Roca Türkiye Genel Müdürü Salvador Lopez Oliva: “Sürdürülebilirlik tüm süreçlerimizi kapsayan temel argümanımız”

“Roca Grubun üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kullanmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Günlük kullanım sırasında su ve enerji tasarrufu sağlayan, ev faturalarını düşüren ve çevresel zararlı etkileri azaltmaya yardımcı sistemler geliştiriyoruz.”

Kökleri 100 yıl öncesine dayanan Roca 4 kıtada 22 ülkede yer alan 84 üretim tesisi ile faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Roca’da ürün konseptinden, tasarım, üretim ve dağıtıma kadar her şey çevreye duyarlı yaklaşımlarla gerçekleşiyor. Gerçekleştirdiği tüm işlerde çevreye bağımlılığı esas alan firma, gelecek nesillere iyi korunmuş bir dünya bırakmak için gerekli olan özveri ve sorumlulukları yerine getirmek için var gücüyle çalışıyor.

Roca Türkiye Genel Müdürü Salvador Lopez Oliva ile yapmış oldukları çalışmalar doğrultusunda sürdürelibilirlik konusunu ele aldık.

Öncelikle sürdürülebilir bir iş dünyası ve yaşamı nasıl tanımlıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik konusu pandemi ile beraber daha da gündemde olan, banyo alanlarını da etkileyen bir başlık haline geldi. Sürdürülebilirliğin iş akışlarına entegrasyonun zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki küresel ekonomi kurallarını değiştiren sürdürülebilirlik, özellikle de rekabet üstünlüğü sağlamak ve iş süreçlerindeki devamlılık için belirleyici bir rol üstleniyor. Bugünün şirketleri sadece sayısal olarak değil, sürdürülebilir politikalarla topluma ve çevreye sağladığı katma değerler sayesinde büyüyor. İş dünyasındaki yerini tanımlayacak olursam; doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan bunun yanında teknoloji ve şıklığı bir arada sunan bir organizasyon süreci diyebilirim. İş dünyasında teknolojiyi üretim sürecine dahil ederek konfordan ödün vermeden tasarruf ve enerji verimliliği sağlayan üretim süreçlerinin ön plana çıkacağına inanıyorum.  Şirketlerin tüm süreçlerinde sürdürülebilirliğe odaklandığı, enerji verimliliği, su tasarrufu gibi kritik sorunlara da çözüm sağlanan bir strateji belirlemeleri gerekiyor. Son olarak; doğal kaynakların korunmasının öncelik kabul edildiği yaklaşımlara, hem dünyanın geleceğine hem de aile bütçesine katkı sağlayan sistemlerin geliştirilmesine öncelik verilmeli.

Sürdürülebilirlik yaklaşımınızın temelinde neler var, başlangıç adımlarınızdan biraz bahseder misiniz? Bu konuda bugüne kadar geliştirdiğiniz stratejiler ve faaliyetler hakkında neler söylemek istersiniz?

Roca olarak tüm hedeflerimizi sürdürülebilir politikalar doğrultusunda belirliyoruz.  Bu noktada her faaliyet ve çalışmamız, Sürdürülebilirlik Direktörlüğü yönetiminde gerçekleşiyor. Birleşmiş Milletler tarafından 2015-2030 için tanımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olan faaliyetlerimiz, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegeni korumak ve herkes için refah sağlamak gibi temel misyonları içeriyor. Üretim proseslerinden organizasyonel süreçlere kadar her aşamada sürdürülebilirlik vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyon çerçevesinde birçok proje ve iş birliğine imza atarak, sürdürülebilirlik politikalarıyla konuyu ekonomik, sosyal ve çevresel zeminde ele alarak bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyoruz. Geleceğin banyolarıyla ilgili temel dinamikleri teknoloji aracılığıyla banyolara entegre ederken, gezegenimizle olan dengemizi her zaman en yüksek seviyede tutuyoruz. En önemlisi de sürdürülebilirlik sadece yıllık hedeflerimiz arasındaki bir madde değil, tüm süreçlerimizi kapsayan temel argümanımız. Su tasarruflu ve akıllı tasarımların öne çıktığı yeni teknolojilere yatırımlar, uzmanlarla iş birliği ve bilgi paylaşımı yoluyla sektörün ilerlemesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Sürdürülebilirlik etkilerini uzun vadede nasıl koruyup-iyileştirmeyi planlıyorsunuz?

Dünya dönüşürken firmalar da doğaya karşı daha bilinçli ve daha duyarlı hale geliyor. Roca kurulduğundan bu yana girdiği sürdürülebilirlik yolculuğunda sürekli yeni adımlar atıyor. Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümü konusunda uzmanlaşmış Schneider Electric ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği de bu adımlarımızdan biri. “Temiz bir dünya” anlayışımızı taçlandıran iş birliğimiz kapsamında Schneider Electric ile karbonizasyona yönelik yeni bir yol haritası belirlemek ve grup genelinde tek bir küresel strateji kurmak için bir anlaşma imzaladık.  O tarihten bu yana birlikte çevresel ayak izi oranını ölçümlüyoruz. Bu anlayışı devam ettirmek için sürdürülebilir teknoloji kriterleri çerçevesinde her yıl sendikasyon kredimizi yeniliyoruz. 2021 yılında bizi tanımlayan sürdürülebilir teknoloji kriterleri çerçevesinde 350 milyon euroluk sendikasyon kredisini yeniledik. Yapılan anlaşma küresel, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) stratejisi belgelendirme kuruluşu olan Sustainalyt-ics tarafından doğrulandı. Bu da Roca’nın sürdürülebilirlik çabalarına olan inancı kanıtlıyor.

Finansman ile karbon emisyonu ve su tüketiminin azaltılmasında öncü projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizde yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegeni korumak ve herkes için refah sağlamak gibi önemli maddeler yer alıyor. Roca Grubun üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kullanmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor.  Günlük kullanım sırasında su ve enerji tasarrufu sağlayan, ev faturalarını düşüren ve çevresel zararlı etkileri azaltmaya yardımcı sistemler geliştiriyoruz.

Sürdürülebilir bir kurum bilincinin gelişebilmesi için atılabilecek temel adımlar nelerdir?

Öncelikle sürdürülebilirliğin bir hedef değil, tüm süreçleri domine eden bir güç olması gerektiğini söyleyebilirim. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da günümüzün gerçeklerini unutmayarak, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir model sunmak. Bu doğrultuda hammaddeden, bu maddelerin temin sürecine, üretimden depolamaya kadar her aşamada sürdürülebilirlik politikası sahiplenilmeli.  Atılacak en temel adımların başında; karbon emisyonlarının azaltılması, su ve güç tüketiminin azaltılması, geri dönüşümün teşvik edilmesi gibi sürdürülebilirlik amaçları geliyor. Roca’nın vizyonunu taşıdığı tüm ülkelerde; üretim süreçleri başta olmak üzere sürdürülebilirlik bizim için öncelikli bir konu olarak her zaman gündemimizde bulunuyor.

Reklam