçlarına, Türkiye’nin tüm sistem bileşenlerini kendi bünyesinde üreten tek entegre üreticisi olma özelliğiyle yanıt verdiği ifade edildi. Isı yalıtım sistemini oluşturan ve birbiriyle mutlak uyum içinde çalışması gereken yedi temel bileşenin tamamını kendi tesislerinde üreten markanın; bu mühendislik gücü sayesinde en zorlu iklim kuşaklarında bile uzun ömürlü sistem garantisi sunduğu belirtildi. Kuruluşundan bu yana 81 ilde yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturan Dalmaçyalı’nın, bu teknolojik üstünlüğüyle 12 milyondan fazla vatandaşın enerji verimli yaşam sürmesine katkı sağladığı vurgulandı.

Ekonomi Kurmayları Değerlendirmeleriyle Buluşmaya Renk Kattı

İzmir’deki “Gündem Sohbetleri” toplantısında ekonomi dünyasının yetkin isimleri Hakan Güldağ ve Vahap Munyar da yer alarak bölge ve ülke ekonomisine dair güncel analizlerini paylaştı. İnteraktif bir yapıda gerçekleşen buluşma serisi, Türkiye’nin farklı illerinde paydaşlarla bir araya gelmeye devam edecek.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu

Yayınlandı

-

 

Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.

Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.

Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.

Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”

Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek

Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak

Yayınlandı

-

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.

Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.

“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”

Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”

İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.

Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.

“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”

“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:

“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”

İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.

Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak

İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı

Yayınlandı

-

 

Dünya genelinde tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin lider markalarından Hisense, Türkiye pazarına özel bir lansmanla adım attı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla gerçekleştirilen lansmanda katılımcılar, yüksek teknoloji ürünü Hisense ürünlerini deneyimleme fırsatı buldu.
 
Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin liderler  markalarından Hisense, Türkiye operasyonlarını özel bir lansmanla başlattı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla düzenlenen ve Hisense’in yüksek teknolojili ürünlerinin deneyimlendiği lansman; iş ortakları, sektör temsilcileri ve teknoloji sektörünün yoğun katılımıyla gerçekleşti.

 

Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışı ve küresel mühendislik birikimini paylaşma hedefiyle sektöre adım atan Hisense, ilk aşamada yaşam alanlarına sinematik konfor sunan yüksek teknoloji ürünü televizyonları ve üstün iklimlendirme performansı sağlayan akıllı klima modelleriyle Türkiye’deki tüketicilerle buluştu.

Hisense Teknoloji Ekosistemi İlk Kez Bir Arada Deneyimlendi
Lansmanın öne çıkan ürünlerinden biri, Hisense’in RGB MiniLED teknolojisini 116 inç dev ekranla buluşturan 116UXQ modeli oldu. Davetliler, RGB MiniLED ailesinin UR8 ve UR9 modellerinin yanı sıra Türkiye’de satışta bulunan ULED MiniLED ve Hi-QLED serilerini de yakından inceleme fırsatı buldu. 65 inçten 116 inçe uzanan farklı ekran boyutlarındaki Hisense televizyonlar; görüntü kalitesi, renk performansı, ekran büyüklüğü ve akıcı görüntü deneyimiyle etkinlik boyunca ziyaretçilerin deneyimine sunuldu.

 

Televizyonların yanı sıra Hisense’in Türkiye’deki Hi-Smart, Max Comfort ve Energy Pro X klima serileri ile Air Master modeli de lansmanda sergilendi. Marka, mevcut ürün gamının ötesindeki global ürün ekosistemini ise “Hisense ile Geleceğin Evi” konseptiyle ziyaretçilere tanıttı. Henüz Türkiye’de satışa sunulmayan beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin de yer aldığı deneyim alanı, Hisense’in akıllı yaşam vizyonunu ve gelecekte Türkiye’ye taşımayı planladığı daha geniş ürün dünyasını bir arada görme imkanı sundu.

