TMS Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Tüfekçi: “ArGe çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya başlayacağımıza inanıyorum”

“TMS olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından onaylı ArGe Merkezimiz var, bildiğim kadarı ile bu konuda TMS sektörde tek ve ArGe Merkezimiz sürekli yeni ürünler geliştirme çabasında. İrili ufaklı pek çok ArGe çalışmasının yanında özellikle komposit köprüler için yeni bir sistem geliştirme çabasındayız.”

Mutlak Kalite’ ve ‘Müşteri Memnuniyeti’ odaklı yaklaşımı ile müşterilerinin gerçek çözüm ortağı olmayı hedefleyen TMS Kalıp ve İskele Sistemleri, sahip olduğu geniş ve yenilikçi ürün yelpazesiyle güçlü bir tedarikçi firma olmasının yanı sıra, üretiminin büyük çoğunu ihraç edebilen güçlü bir mühendislik firması aynı zamanda.

TMS, yenilikçi ve rekabetçi ürün ağı ve güvendiği mühendislik gücü sayesinde, hem ülkemizde gurur kaynağı olmayı başarmış, hem de yabancı üreticilere rakip olarak sektörel bir tekelin oluşmasının önünü kapamış durumda.

 TMS Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Tüfekçi, sektörün içerisinde bulunduğu durumu, ortaya çıkan bu yeni tabloyu, kendilerinin gelişmelere karşı kurguladıkları stratejileri ve önümüzde bizi bekleyen risk ve fırsatları geniş bir perspektiften ele alarak bizler için yorumladı.

Sektördeki gelişmeleri şirketiniz adına nasıl değerlendiriyorsunuz?

TMS olarak 2020 için çok farklı planlarımız vardı. Mart ayında Las Vegas’ta ConExpo fuarına tam da Covid-19’un ABD’ye giriş yapmakta olduğu günlerde katılmıştık. Fuarın son gününün Covid-19 önlemleri kapsamında iptali hariç bizim için son derece başarılı geçmiş bir fuardı. Sonrasında tabii tüm planlar, hesaplar herkes için alt üst oldu, ama her şeye rağmen New York’ta küçükte olsa bir projede yeni geliştirdiğimiz sistemlerimiz kullanıldı.

Pandemi şartları hemen herkes için bilinmeyenlerle doluydu, bazı sektörlerde oyunun kuralları yeniden yazıldı. İnşaat sektörü için hem iç hem de dış pazarlarda pandeminin zaten mevcut olan zorlukları daha da artırdığını söyleyebiliriz. Piyasaların bekle gör dönemine girerek talep kısmasından tutun, inşaat emekçilerinin zorlu şartlarda bir arada çalışması ve barınması gibi sorunlar uluslararası pazarlarda bile projelerin yavaşlaması ve hatta durmasına sebep oldu.

Pandemi sürecinin beklenenden daha da uzun süreceği algısı pek çok ülkede ve sektörde yeniden açılmalara, kısmi normalleşmeye yol açması ile az da olsa olumlu gelişmeler yaşanmaya başladı. TMS olarak biz bu süreci gerek Türkiye’de gerekse Katar ve Kuveyt’te kurulu şirketlerimizle olabildiğince hasarsız atlatma gayretindeyiz. Hemen her kriz ortamında yaşadığımız gibi dış pazarlarda olmanın avantajını bu sefer de görmüş olduk.

Pazarlama ve finans noktasında şu an sektörün üzerinizdeki en büyük baskı sizce ne? Bu noktada ne gibi tedbirler alınabilir?

Pandemi ortamında pazarlamanın alışageldiğimiz formatlarda yapılamaması haliyle dijital platformların önemini artırdı. Sanal Fuarlar, Webinar’lar vb dijital ortamlar hedef kitlelerimiz ve müşterilerimizle irtibat kurmanın en sağlıklı yolu oldu bir anda. Hatta yurtdışı şirketlerimizde müşteri temaslarının yanında yönetim kurulu toplantılarımızı bile dijital ortamlarda yapmaya başladık.

Finansman sorunları tabii ki kriz ortamlarının en önemli konusudur. Pandemi döneminde pek çok ülke emek yoğun sektörlerini desteklemek için finansman paketleri açıkladılar, ülkemizde de şartlar elverdiğince bu yönde önlemler alındı, destekler sağlanmaya çalışıldı.

Likidite konusunda sağlam olan şirketler bile mevcut naktin korunması stratejileri doğrultusunda ödeme musluklarını kapattıkları için piyasalarda tahsilat sıkıntıları haliyle yaşandı. Uluslararası piyasalarda faizlerin neredeyse negatif olması bazı ülkelerde likidite bolluğuna sebep olsa da maalesef ülkemiz içinde bulunduğu özel şartlar sebebi ile bundan pek yararlanamadı. Pandeminin uzaması sebebi ile finansman anlamında zorlu bir kış bizi bekliyor olacak gibi görünüyor.

Yeni yıl yaklaşırken önümüzdeki süreç için ne gibi değişimler ön görüyorsunuz?

Yeni yılda biraz daha temkinli hareket ediyor olacağız, bazı yeni yatırım projelerimizi zaten beklemeye almıştık. Ancak, bazı hedef ülkelerimizde önemli fırsatlar yakalama şansımız olduğunun da farkındayız, gelişmelere göre anlık kararlar alma durumumuz olabilir.

Körfez bölgesinde zaten önemli bir oyuncu konumundayız, hemen her büyük projede tekliflerimiz masada yer alıyor ve potansiyelimize göre pazardan payımızı alabiliyoruz.

Öncelikle Avrupa ve ABD pazarlarından iyi haberler bekliyor olacağız, özellikle alt yapı projeleri için geliştirdiğimiz özel sistemlerimizin ve benzer doğrultuda devam eden ArGe çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya başlayacağımıza inanıyorum.

Şu an yeni ürün ya da yeni bir hizmet modeli üzerine çalışmalarınız var mı?

 TMS olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından onaylı ArGe Merkezimiz var, bildiğim kadarı ile bu konuda TMS sektörde tek ve ArGe Merkezimiz sürekli yeni ürünler geliştirme çabasında. İrili ufaklı pek çok ArGe çalışmasının yanında özellikle komposit köprüler için yeni bir sistem geliştirme çabasındayız.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Dünyada ekonomi politikalarını etkileyecek ABD seçimleri ile pandeminin sonbahar seyri açısından Kasım ayı ve sonrasının iyi izlenmesi gerekiyor. 2021 stratejilerini belirlemede önümüzdeki birkaç aylık sürenin çok kritik olacağını düşünüyorum. ABD seçimleri genel anlamda dünya ticari hayatının parametreleri üzerinde etkili olurken, Türkiye özelinde hassas uluslararası pozisyonumuz sebebi ile daha da çok önem taşıyor. Öte yandan pandeminin yaklaşan kış ile kuvvetli bir geri dönüş yapması normalleşme beklentilerimizi ötelememize ve ekonomik kayıplarımızın artmasına sebep olacaktır.

Reklam