MAPEI Türkiye Genel Müdürü Selman Tarmur: “2021 hedefimiz büyümeye devam etmek olacak”

2021’de bu yıl başladığımız aksiyonlara devam ederek yine büyüme yakalayacağımızı düşünüyorum. Ayrıca son 8 çeyrektir küçülen inşaat sektörünün de artık toparlanma sürecine gireceğini düşünüyorum. İnşaat sektörünün toparlanma sürecine girmesiyle bizim sektörümüzün büyümesi birbirine paralel ilerleyeceği kanısındayım.”

2020 yılı firmanız için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?

Biz Türkiye’de salgının başlangıcından beri üretime hiç ara vermedik, dönemin koşullarına adapte olup 2020 hedeflerimizi değiştirmeden gerekli tüm önleyici/koruyucu önlemleri maksimum düzeyde alarak üretime devam ettik.  Ofislerimizde minimum gerekli sayıda personeli tutarak, çoğunluğumuz evlerimizden teknolojik imkanları kullanarak çalışmaya başladık. Sahadaki arkadaşlarımıza işlerini dijital kanallardan devam ettirmeleri için destek verdik, tüm Mapei yöneticilerinin katıldığı, bölge bayilerimizi bir araya getirdiğimiz toplantılar yaptık. Bayi personelimiz için planladığımız teknik eğitimleri dijital ortamda düzenledik. Salgının nispeten hafiflediği yaz aylarında sahadaki arkadaşlarımız sağlık önlemlerine maksimum uyarak saha ziyaretlerine başladılar.   Bu dönemde aldığımız kararlar ve aksiyonlarda ana stratejimiz; insan sağlığını riske atmadan üretime devam etmenin sektör ve ülke ekonomisi için kritik olduğu görüşüyle, çalışan sağlığı öncelik olmak şartıyla müşterilerimize ve projelere verdiğimiz hizmeti aksatmadan operasyonumuzu devam ettirmek oldu.   Türkiye ekonomisindeki sıkıntılar ve pandemiye rağmen 2020’de ana ürün gruplarımızda planladığımız büyümeyi yakaladık.

2020 yılında pandemi nedeniyle planlanan pek çok pazarlama aktivitesi gerçekleştirilemedi, fuarlar, toplantılar, seyahatler iptal oldu. Biz bu süreçte dijitalleşmeyi önceliğimiz haline getirdik. Pandemi öncesinde zaten 2020 yılı ile birlikte dijital mecralarda daha fazla çalışmak üzere bütçe ve aktivite planlamamızı yapmıştık, pandemi bize ne kadar doğru bir plan yaptığımızı göstermiş oldu. 2020 başında, salgından önce Mart – Haziran arası dönem için planladığımız aktiviteleri iptal etmedik, dijital platforma taşıyarak gerçekleştirdik. Bayilerimizle, müşterilerimizle, proje ekipleriyle ve mimarlarla dijital kanallar üzerinden iletişime devam ettik. Pandemi sosyal medya iletişim temalarımızdan biri oldu, iletişim stratejimizi gündeme paralel olarak revize ettik, takipçilerimize moral verici, pozitif mesajlar vermeyi hedefledik.

2021 yılı beklentilerinizi genel hatlarıyla paylaşmak ister misiniz?

2021 de 2020 de başladığımız aksiyonlara devam ederek yine büyüme yakalayacağımızı düşünüyorum.  Ayrıca son 8 çeyrektir küçülen inşaat sektörünün de artık toparlanma sürecine gireceğini düşünüyorum. İnşaat sektörünün toparlanma sürecine girmesiyle bizim sektörümüzün büyümesi birbirine paralel ilerleyeceği kanısındayım.

Şirket olarak önümüzdeki yıl için planlarınız neler? Yeni yatırımlar, yeni ürün ya da hizmet modelleri noktasında ne tür projeleriniz olacak?

2021 hedefimiz yüksek performanslı, yenilikçi ürünler ve profesyonel teknik destek sunarak büyümeye devam etmek olacak.

Pandemi döneminde gözlemlediğimiz bir eğilim bize kaliteden ödün vermeden hızlı servis vermenin önemini gösterdi. Bu dönemde müşterilerimizin hizmet hızıyla ilgili beklentilerinin yükseldiğini gördük. Buradan yola çıkarak 2021’de de lojistik, teslimat ve teknik destek hizmet süreçlerimizde değişen müşteri beklentilerini karşılamaya yönelik iyileştirmeler yapmaya devam edeceğiz.

2021’de dijital mecrada müşteriye ulaşmanın her zamankinden daha önemli olacağını düşünüyoruz. Bu mecralar üzerinden bilinirlik yükseltmek, kullanıcı deneyimi paylaşmak gibi konuların daha da önemli olacağını düşünüyoruz. 2021’de bu mecralarda aktivitelerimiz ve yatırımlarımız artarak devam edecek.

Deprem Türkiye için büyük bir risk oluşturan acil çözüm bekleyen bir konu. Türkiye genelinde 19 milyon bina bulunurken, riskli konut sayısı 6,5 milyon adet. İstanbul’da 2-2,5 milyon bina var. Bu binaların yarıya yakınının riskli olduğu düşünülüyor. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi ülke genelindeki 6,5 milyon riskli konutun yüzde 90’ı güçlendirilerek kurtarılabiliyor. Riskli binaların tümünü yıkıp yeniden mümkün olmadığı için Deprem gerçeğiyle yüzleşmemiz ve yapılarımızı bir an önce güçlendirmemiz gerekiyor.

Güçlendirme yıkıp yeniden yapmaya göre yüzde 60’a varan oranlarda daha az maliyetli. Bir binayı  yıkıp yapmak için 18 ile 24 ay arası beklemek gerekiyor. Güçlendirmede bu süre 4 ile 6 ay arasında. Kısa sürede etkili bir çözüm. Yıkıp yapıldığı zaman kaybedilen alanlar da olabiliyor. Güçlendirme yapıldığında bir dairede kayıp alanı 1 metrekareyi geçmez. Yıkıp yapmakta harcanacak maliyetin yüzde 30’una binayı güçlendirip oturmanız mümkün. Güçlendirme çalışmalarında sırasında evinizden taşınmanız gerektiği için devlet tarafından kira desteği de sağlanıyor. Güçlendirmede temele kadar iniliyor. Kriterlere uygun şekilde güçlendirilen binaların, deprem güvenliği açısından yeni yapılan binadan hiçbir farkı kalmıyor. Aynı yönetmelik, aynı kriterler uygulanıyor. Güçlendirilerek kurtarılamayacak binaların da hemen dönüşmesi gerekiyor.

Biz 2019’dan beri binalarda deprem güvenliği ve yapısal güçlendirme iletişimi yapıyoruz  2021’de bu konuya dikkat çekmek için dernekler ve fikir liderleri ile gerçekleştirdiğimiz çalışmaları sürdüreceğiz.