ALDAĞ A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Rebii Dağoğlu: “Virüsten Korunmak Doğru İklimlendirme İle Mümkün”

“Dünya’nın giderek azalan kaynaklarını gelecek nesillere bırakabilmek için sürdürebilirlik anlayışını benimsemiş bir kurum kültürü oluşturabilmek adına, hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizim misyonumuz sadece şirketimizi değil, tüm sektörü içine alacak bir değişime öncülük etmek ve bunu şu ana kadar başardık”

Salgın sürecinde geliştirdiğiniz ürün modelleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte kapalı mahallere   %100 taze hava girişinin sağlanması en önemli konuların başında geliyor. Bunun sağlanabilmesi için de büyük klima santrallerin çalışma esnasında doğrudan dışarıdan alınan temiz havanın şartlandırıldıktan sonra ortama gönderilmesi öngörülüyor. %100 taze havalı iklimlendirme sayesinde havada asılı kalan virüs partiküllerinin emilerek dışarı atılması amaçlanıyor. Dışarıdan alınan ve filtreden geçirilmiş havayla bulaş riskini azaltmış oluyoruz. Bu kapsamda yeni ürün geliştirme safhasına geçmeden önce, mevcut ürünlerin dizayn ve projelendirme sürecinde farklı opsiyonların uygulanmasına ağırlık verildi. Bu uygulamalar merkezi sistem üreticileri için yeni ortaya çıkmış şeyler değil aslında, ancak geçmişte çok özel projelerde talep edilen bazı fonksiyonlar artık standart uygulamalar olarak talep görmeye başladı.

Pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte meslek odalarının öncülüğünde kurulan” iklimlendirme teknik Kurulu” iklimlendirme sistemlerinin hem üretim, hemde kullanım safhasında bulaş riskini en aza indirgemek adına yapılması gerekenleri belirten kılavuz belgeler yayınlandı. Daha önce de belirttiğim gibi tüm bu çalışmalarda altı çizilen en önemli konu kapalı mahallerde 100% taze hava miktarının arttırılması olarak göze çarpıyor. Yani kişi başına düşen taze hava miktarını belirli bir seviyede muhafaza edilmesi son derece önemli. Bununla birlikte kapalı mahallerde taze hava miktarının arttırılması adına dönüş havasının mutlaka devre dışı bırakılması gerekiyor. Dönüş kanallarındaki virüslü parçacıklar, merkezi klima santralleri geri dönüş sistemleri aracılığıyla binaya tekrar girebilir. Bu nedenle geri dönüş havasının kullanımından kaçınılması gerekli. İçerideki havanın sirküle edilmesinin zaruri olduğu sistemlerde ise Hepa filtre ve UV lambalarda sisteme uyarlanabiliyor.

İklimlendirme sistemlerinde ikiz serpantin ünitesi veya dönüş ve besleme tarafı arasında % 100 hava ayrımı garanti eden başka bir ısı geri kazanım cihazı da sisteme dahil ediliyor.  Nitekim bazı ısı geri kazanım cihazları, partikül ve gaz fazı kirleticileri sızıntılar yoluyla egzoz hava- sı tarafından besleme havası tarafına taşıyabilir. Döner havadan havaya ısı eşanjörleri (yani rotorlar, aynı zamanda tekerlekler), kötü tasarım ve bakım durumunda önemli sızıntılara yol açabilir. Sonuç olarak Hepa filtre, UV lambalar ‘ın yanı sıra dönüş ve besleme havalarının karşılaşmasını engelleyecek ısı geri kazanım cihazlarının klima santrallerinde uygulanması, pandemi süreciyle birlikte merkezi iklimlendirme sistemleri sağlanması gereken standartlar olarak öne çıkıyor.

Bu geliştirdiğiniz ürünler sektörde istediğiniz karşılığı buldu mu?

100% taze hava sağlamayı elde etmek için tasarlanan ürünler, hem ilk yatırım, hemde operasyonel anlamında kullanıcılara ciddi bir maliyet yükü getiriyor. EPA ve UV filtrelerin periyodik değişimlerinin aksatılmaması büyük önem arz ediyor. İklimlendirme sistemlerinin 24 saat çalışma prensibine göre işletime alınması ve taze havanın şartlandırılmaktan sonra içeriye aktarılması enerji tüketimi ciddi miktarda artıran bir unsur olarak önümüze çıkıyor. Dolayısıyla bulaş riskini en aza indirecek iklimlendirme uygulamalarının biran jönce ilgili mevzuatlar yoluyla zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Böylelikle tüm kamu ve özel şartnamelerde az önce belirttiğim standartların yer alması bu uygulamaları yaygın hale getirecektir.

