GENEL
IŞIĞIN MİMARİYLE BULUŞTUĞU YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR
Yayınlandı
4 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kalebodur, Işık Geçirgen Porselen Plaka Translucent’i Tanıttı
Kalebodur, ışık ve malzeme arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka teknolojisini, Hope Alkazar’da düzenlediği özel bir lansman ile tanıttı. Yalnızca 3 mm kalınlığında ve 100×300 cm büyük ebatta geliştirilen Translucent, ışığı kontrollü bir şekilde geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek mekânda homojen ve yumuşak bir aydınlatma etkisi oluşturuyor. Yarı saydam yapısıyla ışığı yalnızca işlevsel bir unsur olmaktan çıkaran Translucent, mimarlara ve tasarımcılara mekân atmosferini şekillendiren yeni bir tasarım dili ve yaratıcı kullanım alanları sunuyor.
Lansman, ışık, mekân ve gastronomiyi aynı deneyim kurgusunda buluşturan çok duyulu bir konseptle gerçekleştirildi. Translucent’ın merkezinde yer aldığı saydam ışık geçirgen porselen masa etrafında şekillenen deneyimde; nörogastronomi yaklaşımı ve dijital sahne teknolojileri bir araya gelerek ışığın yalnızca bir aydınlatma unsuru değil, mekân atmosferini şekillendiren tasarımın aktif bir bileşeni olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar, ışıkla kurulan bu yeni ilişkiyi görme, dokunma, tat ve işitme duyularıyla eş zamanlı olarak deneyimledi.
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ile Kaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen davete; mimarlık, tasarım, gastronomi ve iş dünyasından seçkin isimler katıldı.
Zeynep Bodur Okyay: “Işığı Tasarımın Merkezine Koyan Bir Yenilik Sunuyoruz”
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, lansmanda Translucent’in Kalebodur’un yenilikçi vizyonunu yansıtan güçlü bir örnek olduğunu vurguladı. Okyay, “Translucent ile yalnızca bir ürün sunmuyoruz; mekânların ışıkla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan bir tasarım felsefesi getiriyoruz. Işığı geçirirken mahremiyeti koruyan, yumuşak ama çarpıcı; minimal ama etkileyici bir etki sunuyor. Translucent, modern yaşam alanlarının yeni dili.” ifadelerini kullandı.
Translucent’in dünyanın en ince porselen plaka üretim teknolojisiyle hayata geçirildiğini belirten Okyay, “Üstün teknolojilerimizle 3 mm kalınlığında, 100 x 300 cm boyutlarında transparan bir porselen plaka üretiyoruz. Translucent’in ayırt edici özelliği, ışığı geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek ışığın yumuşak ve homojen biçimde yayılmasını sağlaması. Bu yarı saydam yapı ürünün alameti farikası; hafifliği hem uygulama kolaylığı hem de estetik zarafeti beraberinde getiriyor. Işığı sadece geçiren değil, tasarımın bir parçası haline getiren bu teknoloji, mimarların ve tasarımcıların hayal gücüne sınırsız olanaklar sunuyor.
Translucent, mekânları aydınlatmanın ötesinde; yaşatan, nefes aldıran ve dönüştüren bir tasarım aracı. Işığın mimariye dönüştüğü bu yeni dönemde Kalebodur olarak tasarımcılara ve mimarlara sınırsız bir yaratıcılık alanı açıyoruz. Türkiye’nin ilk porselen plaka üreticisi olarak 20 yılı aşkın süredir büyük ebatlı üretimde öncülüğümüzü sürdürüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: Kalebodur, Yenilik Budur!” dedi.
12 Metrelik Sofra: Işıkla Şekillenen Bir Sahne
Lansmanın merkezinde toplam 12 metre uzunluğunda bir sofra yer aldı. Translucent’in yarı saydam dokusu etrafında yeniden kurgulanan bu düzen; yüzey kavramını yalnızca “malzeme” olmaktan çıkarıp, algıyı yöneten bir sahne elemanına dönüştürdü.
Işığın yayılımı; masanın farklı noktalarındaki deneyim akışını etkileyerek katılımcıların dikkatini belirli duyusal ipuçlarına yönlendirdi. Böylece “sofra” bir yeme alanı olmaktan çıkarak, mekânın ışıkla yeniden kurulduğu bir deneyime dönüştü.
