COP31’e sayılı günler kala, Türkiye’nin iklim gündemi Ankara’da ele alındı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

COP31’e sayılı günler kala, Türkiye’nin iklim gündemi Ankara’da ele alındı

Yayınlandı

-

 

 

Danimarka, Finlandiya, Litvanya, Norveç ve İsveç’in Türkiye’deki diplomatik misyonlarının bir araya gelmesiyle kurulan Nordik–Baltık İklim Teknolojileri Platformu tarafından düzenlenen COP31 Öncesi Çalıştayı, Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecinde düzenlenen çalıştayda, Türkiye’nin iklim politikası öncelikleri ile Nordik-Baltık ülkelerinin iklim teknolojileri alanındaki deneyimleri bir araya geldi. Tüm dünyanın gündeminde önemli bir yer edinen ve gelecek nesilleri büyük ölçüde etkileyecek iklim değişikliği konusunun ele alındığı çalıştayda; iklim hedeflerinin yerel düzeyde uygulanması, teknoloji transferi ve pilot projelerin geliştirilmesine yönelik somut çalışma alanları değerlendirildi.

 

Türkiye’nin COP31 hazırlık sürecine katkı sağlamayı amaçlayan Nordik–Baltık İklim Teknolojileri Platformu tarafından düzenlenen COP31 Öncesi Çalıştayı, Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı, Türkiye Çevre Ajansı, Ankara Sanayi Odası, Marmara Belediyeler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği, Ankara ve Çankaya belediyeleri ile beraber çok sayıda belediye, özel sektör temsilcileri ve Nordik-Baltık ülkelerinin diplomatik misyonlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Önemli paydaşlardan 60 katılımcıyı bir araya getiren çalıştay, iki taraf arasındaki iklim teknolojileri iş birliğini somut projelere dönüştürme yolunda kilit bir adım olarak değerlendirildi.

 

Litvanya Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Marius Janukonis, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı İklim Değişikliği Koordinatörü Özlem Gülsün Ergün Ulueren ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştaya; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı, Türkiye Çevre Ajansı, İLBANK, Ankara Sanayi Odası, Türkiye Belediyeler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği, Ankara ve Çankaya başta olmak üzere çeşitli belediyeler, RVM Systems, TOMRA, Arlight, Grundfos, Nokia, Dewaco ve Traidenis gibi özel sektör temsilcileri ve Nordik-Baltık ülkelerinin diplomatik misyonlarından temsilcileri katıldı.

Türkiye’nin iklim politikası gündemi masaya yatırıldı

Çalıştayın ilk oturumu “COP31’e Giden Yolda Türkiye’nin İklim Politikası Gündemi” başlığıyla gerçekleştirildi. Bu kapsamda “Türkiye’nin enerji verimliliği düzenlemeleri ve uyum mekanizmaları” panelinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temsilcileri tarafından enerji verimliliği alanındaki düzenlemeler, Türkiye’nin iklim hedefleri ve bunların sahadaki uygulama mekanizmalarını ele alındı. “Belediyelerde iklim planlaması ve raporlama — Zorluklar ve iyi örnekler” başlıklı panelde ise, Türkiye Belediyeler Birliği Plan ve Proje Direktörü Nuri Barış Tartıcı, belediyelerin iklim planlama ve raporlama süreçlerinde karşılaştığı zorlukları, kapasite ihtiyaçlarını ve iyi uygulama örneklerini paylaştı. Belediyeler açısından tespit edilen kritik ihtiyaçlar arasında ise teknik uzmanlık desteğinin yanı sıra uluslararası fonlara, kalkınma bankalarına ve kamu-özel sektör iş birliği modellerine erişimin sağlanması ile ulusal mevzuat ve yerel uygulamalar arasındaki uyumun güçlendirilmesi bulunmaktaydı.

 

Nordik-Baltık deneyimi ve yerel çözümler ele alındı

İkinci oturumda da “Nordik-Baltık Deneyimi – Belediyeler İçin Çözümler” başlığı altında bölge ülkelerinin iklim teknolojileri ve yerel uygulamaları ele alındı. ‘’Temiz Teknolojiler” panelinde İsveç’ten RVM Systems, Norveç’ten TOMRA, Litvanya’dan Traidenis temsilcileri, Finlandiya’dan Dewaco ve Türkiye’den Çevre Ajansı temsilcileri, depozito sistemleri ve geri dönüşüm altyapılarını anlattı. “Enerji verimliliği” panelinde ise, İsveç’ten Arlight, Danimarka’dan Grundfos ve Finlandiya’dan Nokia binalar, sanayi ve belediye altyapılarında enerji tüketimini azaltmaya yönelik akıllı teknolojileri hakkında bilgi verdi. Günün son etkinliği ise, “Tartışma oturumu” oldu. “Ulusal düzenleyici boşluklar ve zorluklar – Nordik-Baltık iş birliği için fırsatlar” başlıklı bölümde mevzuat eksiklikleri ve iş birliği alanları değerlendirildi. 

 

Somut iş birliği alanları

Çalıştayda Türkiye’nin iklim hedeflerinin uygulanmasına yönelik ihtiyaçlar netleştirildi. Buna göre; Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ve uzun dönemli stratejilerin uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi, inşaat ve ısıtma sektörlerinde enerji verimliliğine dair uygulama ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi, belediyelerin iklim eylem planları ve raporlama kapasitesinin artırılması, atık yönetimi ile döngüsel ekonomi alanlarında finansmana ve teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, ulusal mevzuat ile yerel uygulamalar arasındaki uyumun geliştirilmesi gündemleri görüşüldü. Nordik-Baltık ülkelerinin deneyimleriyle eşleşen fırsatlar değerlendirildi.

 

Gözler İstanbul’daki zirvede

Çalıştayın ardından süreç, aralık ayında İstanbul’da düzenlenecek büyük ölçekli zirveye odaklandı. Zirvede kamu kurumları, belediyeler, özel sektör ve uluslararası paydaşlar arasında temasların güçlendirilmesi, yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedefleniyor. COP31’e kadar en az bir teknik toplantı veya saha ziyareti planlanarak, Ankara’daki çalıştayda başlayan temasların kalıcı bir mekanizmaya dönüşmesi amaçlanıyor.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da Uluslararası Yapılanmasını ve Global Vizyonunu Güçlendirecek

Yayınlandı

-

 
Türkiye ve Avrupa’daki yatırımlarıyla faaliyetlerini sürdüren Polat Gayrimenkul, uluslararası pazardaki güçlü ve çok yönlü yapısıyla gayrimenkul sektörünün önemli buluşmalarından EXPO REAL 2026’da yerini alıyor. Macaristan ve Yunanistan başta olmak üzere yurt dışındaki çalışmalarını güçlendiren Polat, farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla global ölçekteki varlığını pekiştiriyor.

 

Polat Gayrimenkul, dünyanın önde gelen gayrimenkul buluşmalarından EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelmeye hazırlanıyor. 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde Münih’te düzenlenecek organizasyon, dünyanın farklı bölgelerinden gayrimenkul yatırımcılarını ve sektör temsilcilerini buluşturacak. Polat, fuarda gayrimenkul projelerinin yanı sıra yurt dışındaki faaliyetlerini, farklı sektörlerdeki yatırımlarını ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu uluslararası yatırım dünyasıyla paylaşacak.

 

Polat Gayrimenkul‘ün Avrupa’daki Yapılanmasında Macaristan Öne Çıkıyor
Polat’ın EXPO REAL 2026’da Macaristan Pavilyonu’nda yer alması, başta Macaristan olmak üzere Avrupa’daki güçlü varlığını da  ortaya koyuyor. Polat, APD Real Estate, PD Real Estate ve Pearl Real Estate aracılığıyla Macaristan’da gayrimenkul yatırımlarını sürdürürken; kentsel dönüşüm ve karma kullanım projeleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor ve değer yaratmaya devam ediyor. Duna Pearl, City Pearl ve Seven Pearl projeleri, Polat’ın ülkedeki öne çıkan yatırımları arasında yer alırken, şirketin Macaristan’daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

 

Gayrimenkul’ün yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarında da Avrupa’daki faaliyetlerini büyüten Polat, Amsterdam merkezli HBRE Investment ve HSWE Investment yapılanmaları aracılığıyla Polat Energy Europe çatısı altında, başta Avrupa olmak üzere yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyor. Sektördeki öncü konumunu uluslararası pazarlara taşıyan Polat, yurt dışında özellikle güneş enerjisi yatırımlarıyla enerji portföyünü güçlendirirken, uluslararası ölçekte sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturuyor.

 

Polat, gayrimenkul, enerji ve dış ticaret alanlarındaki uluslararası yatırım ve iş geliştirme faaliyetleriyle Avrupa’daki çok sektörlü yapısını güçlendirerek büyümeye devam ediyor.
Polat Gayrimenkul, Global Varlığını Uluslararası Platformlarda Güçlendiriyor
Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek çok sektörlü yapısını, yurt dışındaki deneyimini ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu paylaşacak. Macaristan’da hayata geçirdiği projelerle Avrupa’daki varlığını güçlendiren Polat Gayrimenkul, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda şimdi de Yunanistan’a adım attı. Bu kapsamda, Yunanistan’daki gayrimenkul faaliyetlerini yürütmek üzere Polat Development Greece şirketi kuruldu. Böylece şirket, Macaristan’ın ardından Yunanistan’ı da Avrupa’daki büyüme rotasına dahil ederek bölgedeki yatırım ve proje geliştirme faaliyetlerini genişletmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

GES Yatırımlarında Hatalı Projelendirme Sanayici İçin Finansal Riske Dönüşüyor

Yayınlandı

-

 

 

Sanayi tesislerinde hızla yaygınlaşan GES yatırımlarında; tüketim profili, çatı ve saha koşulları ile elektrik altyapısının doğru analiz edilmemesi; enerji üretiminde kayıplara, öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın geri dönüş süresinin uzamasına neden olabiliyor. 

Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES yatırımlarında doğru mühendislik ve fizibilitenin yatırım performansını doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.

 

Son yıllarda artan enerji maliyetleri, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve şirketlerin karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, endüstriyel tesislerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimini hızlandırıyor. Bu dönüşümde güneş enerjisi yatırımları öne çıkarken, yatırımın başarısı büyük ölçüde doğru mühendislik yaklaşımına ve projelendirmeye bağlı oluyor. Tüketim profili, saha koşulları ve elektrik altyapısı yeterince analiz edilmeden tasarlanan sistemler; beklenen üretim ve tasarruf seviyelerine ulaşılamaması, ek revizyon ihtiyacı ve yatırımın geri dönüş süresinin uzaması gibi riskleri beraberinde getirebiliyor.

Tüketim analizi GES yatırımının temelini oluşturuyor

 

Sanayide güneş enerjisi sistemlerinin başarısının yalnızca kurulumla değil, tüm sürecin mühendislik yaklaşımıyla doğru şekilde yönetilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES yatırımlarında en sık yapılan hatalardan birinin tüketim analizi yeterince detaylandırılmadan kapasite belirlenmesi olduğunu söyledi.

“Tüketim miktarı ve özellikle tüketimin gün içindeki dağılımı doğru analiz edilmeden yapılan kurulumlar, ihtiyacın altında kalabildiği gibi tüketim profiline göre gereğinden yüksek kapasitede de tasarlanabiliyor. Bu durumda teknik üretim devam etse bile öz tüketim oranı azalabiliyor ve yatırımın ekonomik geri dönüşü olumsuz etkilenebiliyor.

Sistem tasarımı enerji kayıplarında belirleyici oluyor

 

Kapasite belirlemenin ardından çatı ve saha analizleri kritik önem taşıyor. Gölgeleme, çatı yönü ve eğimi, statik taşıma kapasitesi, modül yerleşimi ve bakım erişimi gibi unsurların tasarım aşamasında dikkate alınmaması sistem performansını olumsuz etkileyebiliyor. Elektrik altyapısında ise inverter seçimi, DC/AC oranı, string tasarımı, kablo kesitleri, trafo kapasitesi ve koruma ekipmanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde üretim kayıplarının yanı sıra işletme ve sistem güvenliği açısından da sorunlar ortaya çıkabiliyor.

GES’lerde sıcaklık, gölgelenme, kirlenme, modül uyumsuzluğu, kablolama, inverter çalışma koşulları, trafo kayıpları ve sistem kullanılabilirliği gibi birçok etken de üretimi etkileyebiliyor. Bu kayıpların seviyesi; kullanılan ekipmana, saha koşullarına ve tasarıma göre değiştiği için her proje özelinde simülasyon ve mühendislik hesaplarıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Doğru panel yerleşimi, gölgeleme analizi, string tasarımı, inverter seçimi ve kablo kesitlerinin belirlenmesi, sistemin hedeflenen enerji üretimine ulaşması açısından kritik önem taşıyor.”

Yatırım geri dönüş sürelerinde yapılan en yaygın hatalardan birinin de gerçekçi olmayan fizibilite hesapları olduğunu belirten Yıldız, yalnızca yıllık üretim miktarına odaklanmanın yeterli olmadığını; tüketim profili, öz tüketim oranı, elektrik tarifesi, işletme giderleri, finansman maliyeti ve sistemde zaman içinde oluşabilecek performans değişimlerinin de fizibiliteye dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Yanlış projelendirme yatırımın geri dönüş süresini uzatıyor

 

Bu teknik hataların sanayici açısından yalnızca üretim kaybı değil, aynı zamanda finansal risk oluşturduğunu vurgulayan Yıldız, yanlış projelendirme nedeniyle fizibilitede öngörülen enerji tasarrufunun sağlanamadığını ve yatırımın geri dönüş süresinin önemli ölçüde uzayabildiğini belirtti. Sistem performansındaki düşüşün işletme maliyetlerini artırabildiğini, sonradan yapılan revizyonların ve ilave bakım ihtiyacının da toplam yatırım maliyetini yükseltebildiğini ifade etti.

Sanayi tesislerine yönelik güneş enerjisi yatırımlarında mühendislik odaklı yaklaşımın kritik önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, Üçay Mühendislik olarak, doğru proje tasarımı ve verimli sistem kurulumu sayesinde işletmeler için uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Mitsubishi Heavy Klimalar, Bebekli Evlerde Sıcaklık Dengesi ve Konforu Destekliyor

Yayınlandı

-

 
Bebekler vücut sıcaklığını yetişkinler kadar etkili biçimde düzenleyemediği için bebekli evlerde iklimlendirmede sıcaklık dalgalanmalarının önlenmesi önem taşıyor. Amerikan Pediatri Akademisi, güvenli uyku önerilerinde aşırı ısınmadan kaçınılmasını temel başlıklar arasında sayıyor. Mitsubishi Heavy klimalar, inverter teknolojisi ve sessiz çalışma yapısıyla bebekli evlerde dengeli bir iç ortam sıcaklığının korunmasına katkı sunuyor.
 
Amerikan Pediatri Akademisi’nin güvenli uyku önerilerinde, aşırı ısınmayla ilgili çalışmalarda tanımların farklılaşması nedeniyle belirli bir oda sıcaklığı kılavuzu vermenin zor olduğu belirtiliyor. Bunun yerine bebeğin ortam sıcaklığına uygun giydirilmesi ve aşırı ısınma belirtilerinin izlenmesi öneriliyor. Bu yaklaşım, iklimlendirme tarafında sabit ve öngörülebilir bir ortam sıcaklığının korunmasını öne çıkarıyor. Sürekli açılıp kapanarak sıcaklığı dalgalandıran cihazlar yerine, hedef sıcaklığı koruyarak çalışan sistemler bebekli evlerde daha uygun bir kullanım oluşturuyor.

 

Inverter Teknolojisi Sıcaklık Dalgalanmasını Azaltıyor
 
Mitsubishi Heavy klimalarda kullanılan inverter teknolojisi, ortam sıcaklığına göre kompresör devrini sürekli ayarlıyor ve hedef sıcaklığa ulaştıktan sonra düşük devirde çalışmayı sürdürüyor. Bu yapı, klasik sistemlerde görülen açılıp kapanma döngüsünün yarattığı sıcaklık iniş çıkışlarını azaltıyor. Sessiz çalışma modu, uyku ortamında akustik konforun korunmasına yardımcı oluyor. Cihaz kullanımında bebek yatağının klimanın üfleme hattında bulunmaması, kanatların yukarı yönlendirilerek havanın tavan üzerinden dolaşıma girmesi de tavsiye edilen uygulamalar arasında yer alıyor.

 

Filtre Bakımı Bebekli Evlerde Daha Sık Yapılmalı

 

Klima filtrelerinde zamanla toz, kir ve partiküller birikiyor ve bunlar hava akışıyla ortama yayılabiliyor. Bebekli evlerde filtre temizliğinin daha sık aralıklarla yapılması, iç ortam hava kalitesinin korunması açısından önem taşıyor. Mitsubishi Heavy klimalarda fan antimikrobiyal işlemden geçiriliyor ve kaplama sistemi temiz ve güvenli hale getiriyor. Bu sayede cihaz kapalı iken oluşabilecek kötü kokuların oluşumu engellenmeye yardımcı oluyor. Filtre yapısı toz, kir ve partikülleri tutarak daha ferah ve temiz bir hava akışı sağlıyor. Kullanıcı bakımının ulaşamadığı bölümler için yetkili servis desteği alınması öneriliyor. Form MHI Klima Sistemleri, Türkiye genelindeki yaygın bayi ve servis ağıyla kurulum ve periyodik bakım hizmetlerini sürdürüyor. Bebeğin sağlık durumuna özgü koşullarda çocuk doktoruna danışılması öneriliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye