Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Özgecan Işıltan: “Var olduğumuz her pazarda farklı bir noktada konumlanmayı başarıyoruz”

“Stratejimizin temeline müşterilerimizin çözüm ortağı olma hedefini yerleştiriyor, yenilikçi satış modelimizle farkımızı ortaya koymayı sürdürüyoruz. Bu noktada geleneksel bayilik sistemi yerine doğrudan kendi çalışanlarımız ile satış yapma prensibiyle hareket ediyoruz. Dünya genelindeki çalışanlarımızın üçte ikisi satış organizasyonlarında ve mühendislik alanlarında doğrudan müşterilerimiz için çalışıyor.”

İnşaat çalışmalarının bakım, onarım, tadilat vs. gibi hemen hemen her sürecinde ihtiyaç duyulan Hilti Elektrikli El Aletleri, geliştirdiği teknolojilerle sahada çalışmayı her geçen gün daha hızlı, daha kolay ve daha güvenli hale getiriyor. Değişen ihtiyaçlara uzman bilim adamları ve mühendislerle birlikte kendi araştırma ve tasarım laboratuvarlarında çözümler üreten firma, risk oranı yüksek olan inşaat ve şantiye ortamlarını daha güvenli ve konforlu hale getiriyor.

Hilti Elektrikli El Aletleri’nin Türkiye’deki faaliyetleri, son dönemdeki gelişmeler ve beklentiler üzerine Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Özgecan Işıltan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sektördeki son gelişmeleri bizler için kısaca değerlendirir misiniz?

İnşaat el aletleri sektörü, iç dinamikleri gereği dünyadaki gelişmelerden çabuk etkilenen bir endüstri. Özellikle pandemi sürecinde yaşanan değişimler, iş yapış şekillerinden müşterilerin beklenti ve önceliklerine kadar birçok süreci büyük oranda değiştirdi. Bu noktada sektörde gözlemlediğimiz en önemli gelişme dijitalleşmenin firmaları bir adım öne taşıyacağı oldu. İnşaat el aletleri sektöründe çok büyük bir dijitalleşme hareketliliği söz konusu. Firmalar, dijital uygulamalar aracılığıyla iş süreçlerini yönetiyor, alım-satım, kaynak bulma, tedarik gibi adımları gerçekleştiriyor, müşterileriyle ilişkilerini bu kanallar üzerinden yürütüyor. Aynı zamanda Ar-Ge çalışmaları da son dönemde büyük hız kazandı. Öyle ki, rekabet avantajı kazanmak isteyen birçok şirket toplam ciro içindeki Ar-Ge yatırım paylarını artırdı. Son olarak şunu da belirtmek isterim ki, pandemi sebebiyle yaşanan talep azalması, sipariş iptalleri gibi durumları normalleşmeyle birlikte geride bıraktık. Yeni inşaat projeleri kaldığı yerden devam etmeye başladı, önümüzdeki dönemde üretim kapasitelerinin daha da hareket kazanarak yükselişe geçeceğini düşünüyoruz.

Bu gelişmeler ışığında üretim ve satış faaliyetlerinizde ne tür yenilikler gerçekleştiriyorsunuz?

Öncü bir şirket olarak Ar-Ge’ye ciddi miktarda yatırım yaparak yeni teknolojiler ve patentli sistemler geliştiriyoruz. İnşaat el aletlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından ileri teknolojiye uyumlu, ergonomik ve güvenli olması gerekiyor. Hilti olarak; patentli, kaliteli, uzun ömürlü ürünlerimizle inşaat profesyonellerinin işlerini kolay, güvenli, verimli ve sağlıklı bir şekilde yapabilmeleri için çalışmalarımıza devam ediyor, kendi alanımızdaki iş kazalarını minimuma indirmeyi hedefliyoruz.

Teknolojiyi çözümün bir parçası olarak görüyor, ancak asıl önemli olanın teknolojiyi başarılı bir şekilde uygulamak ve organizasyon içinde değişim yönetimini yürütme becerisine sahip olmak olduğuna inanıyoruz. Dijital dönüşümün organizasyonel değişim yönetimi ve insanlara odaklanmayı gerektirdiğini biliyoruz. Bu bilinçle hareket ederek müşterilerimiz ve ekipleri için yerinde uygulama, eğitim ve destek hizmetleri sunuyoruz. Ask Hilti, Müşteri Hizmetleri, Canlı Sohbet, Web Sitesi, Mobil Uygulamalar, Online Tahsilat, Saha Ekibi, Tamir Merkezi gibi hizmet çözümlerinin yanı sıra e-mail ve sosyal medya hesapları üzerinden de sektörün değer zincirini oluşturan tüm paydaşların ihtiyaçlarına cevap veriyoruz.

Ürün gruplarınızdan ve bu dönemde öne çıkan ürünlerinizden biraz bahseder misiniz?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye pazarındaki varlığımızı da ileri teknoloji ürünler ve çözümler güçlendiriyor. Bu kapsamda ürün gamımız içinde; kırıcı-deliciler, akülü sistemler, direkt tespit sistemleri, dübel sistemleri, elmaslı delme-kesme sistemleri, barutlu ve gazlı çivi çakma sistemleri, kesme ve taşlama sistemleri ve lazerli ölçme sistemleri ile yapılarda yangın güvenliği amacıyla kullanılan pasif yangın durdurucu ürünler yer alıyor.

