Panasonic Life Solutions Türkiye Başkan Yardımcısı Mutlu Kutlu: “Sürdürülebilirliği kurumsal bir değer olarak tanımlıyoruz”

“Üretim süreçlerimizde, tesis yönetiminde ve sosyal sorumluluk projelerinde doğal kaynaklarımızın korunmasını ve enerji verimliliği sağlamayı ana sorumluluklarımızdan birisi olarak ele alıp tüm faaliyetlerimizi bu bilinçle gerçekleştiriyoruz.”

İstanbul’da yer alan endüstriyel tesislerinde faaliyet gösteren Panasonic Life Solutions Türkiye; konfor, güvenlik ve enerji verimliliği sağlayan yenilikçi ürün ve çözümlerini dünya pazarlarına ulaştırıyor.

İnsan odaklı yaklaşımlarla daha iyi ve konforlu bir ‘yaşam’ sunmayı hedefleyen firma, 60’tan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ile markalarını dünya pazarlarında başarıyla temsil etmekte ve Türkiye’deki sektör liderliğini sürdürmekte.

Panasonic Life Solutions Türkiye Başkan Yardımcısı Mutlu Kutlu ile dosya konumuz çerçevisinde bir röprotaj çalışması gerçekleştirdik.

 Öncelikle sürdürülebilir bir iş dünyası ve yaşamı nasıl tanımlıyorsunuz?

“Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” kapsamında da önemli bir yere sahip olan iklim değişikliği ve kaynak verimliliği, gezegenimiz için giderek önem kazanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için alacağımız sorumlulukların da temelini oluşturan bir kavram. Bu doğrultuda, enerji ve doğal kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan, atıkların çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemleri alan, daha yaşanılabilir bir çevre oluşturmayı ve bu konuda toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefleyen bir kuruluş olduğumuzu söyleyebilirim.

Sürdürülebilirlik yaklaşımınızın temelinde neler var, başlangıç adımlarınızdan biraz bahseder misiniz? Bu konuda bugüne kadar geliştirdiğiniz stratejiler ve faaliyetler hakkında neler söylemek istersiniz?

Şirketimizin de bağlı bulunduğu Panasonic Corporation, 2050 Çevre Vizyonu kapsamında; üretim, lojistik ve ofis faaliyetlerini kapsayan çeşitli çalışmalarla karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Panasonic Life Solutions Türkiye olarak biz de bu önemli vizyona ve “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nın gerçekleşmesine katkı sağlamak amacıyla sorumluklarımızı yerine getiriyoruz.

Bu yaklaşımdan hareketle, şirket filomuzu geçen yıl hibrit araçlarla değiştirerek karbon salınımı konusunda önemli bir iyileştirmeye imza attık. Yapılan araştırma ve ölçümlere göre hibrit araçların dizel araçlara göre yaklaşık yüzde 15, benzinli araçlara göre ise yüzde 36 oranında daha az yakıt tüketimine sahip olduğu görülüyor. Özellikle Avrupa’da ve ülkemizde dizel araç satışlarının gerileme eğiliminde olduğu bu dönemde hibrit araçlar, yakıt tasarrufu sağladığı gibi emisyon miktarındaki azalmaya katkısı nedeniyle de çevreye daha az etki ediyor.

Karbon emisyon miktarının azaltılması için bu tür çevreci uygulamalar kadar ağaçlandırma faaliyetlerine katkı sağlamak da önem taşıyor. Bu kapsamda, Çekül 7 Ağaç Ormanlarında 700 ağaçlık Panasonic Life Solutions Türkiye Korusu oluşturarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için aldığımız sorumluluğa uygun bir yaklaşım daha sergiledik. Elbette ki günlük yaşamımızın büyük bir çoğunluğunu iş ortamlarında geçirdiğimiz düşünüldüğünde, ofislerimizdeki faaliyetlerimizin tanımlanmış tasarruf kriterleri ile gerçekleşmesi ve karbon ayak izini azaltma girişimleri de daha çok önem kazanıyor. Bu noktadan hareketle, geçtiğimiz yıllarda WWF-Türkiye iş birliğinde uygulamaya başladığımız “Green Office Programı” kapsamında elektrik ve su tüketiminin azaltılmasından kağıt ve kartuş tasarrufuna kadar birçok alanda ofislerimizde ölçülebilir iyileştirmeler gerçekleştiriyoruz.

Panasonic Life Solutions Türkiye olarak, Toplumun sürdürülebilirlik alanında daha fazla bilinçlenmesini sağlayacak proje ve yaklaşımlarınızdan bahseder misiniz?

Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk Panasonic’in kuruluşundan bu yana büyük önemle ele aldığı kavramların başında geliyor. Panasonic’in Kurucusu Konosuke Matsushita’nın, Haziran 1978 tarihinde yayımlanan yönetim felsefesinde geçen sosyal sorumluk hakkındaki şu sözleri bu konuya verdiği önemin açık bir göstergesi: “Bugünlerde ‘sosyal sorumluluk’ kavramı hakkında birçok tartışma var. Fakat bu kavramın anlamı belirli bir zamanda sosyal şartlara göre geniş kapsamlı olsa da her dönemde bir şirketin esas sosyal sorumluluğu sunduğu iş etkinlikleriyle toplumu geliştirmek olmalıdır. İş etkinliklerini bu görev bilincine bağlı olarak yönetmek son derece önemlidir.”

Panasonic, faaliyet gösterdiği ülkelerde, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 sürdürülebilir kalkınma amacına destek olacak projeler yürütüyor. Panasonic Life Solutions Türkiye olarak ise bizler, sürdürülebilirliği kurumsal bir değer olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak da üretim süreçlerimizde, tesis yönetiminde ve sosyal sorumluluk projelerinde doğal kaynaklarımızın korunmasını ve enerji verimliliği sağlamayı ana sorumluluklarımızdan birisi olarak ele alıp tüm faaliyetlerimizi bu bilinçle gerçekleştiriyoruz. Çünkü geldiğimiz noktada insanlığın doğa üzerindeki baskısı artarken, küresel iklim değişikliği ve doğal kaynaklarımızın giderek azalması riski hepimizin bu alanlarda sorumluluk almasını gerektiriyor. Biz de şirket olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri ve ağaçlandırma kampanyalarına verdiğimiz destekler ile yaşama değer katmaya gayret gösteriyoruz. Tesislerimizde uyguladığımız atık yönetimi ile atıkların kaynağında azaltılması ve ekonomiye kazandırılmasıyla çevre kirliliğinin önlenmesine destek oluyoruz. Endüstriyel tesislerimiz; cam bina ile ısı kontrolü ve gün ışığını etkin kullanma, havalandırma sistemi, su kullanım kontrolü, yeşil alan ve peyzaj tasarımı özellikleri ile yeşil mimari tasarım kriterlerini taşıyor.

Reklam