Işığın Yüzeye Yazdığı Hikâye
Lansmanın görsel omurgasını; mekâna entegre 3D Mapping çalışması oluşturdu. Mapping içerikleri Translucent’in ışığı yumuşak ve homojen yayma karakteriyle uyumlu biçimde tasarlandı; ışık-gölge geçişleri malzemenin yarı saydam doğasıyla uyumlu bir ritme bağlandı.
Bu sayede katılımcılar Translucent’i yalnızca bir ürün olarak değil; mekânın görsel mimarisini değiştiren bir tasarım aracı olarak da deneyimledi. Işık, “arkada olan” bir unsur olmaktan çıkarılıp anlatının aktif bir parçası haline getirildi.
Deneyimin akışında AI destekli yönlendirme yaklaşımı kullanıldı. İçerik akışı; katılımcıların deneyim sırasında ulaştığı noktaya göre zamanlama, görsel tema ve duyusal yönlendirmeleri daha bütüncül bir senaryoda bir araya getirdi.
Böylece “herkesin aynı sırayla yaşadığı” bir lansman kurgusu yerine; daha sezgisel, katılımcıyı merkeze alan bir deneyim tasarımı hedeflendi. Sonuç olarak ışık, sofra ve duyular arasında kurulan bağ, daha kalıcı bir algı izine dönüştü.
El’le Deneyimi: Nörogastronomi İle Dokunma Duyusu Öne Çıkıyor
Lansmanın en dikkat çekici bölümü; davetin davetkar ruhuyla örtüşen el’le deneyimi oldu. “el’le Experiences”ın dokunma duyusunu merkeze alan nörogastronomi yaklaşımıyla kurgulanan akşamda katılımcılar, lezzeti yalnızca tat alma organlarıyla değil; dokunma üzerinden de keşfetme fırsatı buldu.
Katılımcılar, yeme deneyiminin merkezine “aracı”ları koymadan; Translucent’in ışık geçirgen porselen yüzeyleri eşliğinde dokunma, tat ve ses arasındaki görünmez bağı fark etti. Işığın içinden doğan sofra, Translucent’in yüzey karakterinin deneyimi nasıl zenginleştirdiğini gözle görülür biçimde ortaya koydu.
Çok duyulu deneyim tasarımıyla kurgulanan bu akşamda; her bir detay algıyı yönlendirdi, hafızada iz bırakan bir anlatı kuruldu. Davetliler, masanın “anlatabildiği” her şeyi yeniden keşfetmeye davet edildi.
Işığı Geçirirken Mahremiyeti Koruyan Yumuşak Ve Homojen Yayılım
Kalebodur’un Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka teknolojisi; ışığı geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek ışığın yumuşak ve homojen biçimde yayılmasını sağlıyor. Ürün, mimarlar ve tasarımcılar için ışığın mekâna kattığı atmosferi tasarım dili haline getiren yeni bir seçenek sunuyor.
3 mm kalınlık ve 100 x 300 cm büyük ebat ölçeğiyle geliştirilen Translucent; konut uygulamalarından ticari tasarımlara, ofis bölme duvarlarından butik otel ve restoranlara kadar geniş bir kullanım alanı yaratıyor. Doğal ışığın daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan ürün; sürdürülebilir tasarım yaklaşımıyla da uyumlu bir değer sunuyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.
Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.
Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”
Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek
Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.
GENEL
Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”
İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.
Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:
“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”
İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.
Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak
İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
GENEL
Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.
“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”
Son Yazılar
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
- Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi: Kalebodur, Furnishings & Design Istanbul’a Damgasını Vurdu Ekim 8, 2026
- Baumit Türkiye, kış gelmeden nitelikli ısı yalıtımı yapmanın 5 kritik başlığına dikkat çekiyor Ekim 8, 2026
- Yaşam alanına dönüşen banyolar için zamansız bir tasarım: Thetis Ekim 8, 2026
- Baymak Hizmet Kalitesini Eğitimle Güçlendiriyor Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!























