“İnovasyonla olan yakın ilişki kişi ya da kurumları daima güncel ve yeniliğe açık hâle getirir”

2021 yılı firmaların Ar-ge ve Ür-ge faaliyetlerinin öne çıkacağı bir yıl olacak. Bu da bir nevi rekabet ve meydan okumadır. Bizler bu hususu önceden öngörerek gerekli tüm önlemleri aldık ve almaya da devam ediyoruz.”

Ürettiği tüm projelerle dinamik yapısını yansıtan Yurtbay Seramik, kurulduğu günden bugüne estetik ve doğaya saygılı çözümler üretmekte. Firma başarılı faaliyetlerinin yanı sıra, sektöre artı değer katmak ve marka imajını daima bir adım daha ileriye taşımak amacıyla sürekli yeni çözümler ve sistemler geliştirmekte…
Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su İlter Yurtbay ile gündeme dair kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yurtbay Seramik’te İcra Kurulu Başkanı’sınız. Bu koltuğa oturmadan önce nasıl bir yoldan geçtiniz, hangi alanlarda eğitim aldınız? Sizi biraz daha tanıyalım…

2011 yılından beri aile şirketimizde farklı pozisyonlarında değişik görevler üstlendim. Yaklaşık dört seneden beri de İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekteyim. Lisans eğitimimi University of Berkeley’de tamamladım. Evli ve iki çocuk sahibiyim.

Kurucunuz Zeki Yurtbay çok ilginç ve başarılı bir iş insanı. Henüz 14 yaşındayken tuğla üretim girişiminin başına geçmiş. İş konusunda ondan neler öğrendiniz?

Aile şirketlerinde kurum kültürünü genellikle şirket kurucularının o günkü iş yapış şekli ve iş ahlakı hususundaki değer manzumeleri belirlemektedir ve bu, o kurumun gelecek nesillerine ışık tutmaktadır. Kurucumuz Zeki Yurtbay’dan şüphesiz çok şey öğrendik .Bizlere yaptığımız işte en iyi olmak ve aslolanın büyüklük değil itibar olduğu aşılanmıştır. İtibarlı olmanın yolu ise cemiyette sözüne güvenilen, borcuna sadık ve tevazu sahibi bir iş insanı olmaktan geçer. Bizler de bunun bilinciyle hareket etmekteyiz.

Seramik üretimi aile işiniz, içine doğduğunuz bir iş ama dışarıdan bir gözle baksanız, en cazip yönleri neler sizce?

Son zamanlarda Türkiye’de üreten sanayici olmanın cazip taraflarından çok elverişsiz tarafları dile getirilse de pek tabii avantajları da vardır. Analitik düşünme yapısı ve inovasyonla olan yakın ilişki kişi ya da kurumları daima güncel ve yeniliğe açık hâle getirir. Bu da kişi problem çözme yetisini artırmakla beraber, yapılan işte başarılı olma oranını artırır.

Yılda 25 milyon metrekare üretim yapan ve 56 ülkeye ihraç eden bir firma olarak pandemi üretiminizi ve satışı nasıl etkiledi? Bu konuda önlemler aldınız mı?

Pandemi şüphesiz tüm dünyayı etkisi altına alan bir süreç ve görünen o ki bir süre daha bununla mücadele etmeye devam edilecektir. Bizler de tüm iş dünyası gibi özellikle personel sayımızın en yoğun olduğu üretim tarafında aldığımız önlemleri titizlikle uyguluyoruz. Örneğin, pandeminin ilk zamanlarında uygulamaya aldığımız önlem protokollerimizi bugüne kadar hiç gevşetmedik ve son vaka iyileşene kadar da gevşetmeyeceğiz. Buna ek olarak, yine tüm üreticiler gibi bizler de pandemi sebebiyle üretim ve satış hedeflerimizi revize etmek zorunda kaldık. Ne var ki, hem iç piyasa hem de ihracat satışlarımızda Covid-19 etkisi kısa sürdü ve durgunluk yılın üçüncü çeyreğine sıçramadan arz talep dengesi tekrar balansa geldi. Yılın üçüncü çeyreğinde oluşan bu olumlu seyrin son çeyrekte de bu rakamları koruması hâlinde, seramik karo sektörünün 2020 yılını tüm olumsuzluklara ragmen, geçmiş yıla nazaran %5-%8 arasında büyüme ile kapatacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, bizler pandemiye tüm ülke ve ülkelere bağlı kurumları aynı seviyeye getiren yeni bir başlangıç gözüyle de bakıyoruz. Örneğin, sektörümüz yeni ürün görsel ve yardımcı malzemelerinin çoğunu yıllardır Pandemi’nin Avrupa’daki ilk buluşma merkezleri İtalya ve İspanya’dan tedarik etmektedir. Bunun hazırlığı için de bu ülkelere fuar dönemlerinden önce düzenli seyahatler düzenlenip gerekli hazırlıklar tamamlanır. Bu sene uçuş yasakları sebebiyle firmalar her yıl düzenledikleri seyahatleri gerçekleştiremedikleri için bir tedarik açığı oluştu ve bunun sonucunda firmalar uzun yıllardan beri ilk defa yeni sezon ürünlerini dışardan tasarım desteği almaksızın kendi ilgili departmanlarıyla çözmek gibi bir durumla karşı karşıya kaldılar. 2021 yılı firmaların Ar-ge ve Ür-ge faaliyetlerinin öne çıkacağı bir yıl olacak. Bu da bir nevi rekabet ve meydan okumadır. Bizler bu hususu önceden öngörerek gerekli tüm önlemleri aldık ve almaya da devam ediyoruz.

Yıllardır hep sektör-eğitim kurumları işbirliğini vurgularız. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’nin 7.sini geride bıraktık. Yarışma bu işbirliğine nasıl bir katkı sağlıyor, şirket olarak sizin için ne kadar önem taşıyor?

Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’ne sadece bir tasarım yarışması olmaktan öte, aynı zamanda sektörel bi entelektüel sermaye ve sosyal sorumluluk projesi gözüyle bakmaktayız. Her biri ülkemizin, konusunda en yetenekli akademisyen, mimar ve iç mimarlarından oluşan jürinin yanı sıra, söz konusu organizasyon her sene ilk kez düzenler gibi ilk günkü heyecan ve titizlikle hareket eden pazarlama departmanımız, Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’nin her sene üstüne koyarak ilerlemesindeki en büyük etkenler…

Bunun yanı sıra, katılımcıdan gelen aday projeler hayal gücünün sınırlarını zorlar nitelikte olmaları sebebiyle, kazananı belirlemek gerçekten meşakkatli bir hâl alıyor ve önümüzdeki yıl da yine her sene olduğu gibi, kazanan projeler üretim bantlarımızda yerini almaya devam edecekler.

Reklam