Şu an en rağbet gören ürün modelleri hangileri?

 Bildiğiniz üzere klima santrali bizim lokomotif ürünümüz. Aldağ Klima santralleri Isıl köpülemede Eurovent tarafından TB1 sınıfı olarak tescillenmiştir. Sahip olduğu standartlarla, AKS klima santralleri Türkiye pazarının en iyisi olmakla kalmayıp, ALDAĞ yı Avrupa’nın önde gelen klima santrali üreticilerinden biri haline getirdi. Buna ek olarak Avrupa’nın iklimlendirme sektörünün önde gelen üreticilerinden olan   CIAT firmasıyla kurmuş olduğumuz ortaklıkla Türkiye Soğutma Grubu pazarına çok hızlı bir giriş yaptık. Öte yandan bildiğiniz gibi çok uzun yıllardır Türkiye’nin önemli fancoil üreticilerinden biriyiz. Bu bağlamda ürün portföyümüzdeki yatay genişlemeye bağlı olarak, müşterilerimize tek bir ürün grubundan ziyade, komple sistem çözümleri sunabilmekteyiz. CIAT ile başlatmış olduğumuz iş ortaklığı neticesinde roof-top ve ısı pompası pazarında da henüz ilk yılımız olmasına rağmen pazarda önemli bir yer edindik. Yakın gelecekte hem yerli, hemde ithal kalemlerimizin sayısını arttırarak ürün portföyümüzü genişletmeye devam edeceğiz. 

Bu yıl için yeni ürün ya da yeni bir hizmet modeli üzerine çalışmalarınız var mı?

Aldağ da “yenilik” hiçbir zaman bitmez.

Bundan beş yıl önce göreve geldiğimde, nihai hedefimizin iklimlendirme sektörünün hem ticari hem bireysel kullanıcıya hitap eden tüm ürün pazarlarının ALDAĞ markasının olacağını söylemiştim ve bu hedefe adım adım, ilerliyoruz. Bunun yanısıra hissedarlarımız, çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve gayet tabii ürünlerimizi tercih eden yüzlerce yatırımcı için değer yaratan bir kurum olmaya devam edeceğiz.

Pandemi sürecine bağlı olarak iklimlendirme sistem ürünlerinin teknik özellikleriyle ilgili dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise, talep edilen birçok teknik özelliğin, sağladığı fayda kadar sürdürülebilir nitelikte olması çok önemli olmakla kalmayıp. Az önce belirttiğim ilk yatırım ve operasyonel maliyetlerdeki artışın dışında, enerji sarfiyatını arttıracak çözümlerim uzun vadede sürdürülebilir niteliktim olmaktan oldukça uzak olduğu kanaatindeyim. Hali hazırda enerji bağımlısı olan ülke ekonomisi, artan ithalat yükleriyle, insan sağlığı için gereklilik arz eden, birçok altyapı yatırımını gerçekleştiremez ve günün sonunda insan sağlığını tehdit eden daha farlı riskler ortaya çıkabilir.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

 Bugün ALDAĞ olarak enerji verimliliği ve çevre duyarlılığını kavramını tüm çalışmalarımızın merkezine koyduk. Dünya’nın giderek azalan kaynaklarını gelecek nesillere bırakabilmek için sürdürebilirlik anlayışını benimsemiş bir kurum kültürü oluşturabilmek adına, hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizim nosyonumuz sadece şirketimizi değil, tüm sektörü içine alacak bir değişime öncülük etmek ve bunu şu ana kadar başardık.

Hiç şüphesiz ALDAĞ’ı bu misyon çerçevesinde daha ileriye taşıyacak en önemli değerimiz ise çalışanlarımızdır. Çünkü günün sonunda farkı yaratan onlar. Nitekim pandemi döneminde katlayarak elde ettiğimiz büyüme hızının ve artarak devam ettirdiğimiz yatırımlarımızı çalışanlarımızın heyecan inanç ve cesaretinden aldığımız motivasyonumuza borçluyuz.