Kalekim Kalite Yönetim Sistemleri Müdürü Uğur Mıhçı: “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın temelinde toplumsal fayda var”

“Sürdürülebilir bir şirket olabilmek için ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin yakından takip edilmesi ve bu gelişmeler ile kurumsal yönetimin bütünleştirilmesi gerekmektedir. Şirketlerin başarılı iş sonuçlarının yanında ekosistemindeki gereksinimleri de dikkate alarak toplumsal faydaya odaklanması beklenmektedir. İnsana ve çevreye saygılı, topluma sürdürülebilir değer katan bir şirket olarak, Kalekim’in son yıllarda göstermiş olduğu başarılı iş sonuçlarının altında yatan en önemli etmenlerden birisi de bu bakış açısı olmuştur.”

1973 yılında kurulan Kalekim, seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları üretimiyle başladığı faaliyetlerine bugün, inşaat sektörünün her türlü yapı kimyasallarını üreterek devam ediyor. Üretim teknolojisine ve Ar&Ge faaliyetlerine yaptığı yatırımlarla en yüksek kalitede ürünler üreten marka, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, TSE ve Avrupa Standartları’nda ürettiği ürünlerle faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda büyük bir güç ve örnek bir şirket konumunda. Kalekim Kalite Yönetim Sistemleri Müdürü Uğur Mıhçı, Kalekim’in sürdürülebilirlik noktasında ortaya koyduğu birçok çalışmayı bizlere aktardı.

 Öncelikle sürdürülebilir bir iş dünyası ve yaşamı nasıl tanımlıyorsunuz?

Günümüzde sürdürülebilir bir şirket olabilmek için dünya genelindeki ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin yakından takip edilmesi ve bu gelişmeler ile kurumsal yönetimin bütünleştirilmesi gerekmektedir. Şirketlerin kar elde etmesi yanında ekosistemindeki gereksinimleri de dikkate alarak toplumsal faydaya odaklanması beklenmektedir. Böylece daha bütünsel bir bakış açısı ve daha sürdürülebilir (ekonomik, çevresel ve sosyal) bir ilerleme sağlanabilmektedir.

Kalekim’in son yıllarda göstermiş olduğu başarılı iş sonuçlarının altında yatan en önemli etmenlerden birisi de bu bakış açısı olmuştur.

Sürdürülebilirlik yaklaşımınızın temelinde neler var, başlangıç adımlarınızdan biraz bahseder misiniz? Bu konuda bugüne kadar geliştirdiğiniz stratejiler ve faaliyetler hakkında neler söylemek istersiniz?

1.Kısım

Kalekim, Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lideri olarak, inovatif, çevreci ve sürdürülebilir ürünleri ile yapı kimyasalları sektörüne jenerik markaya dönüşmüş durumda. 48 yıldır, insan odaklı yenilikçi ürün ve uygulamalarımız ile sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. İnsana ve çevreye saygılı, topluma sürdürülebilir değer katan bir şirket olarak, üretimimizin her aşamasında kaliteden ödün vermeden; müşterilerimize daima en iyi ve en yeniyi sunma hedefiyle çalışıyoruz.

Sürdürülebilirlik yaklaşımı Kale Grubu ve şirketlerinin kurulduğu yıllardan itibaren özümsediği, önceliklendirdiği ve faaliyetleri ile hayata geçirdiği bir bakış açısıdır. Kale Grubu bu bakış açısına Ortak Davasında geçen ‘insana ve çevreye saygılı’ ifadesi ile yer vermiştir. Kalekim stratejilerini desteklemek ve tüm Kale Grubu genelinde ortak bir anlayış oluşturabilmek adına ‘#İyiBakDünyana‘ politikası oluşturuldu. İyi Bak Dünyana politikası ‘Evin Senin Dünyan, Dünya Senin Evin’ sloganı ile anlamlandırılmış, Kale Grubu değerleri ile bütünleştirilmiş ve tüm paydaşları kapsayan bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle Kale Grubunun başlatmış olduğu “İyi Bak Dünyana” hareketi bizlere ışık tutmakta ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmak adına yolumuzu aydınlatmaktadır.

