TMS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Tüfekçi: “Alt yapı ve yüksek yapı projelerindeki başarılarımız herkesçe bilinmektedir”

“Pandemi hemen her sektörde dengeleri alt üst etti, programlanan yatırımlar ertelenmek durumunda kalındı. İnsan hayatını tehlikeye sokan bu virus nihayetinde insanların iç içe olduğu iş modellerini ve özellikle emek yoğun sektörleri etkiledi. İnşaat sektörünün de bu kapsamda olduğu düşünüldüğünde iş gücü ihtiyacını azaltacak, verimliliği artıracak teknolojik gelişmelerin inşaat sektörü için de hız kazanacağını ve büyük inovasyonlara fırsat yaratacağını söylememiz yanlış olmaz.”

Yurt içi ve yurt dışı pazarlarda inşaat sektörüne “endüstriyel kalıp ve iskele sistemleri” üreten TMS Kalıp İskele, kırk yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürüyor. 1973 yılında mütevazi bir firma olarak sektöre adım atan TMS, bugün gelinin noktada artık 50’den fazla ülkeye ihracat yapmayı başarmış, bünyesinde çok uluslu firmalar da bulunduran büyük bir yapıya dönüşmüş durumda.

TMS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Tüfekçi ile sektördeki genel eğilimi ve bu noktada kendilerinin ortaya koyacakları stratejileri kısaca ele almaya çalıştık.

Firmanızın pazardaki faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

TMS olarak Kalıp ve İskele sektörünün hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli oyuncularından olduğumuzu bugüne kadar içinde başarıyla yer aldığımız pek çok mega ve referans projeleri sayesinde biliyoruz. Ürün ve hizmet kalitesini öncelikleyerek ihracata ağırlık veren şirket stratejimiz son 25 yılda olduğu gibi devam ediyor. Bunun başlıca meyvelerini Katar ve Kuveyt’te kurmuş olduğumuz şirketlerimizin elde ettiği başarılarla almaktayız. Özellikle GCC/Körfez bölgesinde büyük projelerin kalıp, iskele ve donatı manşonu tedarikçisi olarak TMS markası önemli değer kazanmıştır.

Sektördeki son gelişmeler ve beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?

Sektör haliyle Covid-19 pandemisinden önemli yara aldı. Yurtdışındaki zamana duyarlı mega projelerimiz dışında kalan projelerde duruşlar ve gecikmeler yaşandı. Tabii bunda inşaat sektörünün emek yoğun ağırlıklı çalışıyor olmasının, çalışanların çoğunlukla yakın temas içinde olmaları ve barınma şartları da çok etkili oldu. Haliyle bu sıkıntılar tahsilatları ve zincirleme olarak şirketlerin nakit akışlarını da etkiledi.

Genel güncel sorunların dışında, inşaat sektörünün projeye özel işçilik ve imalatlar gerektirmesi sebebiyle verimsiz bir sektör olduğuna dikkat çekmek gerek. Sektördeki verimliliği artırmak, iş güvenliğini ve imalat kalitesini daha yukarı taşımak adına önemli adımlar dijitalleşme yoluyla atılmaya çalışılıyor. Haliyle bu dijitalleşme Kalıp ve İskele sektörünü de kapsamaya başladı, bu konuda geri kalmamamız gerekir.

Bu yıl müşterilerinize ürün, satış ve hizmet noktasında ne gibi yenilikler sunacaksınız?

TMS olarak özellikle know how ve projeye özel çözümler gerektiren alt yapı ve yüksek yapı projelerindeki başarılarımız herkesçe bilinmektedir. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızca tescilli Ar-Ge Merkezimiz sürekli bir çalışma içinde. Yeni Teydeb-Tübitak proje kabullerinin pek nadir olduğu bu son dönemde bile Ar-Ge merkezimizin Kompozit Köprüler için geliştirmekte olduğu proje onay alarak gerçekleştirilme aşamasına bir adım daha yaklaşmıştır. Yakın dönemde özellikle Avrupa’da yapılacak köprü projelerinde yerini almasını bekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığınız yeni yatırım ve projeleriniz var mı?

Katar ve Kuveyt’te kurmuş olduğumuz şirketlerimizden sonra yeni ve benzer bir girişimimizde Birleşik Arap Emirlikleri için olacak, tüm anlaşmalar ve hemen her şey geçen yıldan hazır ancak pandemi dolayısı ile yüz yüze görüşmeler zorlaştığı için bu yılın ilk çeyreğinde şirket kurulumu gibi detayların tamamlanacağını düşünüyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Pandemi hemen her sektörde dengeleri alt üst etti, programlanan yatırımlar ertelenmek durumunda kalındı. İnsan hayatını tehlikeye sokan bu virus nihayetinde insanların iç içe olduğu iş modellerini ve özellikle emek yoğun sektörleri etkiledi. İnşaat sektörünün de bu  kapsamda olduğu düşünüldüğünde iş gücü ihtiyacını azaltacak, verimliliği artıracak teknolojik gelişmelerin inşaat sektörü için de hız kazanacağını ve büyük inovasyonlara fırsat yaratacağını söylememiz yanlış olmaz.

Reklam