Ürün portföyümüzde yer alan PLT 300, Türkiye pazarında aktif rakibi bulunmayan ürünlerimiz arasında yer alıyor. Bu ürünümüz, müşterilerimizin tüm teknik planlarını tek adam gücü ile sahadan BIM’e ya da BIM’den sahaya keskin ve doğru şekilde entegre edebiliyor. Yapısal elemanların donatı dizilimlerini tespit etmek için geliştirdiğimiz PS 300 ise piyasadaki örneklerine göre birçok inovatif özelliği ile dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra Avrupa Teknik Onay Organizasyonu (EOTA) tarafından verilen C2 sismik onaylı bazı dübellerimiz ve deprem testleri yapılan Pasif Yangın Durdurucu ürünlerimiz öne çıkıyor. Son olarak geçen yıl piyasaya sunduğumuz şantiye robotu Jaibot ile ürün tasarımı kategorisinin en değerli ödülü olan Red Dot: Best of the Best’i aldığımızı da eklemek isterim.

Yarı otonom mobil inşaat robotu olan Jaibot teknolojisini, tavanları delmek ve dijital plan/BIM verilerine dayalı işleri gerçekleştirmek için tasarladık. İnşaat şantiyelerinde işçiler için fiziksel olarak en zorlayıcı görevler arasında olan yüksek alan işlerini üstlenen robotumuz; projeye bağlı olarak, HVAC ve tavan geçitleri gibi çeşitli iş kollarında günde 300-600 ankraj deliği delme yeteneğine sahip olmasıyla fark yaratıyor. Trapez metal sac ya da kompozit döşeme gibi zorlu tavan yapılarında delim yapmayı içerecek şekilde geliştirilen bu ürünümüz ile inşaat sahalarında hem iş güvenliğinin hem de maksimum verimliliğin vazgeçilmez çözüm ortağı olmayı amaçlıyoruz.

İhracat hacminizi artırmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? En yoğun çalıştığınız pazarlar hangileri?

Hilti için Türkiye hem üretim hem de ihracat anlamında çok önemli bir üs. Gerek jeopolitik konumu gerek genç ve dinamik nüfusu gerekse nitelikli iş gücü ile Türkiye’nin globalde bir merkez haline gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hali hazırda 10 ülkenin (Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Moğolistan, Kırgızistan, Ermenistan, Gürcistan, Tacikistan, Moldova ve Kuzey Irak) bağlı olduğu bölgesel üs konumunda bulunuyoruz. [ÜEN1] Odağımıza aldığımız dijitalleşme ile yapı sektöründe verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılım çalışmalarının yanı sıra Türkiye’de kurduğumuz partnerliklerle de yerel üretimi artırmayı hedefliyoruz.

Ağırlaşan rekabet koşullarında ürün ve hizmet noktasında sizi rakiplerinizden farklı kılan ana kriterlerden biraz bahseder misiniz?

Rekabet koşulları ağırlaştıkça ürün ve hizmetlerle rakiplerden ayrılmak pek de kolay olmuyor. Değişen müşteri talep ve beklentilerine cevap verebilmek, ihtiyaçları doğru tespit ederek karşılayabilmek, en önemlisi de sürekli değişen dinamiklere hızlı adapte olabilmek rekabette bir adım öne geçmede belirleyici oluyor. Biz Hilti olarak kalite, güvenlik, inovasyon ve geleceği referans alan yenilikçi perspektifimizle öne çıkıyor, köklü geçmişimizle var olduğumuz her pazarda farklı bir noktada konumlanmayı başarıyoruz. 10 binin üzerinde ürünümüz [ÜEN2] ile global inşaat endüstrisinin jenerik markası olarak yeni teknoloji ve ürünlerin geliştirilmesini mümkün kılan ve tek çatı altında yaklaşık 30 bin metrekare alana kurulan Hilti İnovasyon Merkezi ile farklılaşıyoruz. Bu merkez, üst düzey ve ileri teknoloji ürün ve hizmetlerimizle uluslararası pazardaki konumumuzu sağlamlaştırmaya ve rekabet stratejimizin başarısına ciddi bir katkıda bulunuyor. 

Rekabette öne geçmemizi sağlayan bir diğer nokta ise dijital alt yapılarımız. Dijital dönüşüm kapsamında birçok süreci online platformlara taşıyarak çoğu prosesin hızlı ve efektif şekilde sürdürülmesini sağlıyoruz.

Stratejimizin temeline müşterilerimizin çözüm ortağı olma hedefini yerleştiriyor, yenilikçi satış modelimizle farkımızı ortaya koymayı sürdürüyoruz. Bu noktada geleneksel bayilik sistemi yerine doğrudan kendi çalışanlarımız ile satış yapma prensibiyle hareket ediyoruz. Dünya genelindeki çalışanlarımızın üçte ikisi satış organizasyonlarında ve mühendislik alanlarında doğrudan müşterilerimiz için çalışıyor. Müşterilerimizden alınan geri bildirimler ise Ar-Ge’ye ve dolayısıyla ürünlerimize katma değer sağlıyor.

Reklam