2.Kısım

2015’ten bu yana ISO 14064 standardı uyarınca ‘Karbon Ayak İzi’ emisyonlarımızın takibini yapıyoruz. Bu sürede Karbon Ayak İzi emisyon miktarımızın %65,8’inin ürün ve hammadde sevkiyatlarının oluşturduğunu gördük. Bu nedenle ürün ve hammadde sevkiyatlarımızda emisyon miktarlarının azaltılmasına yönelik çalışmalarımızı önceliklendirdik. Bu doğrultuda pazara ve hammaddeye yakın çoklu tesis yapılanması ile sevk mesafelerini kısalttık, aynı zamanda bazı lokasyonlarda hammaddeyi kendimiz ürettik. Hayata geçirdiğimiz ‘Tedarikçi Gelişim Programı’ ile tedarik mesafesini 1.253 kilometre kısalttık. Bu sayede son 8 yılda sadece hammadde tedarik kısmında 2.697 ton karbon emisyonunun doğaya salımını önledik. Bu da yaklaşık 6.577 ağacın dikilmesine eş değer bir karbon emisyon miktarı anlamına geliyor.

Bununla birlikte 2015’te ton üretiminde 26,07 kg olan CO2 miktarını, 2020 yılında 22,42 kg düşürdük. Sadece 2020 yılında doğaya vereceğimiz 1.917 ton karbon emisyonunu engelleyerek. 4.675 ağaç dikimine eşdeğer karbon salımı azalttık. Ayrıca 7 şehirdeki 8 üretim fabrikamızın bulunduğu lokasyonlarda 2.126 adet ağaç dikimi yaparak, doğanın nefes almasına katkı sağladık. Bu da doğada bulunan 871 ton CO2 emisyonuna yutak oluşturduğumuz anlamına gelmektedir.

Öte yandan İklim değişikliği ve ekolojik sorunların etkilerinin azaltılmasına dair yıllardır yürüttüğümüz süreçleri tek bir çerçevede ve bütünsel olarak ele alabilmek amacıyla 2021-2023 stratejilerimiz arasına  “Sürdürülebilirlik” stratejisini dahil ettik. Bundan sonrası için de sürdürülebilirlik stratejimiz ve İyi Bak Dünyana hareketi doğrultusunda yarınlarımıza iyi bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Çalışmalarımızın bir takdiri olarak  ‘Doğaya Yeşil Bir İz Bırak’ projemizle Eylül ayında VII. İstanbul Karbon E-Zirvesi kapsamında Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından, kimya sektörü kategorisinde 2021 yılı ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne, ilki 2019 yılında olmak üzere ikinci kez layık görüldük. Tedarik zincirinde satınalmadan sevkiyata birçok alanda karbon salımını azaltarak, doğaya nefes olmaya çalıştığımız bu proje gibi yeşil dönüşüme yönelik çalışmalarımız bundan sonra da artarak devam edecek.

Sürdürülebilirlik etkilerini uzun vadede nasıl koruyup-iyileştirmeyi planlıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik adına önceliklerimizi, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi ve eylem planlarımızı belirledik. Belirlediğimiz öncelikler, hedef ve eylem planları doğrultusunda çalışmalarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz. Bu sürecin yönetişim mekanizmalarını sürdürülebilirlik boyutları (Ekonomik, Çevresel ve Sosyal) bazında oluşturduk. Yönetişim mekanizmaları içinde Yönetim Sürdürülebilirlik Komitesi, Sürdürülebilirlik Elçileri, Sürdürülebilirlik Organizasyonu, Gönüllüler Platformu, Sürdürülebilirlik Boyutları Bazında Çalışma Grupları vb. yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde;

  • Karbon Ayak İzi azaltma faaliyetlerimize devam edeceğiz. Bu kapsamda hali hazırda devam ettiğimiz çoklu tesis yapılanması ve geniş dağıtım ağlarına yenilerini ekleyerek sevkiyatta oluşan karbon salımını en aza indireceğiz.
  • Doğal kaynak tüketimlerini en aza indirmek ve verimli kullanmak adına yenilenebilir enerji kullanımına dönük yatırımlarımızı artıracağız.
  • Organizasyonel Yaşam Döngüsü (O-LCA) ile hammaddeden nihai tüketiciye kadar olan tüm süreçlerimizde çevreye olan etkimizi ölçümleyerek, iyileştirmek adına aksiyonlarımızı gözden geçireceğiz.
  • Paydaşlarımızın katkı ve katılımlarını sağlayacağımız mekanizmaları etkinleştireceğiz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı tedarik zinciri içindeki tüm paydaşların katılımını sağlayacak şekle dönüştüreceğiz.
  • Paydaşlarımızın farkındalık ve bilinçlendirilmesi amacıyla etkinliklerimizi artıracağız. Sektörel STK ve Derneklerde daha aktif yer alarak çalışmalara katkıda bulunacağız. Bu konularda çeşitli etkinlik ve zirvelerde deneyim paylaşımı oturumlarına dahil olacağız. Farklı Grup ve Şirketlerin uygulamaları ile kendi uygulamalarımızı kıyaslamak (benchmark) amacıyla bir araya gelmeye devam edeceğiz.
  • Yürüteceğimiz sürdürülebilirlik projeleri / çalışmaları ile ekosistemimizi genişleteceğiz ve yeni işbirlikleri oluşturacağız.
  • Her yıl yaptığımız geri bildirim anketleri ile paydaşlarımızın sesini dinlemeye devam edeceğiz.
  • İnovasyon ve dijitalleşme konusundaki çalışmalarımızı geliştireceğiz.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yıllardır yaptığımız toplumsal projelerimizi çeşitlendireceğiz.
  • Sürdürülebilirlik kapsamında yaptığımız tüm çalışmaları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmak adına Sürdürülebilirlik Raporu hazırlama aşamasındayız.

Bu konu üzerinde gelişmiş ülkelerdeki mevcut algı ve pratiklerle Türkiye’deki yaklaşımlar arasında sizce bir fark var mı?

 Sürdürülebilir bir kurum bilincinin gelişebilmesi için atılabilecek temel adımlar nelerdir?

2010 yılından itibaren EFQM Kurumsal Mükemmellik Modeli doğrultusunda çalışmaktayız. Bu model de yıllardır bize sürdürülebilir bir anlayış ve temel oluşturmaktadır. Bu çerçevede yaptığımız çalışmaların neticesinde 2019 yılında Türkiye Mükemmellik Ödülünü kazandık. EFQM Modeli de 2020 yılında kapsamlı bir güncelleme geçirmiş ve modelin içeriğine BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Küresel İlkeler Sözleşmesi, Döngüsel Ekonomi vb. kavramlar dahil olmuştur. Amacımız bu model doğrultusunda 2023 yılında Avrupa’da yer alan şirketlerle yarışarak EFQM Küresel Ödülünü (EFQM Global Award-EGA) kazanmak istiyoruz.

EFQM Kurumsal Mükemmellik Modeli doğrultusunda sürdürülebilirlik çalışmalarını desteklemek üzere öne çıkan şu konulara odaklanılması gerekmektedir; Amaç-Strateji ve Politika, Paydaş beklentilerinin ve geri bildirimlerinin sistematik bir şekilde alınması, Gönüllülük, Yönetişim mekanizması, Liderlik, Sürekli iyileştirme, İletişim, Farkındalık artırma ve içselleştirme, Süreç kıyaslama faaliyetleri, Hedeflerin belirlenmesi, Öncelikli sürdürülebilirlik konuları, Bütünsel bakış açısı ( tüm tedarik zinciri içinde ), Organizasyonel yaşam döngüsü, STK ve dernek üyelikleri vb.

Sürdürülebilirlik’ adı altında ortaya koyduğunuz tüm çalışmaların; üretim, sevk ve tüketim noktasında ortaya çıkaracağı amaçlanan fayda ve iyileştirmeler başlıca nelerdir

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının bizlere verdiği sorumluluklarla birlikte, yeni bir ekonomik, sosyal ve siyasi değişim ve dönüşüm planı olarak görebileceğimiz Avrupa Yeşil Mutabakatı, 2030’a kadar %50 ve 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefiyle sera gazı emisyonlarını azaltarak Avrupa’yı ilk İklim Nötr kıta haline getirmeyi hedeflemektedir. Avrupa’ya ihracat yapan bir firma olarak bu sürece hazırlık konusunda Sürdürülebilirlik çalışmalarının bizlere ciddi katkısı olmaktadır. Aynı zamanda sürdürülebilir iş modelleriyle birlikte ekonomik olarak yeni büyüme rotaları ve işbirlikleri geliştirmekteyiz. Bu kapsamda hem yurtiçi ve yurtdışında (Arnavutluk, Cezayir, Fransa vb.) önemli işbirliği imkânları oluşturulmaktadır. 

Diğer yandan sürdürülebilirliğe katkı sağlamak Ar-Ge’mizin de en önemi stratejileri arasında yer alıyor. Bunun için ürünlerin yerelleştirilmesi ile nakliyeden kaynaklanan CO2 salınımının, çimento/dolgu optimizasyon projeleri ile çimento kullanımı kaynaklı CO2 salınımının azaltılması ve ürünlerin içeriğindeki hammaddelerin çevre/insan sağlığına duyarlı / sürdürülebilir muadilleriyle değiştirilmesi yönünde çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalara ek olarak; sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak şekilde atık dolgu/hammadde/ürün kullanımlarına yönelik çalışmalar devam etmekte, kullanım alanlarında atık oluşumunu minimize edecek tek bileşenli ürünler tasarlanmakta, daha az ürün nakliyesiyle (nakliyeden kaynaklanan CO2 salınımının azaltılması) daha çok metrajı kaplayabilecek / daha düşük su tüketimi ile uygulanabilecek kaplama malzemeleri ve kendini sürekli yenileyerek bina ömrünü uzatan tamir/dolgu malzemeleri üzerinde çalışılmaktadır. Ayrıca çevre ve insan sağlığına duyarlı su bazlı ürün üretimleri yapılmakta; ultra düşük uçucu organik bileşen içerikli, formaldehit gideren boyalar, su ile seyreltme ihtiyacı duyulmayan dolayısıyla su tüketimini düşüren kullanıma hazır boyalar ve çimentonun cildi tahriş edici etkisini minimize eden çimento esaslı ürünler geliştirilmektedir. 

2020 yılında, TÜBİTAK destekli “Formaldehit Giderici ve Ultra Düşük VOC İçerikli İç Cephe Boyasının Geliştirilmesi” projesi kapsamında geliştirdiğimiz Bi’Boya Fresh Comfort ürünüyle, “Altın Çekül Uluslararası Yapı Katalogu Ödülleri”nde fikir kategorisinde “Tüzel Fikir Ödülü” almaya hak kazandık. 

Toplumun sürdürülebilirlik alanında daha fazla bilinçlenmesini sağlayacak projeleriniz ve ya çalışmalarınız var mı?

Sürdürülebilir etki odağımızda ve Kalekim’in müşteri odaklı yaklaşımı çerçevesinde hayata geçirdiğimiz; sektöründe ilk ve lider uygulaması olan ‘Kalekim Usta Kulubü’ ile üye ustaların mesleki ve becerilerini geliştirilerek sektöründe nitelikli usta yetiştirilmesi sağlamaktayız. Ayrıca sektörel olarak önemli bir karar verici olan Usta ile nitelikli uygulama ortaya çıkması hedeflenmektedir.

Reklam