Layher, sektörde 75.yılını kutluyor

“Sektörümüzün tüm paydaşlarının, bu içinden geçtiğimiz süreci, her şeyden önce sağlıkla atlatmasını diliyorum. Bizim Layher olarak sektöre taahhüdümüz, mevcut hizmet alanlarındaki kalitenin daha da arttırılması, yeni hizmet alanlarının da dünyanın en etkin ve sofistike iskele markası ile tanıştırılması olacaktır.”

Layher Türkiye; genç, uzman ve işine tutku ile yaklaşan kadroları ile iskele kullanıcılarının ve uygulayıcılarının “daha fazla olanak” felsefesini işlerine adapte etmesi için durmadan çalışıyor ve kısa sürede geldiği noktanın endüstri ve kendisi için yeterli olmadığının farkında olarak, bayrağı daha da ileri taşımayı hedefliyor.

2011 yılında Türkiye’de başladığı yolculuğuna pek çok başarı sığdıran firma, hali hazırda iskele endüstrisinin de birçok paydaşına öncülük etmekte.

Layher Türkiye Genel Müdürü Tevfik Ceran ile keyifli bir söyleşi yaptık. Merak ettiğimiz birçok konu hakkında bizleri bilgilendiren Ceran, önümüzdeki dönem için öngörülerini de bizlerle paylaştı.

Sektördeki gelişmeleri şirketiniz adına nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Kalıp ve iskele sistemleri, Türkiye’de inşaat sektörüne paralel olarak, son dönemde büyük bir atılım yaptı. Güvenlikli sistemlerin ve şartnamelerin gittikçe kabul görmesi ve yaygınlaşması, sektöre büyük bir ivmelenme sağladı. Layher olarak, sektördeki birçok paydaşımızdan bizi ayıran yönlerden biri, sadece sistem iskele konusunda üretim, satış ve pazarlama faaliyetleri yürütüyor olmamız. Bu sene 75. kuruluş yılımızı kutluyoruz. Malum pandemi koşullarından dolayı, istediğimiz coşku ve etkinlik gücü ile kutlayamasak da, 75 yıllık sistem iskele bilgi, tecrübe ve kalitesini sektörün tüm alanlarında yaygınlaştırmaya devam etmek istiyoruz. Türkiye pazarında büyük inşaat projelerinin çoğunun tamamlanmış olması, tüm sektör oyuncularını belirli projelerde yer ve pay almaya zorluyor. Biz Layher olarak, endüstriyel tesislerdeki etkinliğimizin yanı sıra, ülkemizdeki prestijli inşaat projelerinde de yer almanın sevincini yaşıyoruz. Son dönemde hepimizi ve sektörümüzü derinden etkileyen pandemi koşullarına rağmen, gerek endüstriyel alanlarda gerekse inşaat sektöründe artan kalite ve hız beklentisinin, sistem iskele üzerine çalışan firmalara olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Layher olarak, iskele sektöründe değişime ve gelişime öncülük etmeye devam ediyor olacağız.

Pazarlama ve finans noktasında şu an sektörün üzerinizdeki en büyük baskı sizce ne? Bu noktada ne gibi tedbirler alınabilir?

 Bir süredir tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci ile adeta tüm ülkeler, toplumlar ve şirketler bir sınavdan geçiyorlar. Hepimiz için yeni bu süreçte, tüm dikkatimizi ve önceliğimizi, çalışanlarımızın sağlığını korumak üzerine yoğunlaştırdık. Süreci de, bu anlamda başarı ile yönettik. Yaptığımız her faaliyet, birebir iş ortaklarımız ile temas halinde olduğumuz süreçlerden oluşuyordu; yeni normalde bunu farklı şekillerde yapmayı keşfettik. Tabi ki bu tüm süreçlerin gözden geçirilmesini ve farklı, efektif yaklaşımların geliştirilmesini gerektiriyordu ve teknolojik alt yapımızla birçok problemin üstesinden gelebildik. Alışamadığımız tek şey, iş ortaklarımızı eski tempomuzla ziyaret edememek. Bu durumun da zamanla değişeceğini umuyorum. Elbette tüm bu süreçlerin, şirketler üzerinde mali baskıları da oldu, bunun yansımalarını da hepimiz yaşadık. Devletin ilgili kuruluşlarının aldığı tedbirleri yakından takip ettik, etmeye de devam ediyoruz. Bu konuda, sektörel ihtiyaçların giderilmesi için üyesi olduğumuz İskele Kalıp Sanayicileri Derneği aracılığı ile devlet kuruluşlarından taleplerimiz oldu. Tüm bunların dışında, kendi paydaşlarımıza daha yakın durmaya, ihtiyaçlarını daha dikkatli dinlemeye özen gösterdik.

Reklam