 

“Türkiye’ye Uzun Vadeli Bir Vizyonla Geldik”

 

Lansmanda Türkiye pazarının stratejik önemine vurgu yapan  Hisense Europe CEO’su Hanson Han şu değerlendirmelerde bulundu: ” Hisense olarak yarım asrı aşan teknoloji ve inovasyon deneyimimizin merkezinde çok temel bir vizyon  var: Biz teknolojinin insanlara hizmet etmesi ve günlük hayatı daha iyi hale getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış global yolculuğumuza yön verdiği gibi, Türkiye’de kuracağımız geleceğe de pusula görevi görüyor.. Türkiye pazarının  yüksek potansiyeline inanıyoruz. Bu nedenle bu pazara  uzun vadeli bir vizyonla giriş yaptık. Türkiye’deki hikayemiz daha yeni başlıyor ve önümüzdeki yıllarda birlikte inşa edeceğimiz yolculuk için büyük bir heyecan duyuyoruz.”

 

“Spor, Teknoloji ve Tüketici Deneyimini Bir Araya Getiriyoruz”
Lansmanda spor sponsorlukları üzerine bir sunum gerçekleştiren Hisense Avrupa Pazarlama Direktörü ve Hisense Avrupa Yönetim Komitesi Üyesi Alenka Potočnik Anžič ise şunları kaydetti: “Hisense’in global büyümesinde yalnızca teknolojiye değil, insanlarla güçlü ve uzun vadeli bağlar kurmaya da yatırım yapıyoruz. Spor da bu yaklaşımın en önemli platformlarından biri. 2016’dan bu yana sürdürdüğümüz FIFA ve UEFA iş birlikleriyle marka görünürlüğünün ötesine geçerek teknolojiyi, futbolu ve taraftar deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu uzun vadeli yaklaşım, Hisense’in global bilinirliğini ve tüketici güvenini güçlendirirken perakende iş ortaklarımız için de yeni fırsatlar yaratıyor. Türkiye’de de global marka gücümüzü yerel tüketici deneyimleriyle buluşturarak Hisense’i insanların hayatının doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”

 

“Hisense’in Işığını Türkiye’de İş Ortaklarımızla Birlikte Yayacağız”

Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.

“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak ise  “Hisense olarak inovasyonu yalnızca daha yeni, daha hızlı veya daha gelişmiş teknoloji üretmek olarak görmüyoruz. Asıl değer, teknolojinin insanların hayatına dokunduğunda neyi değiştirdiği, neyi kolaylaştırdığı ve insana ne hissettirdiğiyle ortaya çıkıyor. Biz teknolojiyi hayatın önünde değil, hayatın içinde konumlandırıyoruz. İleri teknolojiyi, kaliteli tasarımı ve premium deneyimi daha fazla insan için erişilebilir kılarken Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüketicinin Hisense ile ilk karşılaşmasından ürün deneyimine ve satış sonrası hizmetlere kadar her noktada aynı kaliteyi ve güveni sunmak istiyoruz.” diye konuştu.
Hisense,  ilk aşamada satışa sunduğu 55, 65 ve 75 inç boyutlarında  Hi-QLED ve ULED MiniLED TV serisinin yanı sıra küresel pazar liderliğini elinde bulundurduğu 100 inç ve üzeri TV serilerini 2027 itibariyle Türkiye’ye taşıyacak. Ayrıca giriş segmentinden premium segmente uzanan geniş bir yelpazede Hi Smart, Max Comfort, Energy Pro X klima serileriyle farklı ihtiyaç ve beklentilere yanıt veriyor.
 
Futbol Heyecanı Hisense Ekranlarına Taşındı
Lansman, basın toplantısının ardından, teknoloji ve futbolu bir araya getiren özel bir deneyimle devam etti. Eski milli futbolcular Volkan Demirel ve Caner Erkin, Hisense RGB MiniLED ekranlarında konsol üzerinden karşı karşıya geldi. Keyifli rekabete sahne olan aktivite, davetlilere Hisense televizyonların geniş ekran deneyimini, görüntü kalitesini ve hareketli sahnelerdeki akıcılığını doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.
“İçindeki Işığı Hisset” teması etrafında teknoloji, spor ve eğlenceyi bir araya getiren gece, ürün deneyimlerinin ardından Ezgi Alaş’ın sahne performansıyla devam etti. Davetlilerin Hisense’in farklı teknoloji ve yaşam kategorilerini yakından keşfettiği lansman, müzik performansıyla sona erdi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye