"2025, DemirDöküm'ün Köklü Yenilenme ve Küresel Büyüme Yılı Olacak" - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

“2025, DemirDöküm’ün Köklü Yenilenme ve Küresel Büyüme Yılı Olacak”

Yayınlandı

-

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, 2024’te küresel ekonomik zorluklara rağmen iç pazarda etkinliğini yeni ürün gruplarıyla daha da artırırken ihracatta çift haneli büyüme kaydetti. CEO Alper Avdel, “2025’te köklü bir yenilenme ve küresel büyüme stratejisiyle; yeni nesil ürünler, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir çözümlerle sektördeki öncülüğümüzü pekiştireceğiz” dedi.

Türkiye’de ısıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün gelişimine 70 yıldır öncülük eden DemirDöküm, enerji verimliliği yüksek, üstün teknolojiye sahip ve çevreci ürünleriyle sürdürülebilir büyümesini 2024 yılında da devam ettirdi. Kombi, şofben, termosifon ve panel radyatör gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra, yenilikçi ısı pompası ve akıllı iklimlendirme çözümleriyle de pazar payını genişleten şirket, 2024 yılını değerlendirirken 2025 hedeflerini açıkladı.

“İHRACATTA YÜZDE 10 BÜYÜME KAYDETTİK”

DemirDöküm CEO’su Alper Avdel, 2024 yılının zorlu ekonomik koşullarına rağmen şirketin güçlü performansını koruduğunu ve stratejik yeni pazarlara açılarak büyümesini sürdürdüğünü vurguladı. Avdel, “2024 yılı, ekonomik dalgalanmalar ve küresel tedarik zincirindeki zorluklarla dolu bir dönem oldu. Ancak biz bu zorlukları fırsata çevirerek, iç pazarda zorlu koşullara rağmen kombi pazar payımızı koruduk ve ihracatta yüzde 10 büyüme kaydettik. Özellikle Mısır ve Kırgızistan gibi yüksek potansiyelli yeni pazarlara başarılı bir giriş yaparak, ihracat coğrafyamızı stratejik olarak genişlettik” dedi.

ASIRLIK HEDEFLERE KÖKLÜ YENİLENMEYLE İLERLİYOR

2025’ i DemirDöküm için kapsamlı bir dönüşüm ve küresel büyüme yılı olarak belirlediklerini ifade eden Avdel, şunları kaydetti: “2025’te markamızı çağın gereklerine uygun şekilde yeniden konumlandırıyoruz. Yenilenen kurumsal kimliğimiz, yeni showroom konseptimiz ve genişleyen ürün gamımızla tüketicilerimize daha fazla değer sunmayı hedefliyoruz. Özellikle nitromiX ioni kombi ve MaxiAir R32 ısı pompası gibi yüksek verimli, akıllı yeni nesil ürünlerimizle sektördeki öncülüğümüzü pekiştireceğiz. Geleneksel ürün gamımızın yanı sıra yeni girdiğimiz alanlarda da ısı konforunda çıtayı yükseltecek inovatif çözümlerimizi yıl boyunca müşterilerimizle buluşturacağız.”

ÖNCELİK DİJİTAL DÖNÜŞÜME

DemirDöküm’ün dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanında sektöre yön veren adımlar attığını belirten Avdel, “Bozüyük fabrikamızda hayata geçirdiğimiz Endüstri 4.0 yatırımlarımızla üretim süreçlerimizi uçtan uca dijitalleştiriyor, enerji verimliliği yüksek ve karbon ayak izi düşük, çevre dostu ürünler geliştiriyoruz. 2025 yılında da Ar-Ge’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Yıllık ciromuzun yüzde 2’sini Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına ayırarak, geleceğin akıllı iklimlendirme teknolojilerini şekillendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

İHRACATTA HEDEF 100 MİLYON DOLAR

DemirDöküm’ün ihracat performansına da değinen Avdel, şöyle konuştu: “2024 yılında ihracat satışlarımızı yüzde 10 artırarak, 40’tan fazla ülkede binlerce evde ve yaşam alanında ısı konforu sağladık. 2025 yılında ihracat gelirimizi 100 milyon dolara çıkarmayı ve ihracat yaptığımız ülke sayısını 50’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Özellikle Almanya, Slovakya, Moldova ve İtalya gibi rekabetçi Avrupa pazarlarında güçlü bir performans sergiledik. Yeni pazarlara açılarak ve mevcut pazarlardaki penetrasyonumuzu derinleştirerek, küresel ölçekte büyümemizi sürdüreceğiz.”

“MÜŞTERİLERİMİZİN MEMNUNİYETİ VE İŞ ORTAKLARIMIZ ÖNCELİĞİMİZ”

Sektörde DemirDöküm’ü ayrıştıran müşteri deneyimi ve müşteri memnuniyeti alanındaki çalışmalara 2025’te daha fazla ağırlık vereceklerine dikkat çeken CEO Alper Avdel, “Müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli yenilikçi çözümler sunuyoruz. ‘360 Derece Müşteri Deneyimi’ projemizle, müşteri yolculuğundaki her adımı ölçümleyip sürekli iyileştiriyoruz. Ayrıca, dijital randevu sistemi ve akıllı servis sözleşmeleri gibi yenilikçi projelerle, müşterilerimize daha hızlı, daha etkili ve kesintisiz hizmet sunmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

Müşteri deneyimi ve memnuniyeti alanındaki çalışmalarla eş zamanlı olarak iş ortaklarına yönelik projeleri de hayata geçireceklerini belirten Avdel; “Hem yetkili satış noktaları hem de yetkili servis tarafında iş ortaklarımızın verimliliğini artıracak ve hayatlarını kolaylaştıracak projelerimizde sona yaklaştık. Bu yıl bu alanda önemli projeleri hayata geçireceğiz. Yeni nesil ürünler, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve stratejik küresel büyüme odaklı vizyonumuzla, öncülüğümüzü pekiştireceğiz. 70 yıllık köklü mirasımızı geleceğin teknolojileriyle harmanlayarak, sadece bir iklimlendirme şirketi değil, sürdürülebilir yaşam çözümleri sunan öncü bir teknoloji markası olma yolculuğumuzu hızlandırıyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi

Yayınlandı

-

Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olan İzocam, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bu alandaki öncü konumunu bir kez daha pekiştirdi. Raporda şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansı, elde edilen gelişmeler ve gelecek dönem hedefleri şeffaf bir şekilde paylaşıldı.

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha ortaya koydu. Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi ve gelecek dönem yol haritasını şeffaf bir şekilde paylaştı.

Sürdürülebilirliğin İzocam’da artık ayrı bir proje değil, tüm iş süreçlerinin temelini oluşturan bir yönetim anlayışı haline geldiğini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Üretimden Ar-Ge’ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına, ürün geliştirmeden dijital dönüşüme kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetiyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak hazırladığımız ikinci raporumuz ise yalnızca bir raporlama çalışması değil; sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir göstergesidir.” diye konuştu.

2025 yılı sürdürülebilirlikte önemli adımların atıldığı bir dönem oldu

İzocam’ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nda, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar öne çıktı. Operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, üretim süreçlerinde gerçekleştirdiği iyileştirmelerle Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının örnek uygulama merkezlerinden biri haline getirdi. Üretim verimliliğini artıran, iş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar öne çıktı. Bunun yanında ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimine yönelik yatırımlar raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan İzocam; geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleriyle bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Çalışan gelişimini destekleyen HYPE (Next Generation Program), liderlik akademileri ve wellbeing uygulamalarıyla insan odaklı dönüşümü güçlendiren şirket; İZODER’in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi organizasyonlara verdiği desteklerle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunuyor. Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalar kapsamında ise İzocam Yelken Takımı sponsorluğunu sürdüren şirket, 60’ıncı yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü desteğiyle hayata geçirilen “İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı” projesiyle sürdürülebilirlik anlayışını üretim faaliyetlerinin ötesine taşıyarak doğaya ve gelecek nesillere değer yaratma vizyonunu somut bir projeyle ortaya koydu.

2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalar sürüyor

Sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması olmak üzere üç temel öncelik üzerine inşa ettiklerini ifade eden Kerem Kürklü, “2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirirken, enerji verimliliğimizi artırıyor, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan teknolojiler olarak değil, çevresel etkimizi azaltan önemli dönüşüm araçları olarak değerlendiriyoruz” dedi.

İzocam olarak sürdürülebilirliği yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil; her gün attıkları somut adımlarla değer yaratan, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı olarak gördüklerini vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine yerleştirerek çevresel sorumluluk, ekonomik değer yaratma, enerji verimliliğini destekleme, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlama ve toplumsal faydayı birlikte ele alıyoruz. Yenilikçi ürünlerimiz, verimli üretim anlayışımız, güçlü insan kaynağımız ve paydaşlarımızla geliştirdiğimiz uzun soluklu iş birlikleriyle, düşük karbonlu ekonomiye geçişe liderlik etmeyi ve geleceğin daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir yapılarına değer katmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Creavit’ten Banyo Tasarımında Yeni Konfor Anlayışı

Yayınlandı

-

Banyo tasarımında estetik, işlevsellik ve teknolojiyi bir araya getiren çözümler, modern yaşamın konfor anlayışını yeniden şekillendiriyor. Creavit WQ+Plus Asma Klozet, akıllı teknolojileri ve yalın tasarımıyla banyolarda yeni nesil bir deneyim sunuyor.
Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, banyo tasarımında konforu teknoloji ve fonksiyonellikle buluşturuyor. Markanın WQ+Plus Asma Klozet modeli, modern banyoların ihtiyaçlarına yanıt veren akıllı özellikleri ve asma klozet formuyla yaşam alanlarına yenilikçi bir yaklaşım kazandırıyor.
Günümüzde banyo tasarımında yalnızca estetik görünüm değil, kullanım deneyimini iyileştiren teknolojiler de belirleyici oluyor. WQ+Plus, bu anlayış doğrultusunda akıllı klozet kapağı, gömme rezervuar ve kumanda panelini bir araya getiren bütünsel bir çözüm sunuyor. Asma montaj tipi sayesinde banyolarda daha yalın ve ferah bir görünüm oluştururken, modern tasarım anlayışını işlevsel detaylarla tamamlıyor.
WQ+Plus’ın öne çıkan özelliklerinden biri de RIM-OFF yıkama sistemi. Geleneksel klozet tasarımlarından farklılaşan bu sistem, kullanım kolaylığı ve hijyen beklentilerine yanıt veren fonksiyonel bir yaklaşım sunuyor. Akıllı klozet kapağıyla birlikte değerlendirildiğinde ürün, teknolojiyi günlük banyo deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyor.
398 x 434 x 606 mm ölçülerindeki WQ+Plus Asma Klozet; WQ+Plus akıllı klozet kapağı, WQ+Plus kumanda paneli ve WQ+Plus gömme rezervuar ile birlikte set halinde sunuluyor. Böylece banyonun farklı bileşenleri arasında hem görsel hem de işlevsel bir bütünlük sağlanıyor.
Creavit’in tasarım ve teknoloji odaklı yaklaşımının bir yansıması olan WQ+Plus, banyoları yalnızca temel ihtiyaçların karşılandığı alanlar olmaktan çıkararak daha konforlu, fonksiyonel ve çağdaş yaşam alanlarına dönüştürme anlayışını destekliyor. Modern banyo tasarımında konforun teknolojiyle yeniden tanımlandığı bu yaklaşım, kullanıcı deneyimini merkeze alan çözümlerle geleceğin banyolarına bugünden ışık tutuyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

GROHE SPA’dan banyoda lüksün yeni tanımı

Yayınlandı

-

 

GROHE SPA, premium banyo tasarımına kişiselleştirilmiş lüks odağında yeni bir yaklaşım getiriyor. Yeni Aqua Tiles koleksiyonu; tasarım, teknoloji ve kişiselleştirme olanaklarını bir araya getirerek kullanıcıların banyolarını kendi zevkleri, yaşam tarzları ve günlük ritüelleri doğrultusunda şekillendirmelerine olanak tanıyor. Farklı renk, yüzey, malzeme ve uygulama seçenekleri ise hem son tüketicilere hem de tasarım profesyonellerine kişisel ve bütüncül banyo alanları yaratma özgürlüğü sunuyor.

Sessiz lüks anlayışının tasarım dünyasında daha görünür hale gelmesiyle birlikte, zamansız ve karakter sahibi yaşam alanlarına yönelik ilgi artıyor. Tüketiciler için lüks artık yalnızca dikkat çekici bir görünüm değil; kaliteli malzemelerle çevrili, kullanım alışkanlıklarına uyum sağlayan ve kişisel zevklerini yansıtan yaşam alanları yaratabilmek anlamına da geliyor. Banyo da bu dönüşümle birlikte yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkarak günün temposundan uzaklaşılabilen, kişisel bakım ve iyi yaşam ritüellerinin merkezinde yer alan özel bir yaşam alanına dönüşüyor.

GROHE SPA, bu değişime Grohtherm Aqua Tiles, Rainshower Aqua Tiles ve Arena Aqua Tiles ürünlerinden oluşan yeni koleksiyonuyla yanıt veriyor. Farklı renk, yüzey, malzeme ve uygulama alternatiflerini ileri teknolojiyle buluşturan koleksiyon, kullanıcılara banyolarını kendi estetik tercihleri ve kullanım alışkanlıkları doğrultusunda şekillendirme imkanı sağlıyor.

Teknoloji sadeleşiyor, duş deneyimi kişiselleşiyor

Koleksiyonun merkezindeki ankastre Grohtherm Aqua Tiles duş termostatı, gelişmiş duş teknolojisini günlük yaşamda kolay ve sezgisel bir deneyime dönüştürüyor. Beş adede kadar duş fonksiyonunun tek bir arayüz üzerinden yönetilebilmesi, kullanıcıların farklı kontrollerle uğraşmadan kendi duş deneyimlerini kolaylıkla yönetmelerini sağlıyor.

Değiştirilebilir ve kolayca ayırt edilebilen ikonlara sahip buton kapakları, sistemi farklı kullanım alışkanlıklarına göre kişiselleştirmeye imkan tanıyor. Böylece teknoloji kendini göstermek yerine kullanıcı deneyimini kolaylaştırıyor; günlük duş rutini daha sade, konforlu ve kişisel bir ritüele dönüşüyor.

Phantom Black / Derin Mat Siyah dahil GROHE Colors Koleksiyonu’ndaki seçili renk seçenekleri ise kişiselleştirmeyi kullanım deneyiminden banyonun görünümüne taşıyor. Kullanıcılar kendi zevklerini yansıtan renk ve yüzeyleri tercih ederken, Atrio Private Collection gibi diğer GROHE SPA ürünleriyle uyumlu kombinasyonlar oluşturarak banyonun tamamında kendilerine ait bütüncül bir stil yaratabiliyor.

Her banyoya ve her stile uyarlanabilen tasarım özgürlüğü

Rainshower Aqua Tiles, farklı uygulama ve yerleşim seçenekleriyle kullanıcılara banyolarını yalnızca ürünlerle tamamlamak yerine, kendi beklentilerine göre şekillendirme özgürlüğü sunuyor.

Tavana ankastre veya duvardan çıkışlı olarak uygulanabilen tepe duşlarının yatay, dikey veya dik açılı yerleşimlerle kurgulanabilmesi, farklı büyüklükteki ve mimari yapıdaki banyolara uyum sağlıyor. Böylece ister yalın ve minimal ister daha karakterli bir banyo tasarımı tercih edilsin, duş alanı kişisel beklentilere göre şekillendirilebiliyor.

Grohtherm Aqua Tiles ile birlikte kullanıldığında renk, form ve teknoloji arasında görsel bir bütünlük oluşuyor. Bu esneklik, hem kullanıcıların kendi tarzlarını banyolarına yansıtmalarını hem de tasarım profesyonellerinin bu tercihleri mekanın mimarisiyle bütünleştirmelerini kolaylaştırıyor.

Kişisel stil, en küçük detaylara kadar devam ediyor.

Aqua Tiles koleksiyonunun kişiselleştirme anlayışı duş alanıyla sınırlı kalmıyor. Koleksiyonu tamamlayan Arena Aqua Tiles gömme rezervuar kumanda paneli, günlük kullanımın işlevsel bir parçasını kişisel stilin devamı olan bir tasarım detayına dönüştürüyor.

Phantom Black’ten cama uzanan dokuz farklı üst segment yüzey seçeneği, kullanıcıların kumanda panelini banyonun renk, malzeme ve genel atmosferiyle uyumlu şekilde seçmesine imkan tanıyor. Yuvarlak ve kare form alternatifleri sayesinde de farklı GROHE SPA koleksiyonlarıyla bütüncül kombinasyonlar oluşturulabiliyor.

Böylece kişiselleştirme yalnızca ana ürünlerde değil, banyonun en küçük detaylarında dahi devam ediyor; kullanıcı kendi zevkini yansıtan, birbiriyle uyumlu ve zamansız bir yaşam alanı yaratabiliyor.

Kişiselleştirme dokunuşta da hissediliyor

GROHE SPA’da kişiselleştirme renk seçiminin ötesine geçerek materyal, doku ve su akışına kadar uzanıyor. Mermer detaylar, tırtıklı kumanda kolları, farklı yüzey ve su akışı seçenekleri, kullanıcıların banyolarını hem görsel hem de duyusal olarak kendi tercihlerine göre şekillendirmelerine olanak tanıyor. Suyun akışından yüzeylerin dokusuna kadar her detay, günlük kullanımı daha kişisel bir deneyime dönüştürürken; GROHE SPA’da lüks yalnızca görülen değil, dokunulan ve hissedilen bir değer haline geliyor.

Aqua Tiles ile her detayın kişisel bir seçime dönüşebildiği banyolarda lüks, kullanıcı için tasarlanmış olmaktan çıkıp kullanıcıyla birlikte şekilleniyor.

GROHE SPA hakkında daha fazla bilgi için; GROHE SPA.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye